Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) başkanlığına sunulan yeni torba kanun teklifi, eğitim sektöründe istihdam süreçlerini doğrudan etkileyecek köklü yasal değişiklikler barındırıyor. Hazırlanan yeni kanun teklifine göre, Öğretmenlik Mesleği Kanunu kapsamında devlet okullarında görev alacak öğretmen adayları için zorunlu tutulan Milli Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi, özel öğretim kurumlarında çalışmayı planlayan adaylar için bir zorunluk olmaktan çıkarılıyor. Bu düzenleme sayesinde, bakanlık tarafından belirlenen ilgili lisans programlarından mezun olan ve gerekli pedagojik yeterliliğe sahip olan uzmanlar, akademi sürecine dahil olmadan özel kurumlarda doğrudan istihdam edilebilecek.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 33 bin özel öğretim kurumunu ve bu kurumlarda görev yapan 200 bin öğretmeni yakından ilgilendiren yasa teklifi, sektördeki öğretmen arzını hızlandırmayı amaçlıyor.
Formasyon sahibi olanlar doğrudan özel kurumlarda görev alabilecek
Yeni mevzuat düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, özel okullarda öğretmenlik yapmak isteyen adayların istihdam bariyerleri esnetilmiş olacak. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından tescil edilen öğretmenlik alanlarından mezuniyet hakkı kazanan, bununla birlikte pedagojik formasyon ya da öğretmenlik meslek bilgisi yeterlilik belgesine sahip olan kişiler, herhangi bir ek akademi eğitimine tabi tutulmaksızın özel sektörde ders başı yapabilecek.
Devlet kadrolarına atanacak öğretmenler için ise mevcut yasal prosedürlerde yer alan Milli Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi zorunluluğu ve bu eğitimi başarıyla tamamlama şartı aynen korunmaya devam edecek.
Özel öğretim kurumlarına yönelik idari para cezaları katlanıyor
Yasa teklifi, öğretmen istihdamındaki kolaylıkların aksine, özel öğretim kurumlarının mevzuat uyum süreçlerini ve idari denetim mekanizmalarını ise ciddi oranda sıkılaştırıyor. Yeni sisteme göre, özel eğitim kurumlarında saptanan mevzuata aykırı ihlallerin niteliğine göre 4 ve 5 yıllık tekerrür süreleri uygulanmaya başlanacak. İdari yaptırımlarda uygulanacak bu tekerrür sürelerinin hesaplanmasında, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan geçmiş fiiller ve eski usulsüzlükler de geriye dönük olarak hesaba katılarak yasal yaptırımlara esas teşkil edecek.
Bakanlık müfettişleri tarafından yürütülen denetim faaliyetlerinin istatistiki dökümleri de denetimlerin boyutunu ortaya koyuyor. Paylaşılan resmi verilere göre, geçtiğimiz yıl içerisinde mevzuat ihlali yaptığı saptanan 3 bin 780 özel öğretim kurumuna toplam 603 milyon 15 bin lira tutarında rekor idari para cezası kesildi.
En fazla ceza kesilen usulsüzlük alanları raporlandı
Milli Eğitim Bakanlığı denetim raporlarında, özel kurumlara yönelik idari yaptırım kararlarının gerekçeleri de detaylı olarak listelendi. Yapılan resmi incelemelerde en fazla ceza uygulanan konu başlıkları şu şekilde sıralandı:
Kurumlarda yasal izin süreçleri tamamlanmadan izinsiz personel çalıştırılması,
Sınıf ders defterleri ile günlük öğrenci yoklama fişlerinin usulüne uygun doldurulmaması,
Onaylı yerleşim planlarında izinsiz mimari değişiklikler yapılması,
Medya ve dijital mecralarda gerçeğe aykırı, yanıltıcı reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunulması,
Mevzuat sınırlarının dışında usulsüz öğrenci kaydı yapılması ve gerçek dışı not takdir edilmesi,
Bakanlık tarafından ücretsiz dağıtılan ders kitaplarının eğitim süreçlerinde kullanılmaması ve program dışı müfredat uygulanması.