Altın fiyatları sert dalgalanmaların ardından yeniden uzun vadeli tahminlerin odağına girerken, Crescat Capital Kurucusu ve CEO'su Kevin Smith, küresel para arzı ve merkez bankalarının altın talebine dayanarak ons fiyatının yaklaşık dört yıl içinde 20 bin dolara ulaşabileceğini öngördü.
Smith, yılın başında ons altının 5.600 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını, bu dönemde aşırı alım bölgesine girdiğini ve sonrasında görülen düzeltmenin doğal olduğunu belirtti. Fiyatlardaki geri çekilmeye rağmen uzun vadeli yükselişi destekleyen parasal dinamiklerin zayıflamadığını savundu.
Smith, “Altın için olumlu bir makro ortamdayız. Altında 20 bin dolarlık fiyat hedefimiz var” değerlendirmesinde bulundu.
Dört yıllık model 20 bin doları işaret ediyor
Crescat Capital'in ilk modeli, küresel M2 para arzı ile dünya genelindeki yer üstü toplam altın stokunu karşılaştırıyor. Uzun vadeli eğilimin sürmesi halinde model, ons altının yaklaşık dört yıl içinde 20 bin dolara çıkabileceğini gösteriyor.
Şirket, para arzındaki büyümenin hızlanması halinde bu sürenin daha da kısalabileceğini düşünüyor. Küresel M2 para arzının dolar bazında son 22 yılda yıllık bileşik yaklaşık yüzde 7 büyüdüğü kaydedildi.
Crescat Capital; mali dengesizlikler, bankacılık sektöründeki deregülasyon ve jeopolitik baskılar nedeniyle küresel para arzının en az mevcut hızında büyümeyi sürdürebileceğini öngörüyor. Smith, yüzde 7'nin üzerindeki para arzı büyümesinin devam etmesinin bile dört yıllık 20 bin dolar hedefini desteklediğini savundu.
Altındaki son düzeltmenin arkasında ise iki gelişme gösterildi. Bunlardan biri Kevin Warsh'ın Fed Başkanlığı görevine gelmesi, diğeri İran ile yaşanan savaşın enflasyon endişelerini artırarak piyasaların faiz beklentilerini yeniden fiyatlaması oldu.
Smith, piyasaların Fed'in Warsh'ın söylemlerinin işaret ettiği ölçüde sıkı para politikası uygulayıp uygulayamayacağını sorgulamaya başladığını belirtti. Fed'in yüksek enflasyonla mücadele kapasitesinin mali dengeler nedeniyle sınırlı olduğunu savundu.
İkinci modelde de aynı hedef ortaya çıkıyor
Crescat Capital'in ikinci modeli, altının S&P 500 karşısındaki değerine dayanıyor. Modelde ABD hisse senetlerinin yüzde 50 gerilemesinin ardından doların önemli ölçüde değer kaybettiği bir senaryo değerlendiriliyor.
Şirketin hesabına göre S&P 500'de yüzde 50 düşüşün ardından altın/S&P 500 oranının 5,25 seviyesine ulaşması, ons altın için yaklaşık 20 bin dolarlık fiyata karşılık geliyor. Bu oran, 1980'de kaydedilen 7,58 seviyesindeki zirvenin altında bulunuyor.
Karşılaştırılan temel veriler şöyle:
-
Uzun vadeli ons altın hedefi: 20 bin dolar
-
Küresel M2'nin son 22 yıllık bileşik büyümesi: yaklaşık yüzde 7
-
S&P 500 düşüş senaryosu: yüzde 50
-
Hedeflenen altın/S&P 500 oranı: 5,25
-
1980'de görülen oran zirvesi: 7,58
Smith, bu hesaplamalar nedeniyle 20 bin dolarlık hedefin mevcut parasal koşullar altında aşırı olmadığını düşünüyor.
Merkez bankalarının altın alımları arttı
Uzun vadeli beklentinin diğer dayanağını merkez bankalarının alımları oluşturuyor. Crescat Capital'in verilerine göre merkez bankaları son dört yılda yıllık ortalama yaklaşık 1.000 ton altın satın aldı.
Bu miktar, önceki 10 yıldaki yıllık ortalama alım hızının yaklaşık iki katına karşılık geliyor. Smith, bazı ülkelerin rezervlerini ABD dolarından altına yöneltmesinin diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya yöneltebileceğini savundu.
Smith bu süreci parasal bir “mahkum ikilemi” olarak tanımladı. ABD dolarının küresel rezerv para statüsünü koruması halinde ABD'nin de ilerleyen dönemde altın biriktirme yarışına katılmak zorunda kalabileceğini söyledi.
Crescat Capital; para arzındaki genişleme, mali baskınlık, merkez bankalarının altın alımları ve yeni maden arzına yönelik yetersiz yatırımların 2026'daki sert fiyat hareketlerine rağmen uzun vadeli görünümü desteklediğini değerlendiriyor.
Altın madenciliği şirketlerine de işaret etti
Smith'in beklentisi fiziki altınla sınırlı değil. Fon yöneticisi, yükselen altın fiyatlarından daha yüksek getiri potansiyelinin altın madenciliği şirketlerinde bulunabileceğini düşünüyor.
Özellikle arama ve keşif şirketlerinin son 17 yılda altının performansının gerisinde kaldığını belirten Smith, bu şirketlerde değerlenme potansiyeli gördüğünü aktardı. Crescat Capital de değerli metallerde bu yıl yaşanan düzeltmeyi uzun vadeli yatırım tezini bozan bir unsur olarak değerlendirmiyor.
Şirkete göre büyük madencilik şirketlerinin önceki emtia döngüsünden bu yana arama ve yeni maden geliştirme yatırımlarının yetersiz kalması, rezervlerini yenilemek için küçük keşif şirketlerine duydukları ihtiyacı artırıyor. Smith, büyük üreticilerin bu şirketlere ilgisinin arttığını ancak birleşme ve satın alma faaliyetlerinin henüz kritik seviyeye ulaşmadığını belirtti.




