Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı televizyon programında İran savaşı, enerji fiyatları ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, yaşanan jeopolitik şokun küresel ekonomi üzerinde güçlü etkiler oluşturduğunu, özellikle Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin tedarik zincirini ve enerji fiyatlarını doğrudan etkilediğini söyledi.
Bakan Şimşek, ateşkese ulaşılmış olmasını olumlu karşıladığını ancak mevcut tabloyla bile tedarik zincirindeki kırılmaların kısa sürede giderilemeyeceğini anlattı. Bu etkilerin savaş öncesi görünüme dönmesinin iyimser senaryoda dahi aylar alabileceğini kaydetti.
Ateşkes bozulursa enflasyon ve büyüme baskısı artabilir
Şimşek, enerji ve emtia fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası oluşması halinde bunun yalnızca Türkiye için değil, küresel ekonomi için de yeni riskler doğuracağını belirtti. Bu durumda büyümede yavaşlama, enflasyonda yükseliş ve daha geniş ölçekte resesyon riski oluşabileceğini söyledi.
Ateşkesin kalıcı hale gelmesinin önemine işaret eden Şimşek, piyasalarda risk fiyatlamasının hızla değişebildiğini vurguladı. Ateşkesin korunması halinde ekonomik beklentilerde yeniden iyileşme görülebileceğini, aksi senaryoda ise enerji maliyetlerinin yeniden belirleyici hale gelebileceğini ifade etti.
Tedarik zincirindeki kırılmaların sürmesi bekleniyor
Bakan Şimşek’in değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklardan biri de tedarik zinciri oldu. Savaşın doğrudan etkisinin yanı sıra, taşıma maliyetleri ve enerji akışı üzerindeki baskının da ekonomik görünümü bozduğunu söyledi.
Bu nedenle ateşkes sağlanmış olsa bile piyasalarda tam normalleşmenin hemen gerçekleşmeyeceğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki oynaklığın ve arz güvenliğine ilişkin endişelerin bir süre daha etkili olabileceğini kaydetti.
Eşel mobil vurgusu: Mazot ve benzin fiyatı sınırlandı
Şimşek, akaryakıt fiyatlarına ilişkin en dikkat çeken açıklamasını eşel mobil sistemi üzerinden yaptı. Bakan, bu uygulama devreye alınmasaydı Ankara için mazotun litresinin 83 lira 10 kuruş, benzinin ise 71 lira 11 kuruş seviyesine çıkacağını söyledi. Hâlihazırda mazot fiyatının 67 lira 10 kuruş, benzinin ise 62 lira 30 kuruş seviyesinde tutulduğunu belirtti.
Bu değerlendirmede, enerji fiyatlarındaki yükselişin doğrudan tüketiciye yansımasının bütçe üzerinden sınırlandığı mesajı verildi. Şimşek, uygulamanın fiyat geçişkenliğini azaltmak açısından önemli olduğunu ancak bu tür mekanizmaların maliyet boyutunun da bulunduğunu ortaya koydu.
Akaryakıttaki artışın bütçe tarafından dengelendiği belirtildi
Bakanın açıklamasında, hükümetin önceliğinin enerji şoklarının vatandaş üzerindeki etkisini azaltmak olduğu vurgulandı. Bu çerçevede, petrol fiyatlarındaki yükselişin pompa fiyatlarına bire bir yansımaması için eşel mobil sisteminin kullanıldığı anlatıldı.
Şimşek, uygulanan programın ekonomik şokları yumuşatma kapasitesine sahip olduğunu savundu. Geçmiş dönemde yaşanan benzer savaş ve ticaret şoklarına karşı da programın dayanıklılık gösterdiğini ifade etti.
Rezerv mesajı: Güçlü görünüm vurgusu yapıldı
Programda rezervler de gündeme geldi. Şimşek, yaklaşık 162 milyar dolar seviyesindeki rezervlerle Türkiye’nin geçmiş dönemlere göre daha güçlü bir pozisyonda olduğunu söyledi ve rezerv yeterliliği açısından sorun görmediklerini belirtti.
Ayrıca rezervlerdeki son düşüşün tamamının sermaye çıkışıyla açıklanamayacağını, bir bölümünün altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını ifade etti. Özellikle rezervlerin önemli kısmının altında tutulmasının, fiyat hareketlerini daha görünür hale getirdiğini anlattı.
Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dayanıklılığı öne çıkarıldı
Şimşek, Türkiye’nin savaş bölgesine yakın ve enerji ithalatçısı bir ülke olmasına rağmen etkileri sınırlayabildiğini söyledi. Borsa performansı ve makroekonomik göstergeler üzerinden, Türkiye’nin benzer ekonomilere kıyasla daha dayanıklı bir görünüm sergilediğini savundu.
Fon akışlarının da Türkiye kaynaklı bir sorun bulunmadığı için yeniden tersine dönebileceğini belirten Şimşek, sağlıklı politikaların korunması halinde sermaye hareketlerinde toparlanma beklediklerini ifade etti. Bu çerçevede, ateşkesin sürmesinin ekonomik görünüm açısından en kritik değişkenlerden biri olduğunu vurguladı.