Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail'e Borcumuz Yok, Borçlu Olanlar Rahat Konuşamıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, İsrail-Filistin savaşını ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, şiddet olaylarına ve sivil kayıplara dikkat çekerken, İsrail'e borcu olmadığını ve bu nedenle rahatça konuşabildiğini ifade etti.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, İsrail-Filistin savaşını ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi. Erdoğan, şiddet olaylarına ve sivil kayıplara dikkat çekerken, İsrail'e borcu olmadığını ve bu nedenle rahatça konuşabildiğini ifade etti.

Erdoğan'ın açıklamalarının öne çıkan noktaları şu şekilde:

"Şu an itibariyle 13 bin Filistinli çocuk, kadın, yaşlı öldürülmüştür. Artık neredeyse Gazze diye bir yer kalmadı, her taraf yerle yeksan oldu."

"Borçluluk psikolojisi içerisinde İsrail-Filistin savaşını değerlendirmemek gerekir. Ben rahat konuşuyorum. Çünkü bizim İsrail'e borcumuz yok. Borçlu olsak bu kadar rahat konuşamayız."

"Eğer elimiz, kolumuz, dilimiz bağlı kalırsak, hesabını tarihe veremeyiz. Borçlu olmadığımız için rahat konuşuyoruz. Biz holocoast cenderesinden geçmedik. Çünkü insana saygımız bizim başkadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Türkiye ve Almanya'nın bölgede insani ateşkesin sağlanması için birlikte adımlar atabileceğini vurguladı. İki ülkenin ortak bir çaba ile ateşkesi sağlaması durumunda, bölgedeki ateş çemberinden çıkma şansı yakalanabileceğine dikkat çekti.

Erdoğan, rehine takası konusuna da değinerek, İsrail ve Hamas arasında rehine durumlarının karşılaştırılması gerektiğini belirtti. İsrail'in elindeki rehine sayısının çok daha fazla olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin bölgedeki insani yardım çabalarını da vurgulayan Erdoğan, yaşananları değerlendirirken "1967 sınırları temelinde iki devletli çözümün kaçınılmaz olduğunu bir kere daha göstermiştir" ifadesini kullandı. Türkiye'nin amacının, İsrail ve Filistinlilerin yan yana huzur içinde yaşadığı bir iklim oluşturmak olduğunu belirtti.