Dünyayı sarsan Jeffrey Epstein davasına ait belgelerde kimlikleri yasal olarak korunan mağdurların yüzlerinin yapay zeka aracılığıyla “açılmaya” çalışıldığı iddiası gündeme geldi. İddialara göre bu girişimlerde, Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformunun yapay zeka botu Grok kullanıldı.
Gelişme, yapay zekanın etik sınırları ve mahremiyet ihlali tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Bellingcat Raporu: 31 Talebin 27’sine Yanıt
Araştırmacı gazetecilik platformu Bellingcat tarafından yayımlanan rapora göre, bazı kullanıcılar belgelerde siyah kutularla kapatılmış yüzleri netleştirmesi için Grok’a komut verdi.
Raporda şu bulgular yer aldı:
-
31 ayrı “yüz açma” talebinin 27’sine sistem yanıt üretti.
-
Yapay zeka, gerçek kimlik bilgisine sahip olmamasına rağmen ilgili alanlara “gerçekçi görünen” yüzler yerleştirdi.
-
Bazı görsellerde anatomik hatalar bulunsa da çoğunun ilk bakışta gerçek gibi algılanabileceği belirtildi.
Bu durumun, mağdurların mahremiyetine yönelik ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
Kısıtlamalar Yetersiz Mi?
X yönetimi geçtiğimiz ay rıza dışı çıplaklık ve çocuk istismarı içeriklerine karşı Grok’a ek kısıtlamalar getirildiğini duyurmuştu. Ancak Bellingcat, Epstein davasındaki mağdurların kimliklerinin korunması açısından mevcut önlemlerin yeterli olmadığını savundu.
Araştırmacılar, platformla iletişime geçilene kadar Grok’un “yüz açma” taleplerine yanıt vermeye devam ettiğini öne sürdü.
Tepkiler Sonrası Geri Adım
Kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından Grok’un benzer talepleri reddetmeye başladığı bildirildi. Botun artık bu tür istemlere, belgelerin ABD Adalet Bakanlığı tarafından gizlendiğini ve kimliklerin etik ve yasal koruma altında olduğunu belirten standart bir yanıt verdiği kaydedildi.
Olay, yapay zekanın manipülasyon ve suistimal risklerini bir kez daha gündeme taşırken; mağdur hakları, dijital etik ve platform sorumluluğu konularında daha sıkı denetim çağrılarını güçlendirdi.