Eğitim

YKS sadece bilgiyi değil, psikolojik dayanıklılığı da ölçüyor

YKS’ye sayılı günler kala uzmanlar, adaylara akademik hazırlık kadar kaygı yönetimi ve psikolojik dayanıklılığın da önemli olduğu uyarısında bulundu.

Abone Ol

Yükseköğretim Kurumları Sınavına hazırlanan adaylar için geri sayım sürerken, uzmanlardan son haftaya ilişkin önemli uyarılar geldi. İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, sınav başarısında yalnızca akademik bilginin değil, psikolojik dayanıklılığın da belirleyici olduğunu söyledi.

Tansel, yoğun kaygının dikkat, muhakeme ve problem çözme gibi bilişsel süreçleri zayıflatabileceğini belirterek, adayların “bildiğini yapamama” riskiyle karşılaşabileceğini ifade etti.

“Sınavın son haftasında psikolojik dayanıklılık öne çıkıyor”

Bülent Tansel, son günlerde öğrencilerin eksiklerini tamamlama telaşıyla yoğun baskı altında kalabildiğini söyledi. Uzun saatler boyunca aralıksız ders çalışmanın, uyku düzenini bozmanın ve sürekli başkalarıyla kıyas yapmanın sanılanın aksine performansı düşürebileceğini belirtti.

Tansel, adayların “Ya yapamazsam”, “Sınav anında her şeyi unutursam” ve “Bunca emeğim boşa giderse” gibi düşüncelerle karşı karşıya kaldığını, bu düşüncelerin yalnızca akademik değil psikolojik bir yük de oluşturduğunu kaydetti.

Kontrolsüz kaygı performansı düşürebilir

Sınav kaygısının tamamen ortadan kaldırılması gereken bir durum olmadığını belirten Tansel, belirli düzeydeki kaygının öğrenciyi motive edebileceğini ifade etti. Ancak kontrolsüz kaygının dikkat dağınıklığı, unutkanlık hissi, çarpıntı ve bildiğini yapamama gibi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.

Tansel, öğrencilerin yalnızca ders tekrarına değil, duygu düzenleme becerilerine de odaklanması gerektiğini söyledi.

“Başkasının temposu sizin başarınızı belirlemez”

Son haftalarda yeni konu öğrenme telaşına kapılmak yerine mevcut bilgilerin pekiştirilmesinin daha sağlıklı olacağını belirten Tansel, uyku düzeninin korunmasının zihinsel performans açısından kritik olduğunu dile getirdi.

Sosyal medyada oluşan sürekli çalışma baskısının da kaygıyı artırabildiğini ifade eden Tansel, her öğrencinin öğrenme biçimi ve psikolojik dayanıklılığının farklı olduğuna dikkat çekti. Tansel, “Başkasının temposu sizin başarınızı belirlemez” değerlendirmesinde bulundu.

Kısa molalar stres seviyesini azaltabilir

Tansel, beynin sürekli alarm halinde tutulmasının verimi düşürdüğünü söyledi. Bu nedenle adayların kısa yürüyüşler, hafif egzersizler, müzik dinlemek ya da aileyle kaliteli zaman geçirmek gibi rahatlatıcı etkinliklere de yer vermesi gerektiğini belirtti.

Bu tür kısa molaların stres düzeyini azaltabileceği ve zihinsel dengeyi korumaya yardımcı olabileceği ifade edildi.

Sınav anında heyecanı yönetmek önemli

Sınav sabahı yaşanan heyecanın normal olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, önemli olanın bu heyecanı yönetebilmek olduğunu söyledi. Nefes egzersizlerinin bedenin alarm sistemini sakinleştirmede etkili olabileceğini kaydetti.

Tansel, adayların sınav anında “Mahvoldum” gibi olumsuz ifadeler yerine “Şu an kaygılı olmam normal”, “Elimden geleni yapacağım” ve “Sorulara tek tek odaklanacağım” gibi iç konuşmalar kullanmasının zihinsel dayanıklılığı artırabileceğini belirtti.

Zor sorular karşısında panik yapılmamalı

Sınav sırasında peş peşe çözülemeyen birkaç sorunun öğrencide panik oluşturabileceğini belirten Tansel, bu durumun gerçek performansı değil, kaygının oluşturduğu algıyı yansıtabileceğini söyledi.

Öğrencilerin çözemediği sorular üzerinde gereğinden fazla zaman harcamaması gerektiğini vurgulayan Tansel, bu soruların işaretlenip geçilmesini ve yapılabilecek sorulara yönelinmesini önerdi.

“Birkaç zor soru sınavın tamamını belirlemez”

Tansel, sınav psikolojisinde küçük başarı hissinin öğrencinin özgüvenini yeniden toparlamasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Öğrencinin daha sonra atladığı sorulara daha sakin bir zihinle dönebileceğini belirtti.

Uzman isim, “Bir veya birkaç zor soru sınavın tamamını belirlemez” diyerek adayların kaygının tüm sınav performansını yönetmesine izin vermemesi gerektiğini söyledi.

Ailelere de önemli görev düşüyor

YKS sürecinde ailelerin kullandığı dilin öğrencinin psikolojisi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten Tansel, sürekli başarı baskısı oluşturan söylemlerin kaygıyı artırabileceğini kaydetti.

Ailelerin sonuç odaklı değil, emek odaklı yaklaşması gerektiğini ifade eden Tansel, kıyaslayıcı dil yerine destekleyici iletişimin önemine dikkat çekti.

“YKS sadece bilgiyi değil, zihinsel dayanıklılığı da ölçüyor”

Tansel, YKSnin yalnızca akademik bilgiyi ölçen bir sınav olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin stres altında düşünme becerisini, zaman yönetimini ve kriz anındaki zihinsel performansını da ortaya koyduğunu söyledi.

Son günlerde öğrencilerin kendilerine yüklenmek yerine emeklerine güvenmeleri gerektiğini belirten Tansel, sınav sabahı zihnin sakin ve dengede olmasının başarıda önemli rol oynayabileceğini ifade etti.