Geçtiğimiz hafta yatırımcısını zarara uğratan borsa ve altın oldu. Haftanın son işlem günü satışların hareketlendiği borsa, haftaya 10400 puan seviyesinde veda etti. Borsa dışında 'güvenli liman' olarak bilinene altında da negatif yönde bir seyir görülüyor. Geçen haftalarda 2500 lira eşiğini geçen gram altın 2400’lü seviyelere geri döndü.

Ocak ayından bu yana borsa yüzde 39.2 değer kazandı. Aynı zaman diliminde gram altının spot fiyatı yüzde 22.9, euro yüzde 7.3 ve dolar yüzde 8.9 oranında yükseliş kaydetti.


POZİYON AYARLAMALARINA DİKKAT!

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunana Ekonomist Hikmet Baydar şu cümlelere yer verdi: “Borsadaki düşüş kritik öneme sahip. Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanması öncesi pozisyon ayarlamalarıyla alakalı bir düşüş olabilir. Bunun yanında Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) açıkladığı yatırımcı ve hesap sayılarına göre pay senedi yatırımcı sayısı 31 Mayıs ile sona eren haftada bir önceki haftaya göre 240 bin 916 kişi azaldı.

‘PİYASADA TANSİYONU ARTIRIYOR’

Böylece pay senedi yatırımcı sayısı 8 milyon 578 bin 116 seviyesinden 8 milyon 337 bin 200'e indi. Demek ki bazı yatırımcılar mevcut seviyeleri enflasyon verisi öncesi kar realizasyonu için uygun görmüş. Jeopolitik risklere baktığımızda İsrail katliamıyla ilgili barış söylemleri devam etse de orada fiilen değişen bir şey yok. Ancak Asya'da Çin ile Tayvan arasında yaşanan gerilimler piyasada tansiyonu artırmaktadır. Borsada sert düşüş gelmesi hem uzak doğudan gelebilecek risklere karşı korunma amacı taşırken, Mayıs ayı TÜFE açıklaması öncesi düşüşlerde aşağıdan alım fırsatını değerlendirmek için pozisyonun bir kısmının nakde dönmesiyle alakalı gibi görünmektedir.

'YABANCILARIN SATIŞ YAPMA RİSKİ DE VAR'

Orta vade göstergeler maalesef perşembe günü yönünü aşağı çevirdi. 10 bin 400 puan seviyeleri kritik destekti ve kırılması durumunda 9960 puan seviyelerine kadar gevşeme ihtimali de artacaktır. Özellikle enflasyon verisi son derece önemli. İstanbul enflasyonu %3.59 açıklandığına göre büyük ihtimalle TÜFE aylık %3 civarı beklentiye uygun gerçekleşebilir. Bu durumda piyasalar biraz daha rahatlayacaktır. Tabi ki burada Çin-Tayvan gerginliği daha fazla tırmanmamalı. Aksi halde risk iştahı azalacağından yabancıların satış yapma riski de artar.

BU SEVİYELER ÖNEMLİ

Borsada önemli destek 9960 puan civarı olduğu ve orta vade göstergeler aşağı döndüğü için piyasada bu seviyelerin denenme ihtimali daha fazladır. 10 bin 680 puan ise önemli direnç seviyesidir. Şimdilik kısa vadede önemli ve olumlu bir gelişme olmazsa 11000 seviyelerini denemesini beklemiyoruz.

Hazine Açıkladı: Mayıs Ayında Bütçe Fazla Verdi Hazine Açıkladı: Mayıs Ayında Bütçe Fazla Verdi

'DÜŞÜŞ GERÇEKLEŞME İHTİMALİ DAHA YÜKSEK'

Altın ile ilgili olarak daha önce yaptığıM değerlendirmelerimde düşüşün gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğunu ifade etmiştim. Ons altın 2327 dolar seviyelerinden kapandı ve kritik seviye olan 2350 doların altında işlem görüyor. Daha önce 2324 dolar seviyelerinden dönüş yapmıştı. O yüzden bu seviyeler dikkat edilmesi gereken seviyeler.

Çünkü bu seviyeden tepki alımları gelebilir. Ancak orta vadede aşağı sinyalleri gelmeye devam ettiği için ufak tefek tepki alımları dışında ciddi bir yukarı hareket beklemiyoruz. Aksine 2288 dolar seviyelerine kadar yavaş yavaş gevşeme devam edebilir. Burada tek çekincemiz Asya’daki gelişmeler. Eğer tansiyon yükselirse altında yükseliş yaşayabiliriz.

Gram altında da orta vade teknik sinyaller aşağı yönde olduğu için kritik seviye 2411 lira civarında. Burada tutunup tutunmaması çok önemli. Eğer tutunamazsa 2370 TL seviyesine kadar gevşeyebilir. Bu arada dolar/TL’de düşüş olursa altında daha aşağı seviyelerinin test edilme ihtimali de artacaktır.

'DÖVİZ ALMAYI ANLAMLI KILIYOR'

Yabancı yatırımcıların TL’de uzun pozisyon önerileri ile yıl sonu döviz kuru beklentileri döviz almayı anlamlı kılmıyor. Aksine şu ara pek de fazla konuşulan "carry-trade", dövizden Türk lirasına geçerek TL cinsi getiri kazanmanın avantajını anlatmaktadır. O yüzden döviz almak çok da mantıklı değil. Bunun yerine döviz cinsi eurobond daha anlamlıdır. Ancak enflasyondaki düşüşü de dikkate alacak olursak TL cinsi tahvilin daha fazla getirisinin olabileceği görülmektedir.” şeklinde konuştu.