Türkiye, Doğu Akdeniz’de artan gerilim ve güvenlik riskleri nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde savunma önlemlerini güçlendirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yerli hava savunma sistemleri ve savaş uçakları bölgeye konuşlandırıldı.
Rum basını ise Türkiye’nin KKTC’yi yerli ve çok katmanlı hava savunma ağı olan Çelik Kubbe sistemine dahil ettiğini iddia etti.
ASELSAN’ın akıllı mühimmatlı sistemleri sahada
Savunma önlemleri kapsamında ASELSAN tarafından geliştirilen ve özellikle kamikaze dronlar ile İHA ve SİHA tehditlerine karşı kullanılan 40 mm Fiziksel İmha Sistemi ocak ayında KKTC’de görev yapan birliklere teslim edildi.
Bölgede güvenlik hareketliliği, geçtiğimiz hafta İran’a ait bir kamikaze dronunun Güney Kıbrıs’ta bulunan İngiliz hava üssünü hedef almasının ardından daha da arttı.
6 Türk savaş uçağı Ercan Havalimanı’na konuşlandırıldı
Yaşanan gelişmeler sonrası Yunanistan’ın 4 adet F-16 Fighting Falcon savaş uçağı ve bazı savaş gemileriyle Güney Kıbrıs’a gelmesi üzerine Türkiye ek güvenlik adımları attı.
Hafta başında 6 Türk savaş uçağı, Ercan Havalimanı’na konuşlandırıldı. Havalimanı çevresine ise hava savunma sistemleri yerleştirildi.
Askeri araçlarla konvoy halinde taşınan ŞAHİN hava savunma sistemlerinin Ercan’a sevk edilmesi, KKTC’de sosyal medyada da geniş yankı buldu.
Rum basını: HİSAR sistemleri adaya yerleştirildi
Rum basınında yer alan iddialara göre Türkiye, KKTC’yi yerli üretim çok katmanlı hava savunma ağı “Çelik Kubbe” sistemine dahil etti. Haberlere göre HİSAR Hava Savunma Sistemi rampaları başta Girne olmak üzere adanın farklı noktalarına konuşlandırıldı.
Türkiye ise güvenlik gerekçesiyle bölgeye sevk edilen silah sistemlerinin detaylarını kamuoyuyla paylaşmıyor.
Cevdet Yılmaz: Ada’da herkesin güvenliği için
Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, İran’dan fırlatılan füzeler nedeniyle KKTC’de oluşan güvenlik endişelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör ülke olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Rum kesiminin üçüncü ülkelere askeri alanlar açmasının ve bölgede silahlanmanın artmasının adayı riskli hale getirdiğini söyledi.
Yılmaz, 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı ile yalnızca Kıbrıs Türklerinin değil tüm adanın güvenliğinin sağlandığını belirterek Türkiye’nin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve gerekli adımları atmaya devam edeceğini vurguladı.