Adalet Bakanı Akın Gürlek, 21 Ekim 2026'da İstanbul'da başlayan 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda yargılamaların hem özenli hem zamanında yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gürlek, yapay zekadan adli yardıma, uluslararası iş birliğinden Filistin'e kadar çeşitli başlıklara değindi.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından düzenlenen toplantı, 21-23 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştiriliyor. Organizasyona Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ev sahipliği yapıyor.

Yargılamalarda hız ve özen vurgusu

Gürlek, uzun bekleme sürelerinin yargı sistemlerinin yaygın sorunları arasında bulunduğunu belirtti. Bu alanda ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Adalet Bakanı, reform çalışmalarının 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi kapsamında devam ettiğini söyledi. Stratejide yer alan projelerin insan odaklı bir yaklaşımla uygulamaya geçirildiğini aktardı.

Akın Gürlek, Adalet Bakanı:

“Yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz.”

Gürlek, ülkelerin farklı deneyimlere sahip olmasına rağmen ortak sorumluluğun insanların haklarını kullanabildiği, güven veren ve zamanında işleyen bir adalet düzenini güçlendirmek olduğunu ifade etti.

Yapay zeka yargılamada araç olarak görülüyor

Gürlek, yargıdaki dijitalleşmenin başarısını vatandaşların hak arama imkanlarını ne ölçüde kolaylaştırdığı üzerinden değerlendirdiklerini söyledi. Vatandaşların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) Vatandaş Portalı üzerinden dosyalarını adliyeye gitmeden takip edebildiğini hatırlattı.

Artan iş yükü ve uyuşmazlıkların karmaşıklaşması nedeniyle yapay zeka dahil yeni teknolojilerden yararlanılması gerektiğini belirten Gürlek, teknolojinin yargılamadaki konumuna da değindi.

Akın Gürlek, Adalet Bakanı:

“Teknolojinin ve yapay zekanın yargılamada amaç değil, araç olduğunu asla unutmamalıyız.”

Adli yardım ve arabuluculuk imkanları

Bakan Gürlek, adalet önünde eşitliğin yalnızca aynı hukuki imkanların sunulmasıyla sağlanamayacağını söyledi. Herkesin bu imkanlardan etkin şekilde yararlanabilmesi gerektiğini kaydetti.

Bu kapsamda barolara hazineden aktarılan payın ve adli yardım bütçesinin artırıldığını açıkladı. Ekonomik imkanları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanabildiğini belirtti.

Çocuklar ile kırılgan durumdaki mağdurlara yönelik düzenlemelere de değinen Gürlek, bu kişilerin özel ihtiyaçlarının gözetildiğini ve adli görüşme odalarında uygun koşullarda dinlendiklerini ifade etti.

Uluslararası adli iş birliği çağrısı

Gürlek, bir suçun faili veya mağdurunun bir ülkede, dijital delilin başka bir ülkede, suçtan elde edilen gelirin ise üçüncü bir ülkede bulunabileceğini söyledi. Bu nedenle adli iş birliğinin ülke sınırlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.

Delillerin korunması, suç gelirlerinin izlenmesi ve adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanması gerektiğini ifade eden Gürlek, iş birliğinin temel haklar ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Akın Gürlek, Adalet Bakanı:

Doğu ve Güneydoğu’da 2 bin 63 kontrol noktası kaldırıldı
Doğu ve Güneydoğu’da 2 bin 63 kontrol noktası kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

“Adalete erişim her sınırda yeniden başlamamalıdır.”

Gürlek, ülkeler arasındaki iş birliğinin imzalanan metinlerden ziyade somut taleplere zamanında ve etkili karşılık verilmesiyle ölçüldüğünü belirtti. Merkezi makamlar arasındaki doğrudan iletişimin önemine işaret etti.

Filistin ve sığınmacılar mesajı

Konuşmasında Gazze'ye de değinen Gürlek, OECD ülkelerine yerinden edilen yaklaşık 1 milyon kişinin hakları konusunda daha güçlü ses çıkarma çağrısı yaptı. İsrail ve devlet destekli yasa dışı yerleşimcilerin saldırılarına karşı küresel bir adalet sistemine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Sığınmacı meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gürlek, bazı Avrupa Birliği ülkelerinin kota uyguladığını belirtti. Türkiye'nin ise ayrım gözetmeden kapılarını açarak 4 milyonu aşkın sığınmacıyı kabul ettiğini ifade etti.