MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım 2026'da 100 İl 1000 İlçe Projesi kapsamında Türkiye'de 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmasını öngördüklerini açıkladı. İl statüsü kazanacak ilçelerin belirlenmesinde nesnel ölçütlerin esas alınacağını bildirdi.

Bahçeli, nüfus ve gelişme potansiyelinin değerlendirme kriterleri arasında yer aldığını belirtti. Coğrafi durum, kamu hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve stratejik konumun da dikkate alınacağını kaydetti.

İl yapılabilecek ilçelerin doğrudan Milliyetçi Hareket Partisi tarafından belirlenmeyeceğini ifade eden Bahçeli, ilgili devlet kurumlarının ölçütler doğrultusunda oluşturacağı mutabakatın ardından kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından alınacağını açıkladı.

19 yeni il ve 78 yeni ilçe öngörülüyor

Milliyetçi Hareket Partisi'nin hazırladığı çalışma, Türkiye'nin mevcut idari yapısında değişiklik yapılmasını öngörüyor. Projede toplam il sayısının 100'e, ilçe sayısının ise 1000'e ulaşması hedefleniyor.

Çalışmadaki temel sayısal hedefler şöyle:

  • Yeni kurulması öngörülen il sayısı: 19

  • Yeni kurulması öngörülen ilçe sayısı: 78

  • Hedeflenen toplam il sayısı: 100

  • Hedeflenen toplam ilçe sayısı: 1000

Bahçeli, objektif kriterler çerçevesinde il olması değerlendirilen ilçeler ile ilçe statüsü kazanabilecek beldelere yönelik bir kanun teklifinin ilerleyen dönemde gündeme getirilebileceğini aktardı.

MHP lideri, Türkiye'nin hedefleriyle uyumlu bir idari sistem ve kamu yönetimi oluşturulması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından nüfus, demografik yapı, şehirleşme, ekonomik ve sosyal gelişmeler ile teknolojik değişimlerin yeni idari ihtiyaçlar ortaya çıkardığını ifade etti.

Erdoğan'dan Karadeniz mesajı: "Adil bir barışın kaybedeni olmaz"
Erdoğan'dan Karadeniz mesajı: "Adil bir barışın kaybedeni olmaz"
İçeriği Görüntüle

İl olacak ilçeler hangi kriterlere göre belirlenecek?

Bahçeli'nin açıklamasına göre aday ilçeler tek bir ölçüt üzerinden değerlendirilmeyecek. İstatistiki verilerin yanı sıra sosyopolitik ve sosyoekonomik şartların birlikte ele alınması öngörülüyor.

Projede değerlendirilmesi planlanan başlıca kriterler arasında nüfus, gelişme potansiyeli, coğrafi konum, hizmete erişimde yaşanan sorunlar ve stratejik konum bulunuyor. Nihai belirleme sürecinde ilgili devlet kurumlarının oluşturacağı değerlendirme esas alınacak.

Bahçeli, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yönetim yapısına ilişkin çalışmalar kapsamında beş ana ilkeye işaret etti. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge ve uyumun yanı sıra kamu yönetiminde şeffaflık, verimlilik ve liyakatin esas alınması gerektiğini kaydetti.

Hukuki çerçevesi belirlenmiş yetki ve meşruiyet, adalet ve hakkaniyet ile güven ve refah anlayışı da açıklanan esaslar arasında yer aldı.

Kamu yönetiminde yeniden yapılanma hedefi

Bahçeli, projenin merkezi idarenin işleyişinin geliştirilmesi ve yerel yönetimlerin hizmet kapasitesinin artırılması amacıyla yeniden gündeme getirildiğini bildirdi. Kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı biçimde yürütülmesinin hedeflendiğini aktardı.

Merkezi yönetimden taşra teşkilatlarına, bürokrasiden mahalli idarelere kadar farklı alanlarda kanuni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirten Bahçeli, idari sistemdeki değişikliklerin kamu hizmetlerinin etkinliği ve verimliliği açısından ele alındığını ifade etti.

Çalışmada 2017 yılındaki anayasa değişikliği sonrasında ortaya çıkan idari yapı ihtiyaçlarına da yer verildi. Bahçeli, büyüme ve kalkınma hedefleri doğrultusunda kamu yönetimindeki değişim ihtiyacının karşılanması gerektiğini kaydetti.

Yeni teknolojilerin yönetim sistemine dahil edilmesi, kurumların görev ve sorumluluklarında ortaya çıkan değişimler, yetki çatışmalarının önlenmesi ve yeni kamusal faaliyet alanları da yeniden yapılanma gerekçeleri arasında sıralandı.

Bahçeli, düzenlemelerin temelinde idarede bütünlük, hizmette etkinlik, vatandaş odaklılık, kurumsal kapasitenin artırılması ve devlet organlarının verimli işleyişinin bulunduğunu belirtti. 100 İl 1000 İlçe Projesini Türk ve Türkiye Yüzyılı kapsamında oluşturulan idari vizyonun bir parçası olarak tanımladı.