Eğitimcilerin, ebeveynlerin ve yöneticilerin en çok merak ettikleri şey, ödül başarıyı artırır mı? sorusudur.

‘’Ödül, başarıyı artırmada etkili bir değişken görevi üstlenir mi?’’ Bu sorunun cevabını bulmak için Lepper ve Green’in (1978) okul öncesi öğrencileri arasında yaptığı bir çalışmanın sonucunu analiz etmek gerekir.

Araştırmacılar; okul öncesi öğrencilerinden, serbest zamanlarını resim çizerek geçirmeyi seçenleri belirleyerek bir deney planlamış. Bu çocukların severek yaptıkları bir aktiveyi ödüllendirmenin sonuçlarını belirlemeye çalışmışlar.

Araştırmacılar öğrencileri üç ayrı gruba ayırarak ilk grubu “ödül teklif edilen öğrenciler” olarak belirlemişler. Bu çocuklara, üzerinde mavi bir kurdele ve öğrencinin adına yazılı “iyi oyuncu” sertifikasını göstererek bu ödüle sahip olacakları söylemişler. Öğrencilere, ödülü kazanmak için resim yapıp yapamayacaklarını sormuşlar

İkinci grup “ödül teklif edilmeyen öğrenciler” grubu olarak belirlenmiş. Araştırmacılar, onlara sadece resim yapmak isteyip istemediklerini sormuşlar. Resimleri bittiğinde onlara “iyi oyuncu” sertifikası vereceklerini belirtmişler. Üçüncü grup ise “hiç ödül verilmeyecek olan öğrenciler” grubudur. Araştırmacılar, onlara da resim yapmak isteyip istemediklerini sorarlar. İşin ilginç tarafı, bu öğrencilere sertifika vereceklerini taahhüt etmedikleri gibi araştırma sonucunda da sertifika vermeyeceklerdir.

Araştırma sonucunda ödül teklif edilenler, ödül teklif edilmeyenler ve hiç ödül verilmeyenler, resimlerini bitirip teslim ederler. İki hafta sonra öğretmenler okul öncesi öğrencilerinin serbest zamanlarında, onlardan kâğıt ve kalem çıkarmalarını isterken araştırmacılar da gizlice çocukları gözlemlemeye başlar. “Ödül teklif edilmeyen çocuklar” ile “hiç ödül verilmeyecek olanlar” aynı coşkuyla, tıpkı deney öncesindeki gibi keyif alarak resim yapmaya koyulurlar. Fakat ilk gruptakiler, başta ödül teklif edilen ve resimleri bitince ödüllendirilenler bu sefer ilgisiz kalırlar ve bu gruptaki öğrencilerin resim yapmak için daha az zaman ayırdıkları görülür.

Başka bir anlatımla ödüller, bir davranışsal simya yaratmıştır. Bu çalışmanın sonucu şudur: Ödül, ilginç bir görevi sıkıcı bir angaryaya çevirebilir, oyunu iş hâline getirebilir. İçsel güdülenmeyi yok ederek performans, yaratıcılık ve hatta dürüst davranış olgularının domino taşları gibi devrilmesine yol açarak olumlu tutumları da zincirleme bir etkileşimle yerle bir edebilir (Pink: 2009, s.47-49).

Ödüller, oyunu zorunlu bir göreve dönüştürebilir. Öğrenci ya da personel yaptığı işi oyun olarak görüyorsa motivasyonu artar. Yaptığı işi görev olarak algılıyorsa, ayak sürümeye başlar ve motivasyonu yok olur. Ödül oyunu göreve dönüştürür. Nasıl mı?

Yaşlı bir adam, emeklilik döneminde kitap yazmaya karar verir. Küçük bir kasabadan ev alır. Sessiz ve sakin bir ortamda kitap yazmayı hedeflemektedir. Sabah büyük bir gürültüyle uyanır. Evinin önündeki boş arazi, kasabada yaşayan çocukların futbol sahasıdır ve maçlar çok çekişmeli geçmektedir. Yaşlı adam, çocukları toplar ve takım kuracağını, bu takımın antrenörü olacağını, her gün oyunculara beş dolar vereceğini söyler. Çocuklar kabul ederler ve zorlu antrenmanlar başlar. İlerleyen günlerde maddi durumunu bahane ederek gündeliklerini önce dört dolara, sonra üç sonra iki en sonunda da bir dolara indirir. Takım kaptanı yaşlı adamın yanına gelerek, burada bir dolara top oynanmaz deyip, arkadaşlarını alır ve futbol sahasını terke eder, gider.

Çocuklar daha önceden futbola oyun gözüyle bakıyorlardı. Yaşlı adam, oyunu göreve dönüştürdü. Bu yüzden de futbol oynama motivasyonunu yok etti. Sürekli derse çalış, ödev yap, denen çocuk da, öğrenmeyi görev olarak algılamaya başlar. Ödül, görüldüğü gibi motivasyonu yok edebilmektedir.

Hiç ödül vermeyecek miyiz?

Ödül ile motivasyon arasındaki ilişkiyi konu alan araştırma sonuçları, akademik ve öğrenme alanlarında ödülün etkili olmadığını, ancak bazı işlerde etkili olduğunu göstermektedir. Kas gücü ile yapılması gereken işlerde ödül, bireyleri belirli bir süre motive ettiği için, işlerin yapılmasında işe koşulmaktadır. Örneğin, 200 sandalyenin bahçeye taşınması gerekiyorsa, bu sandalyeleri taşırsanız size meyve suyu vereceğim, ifadesi motivasyonu artırmaktadır.

Ödül, öğrencinin ya da personelin öğrenmeye, çalışmaya yönelik motivasyonunu yok etmektedir. Motivasyon iki türlüdür içten ya da dıştan motivasyon olarak ele alınır. Beklenen, istenen motivasyon içsel motivasyondur. Kendi kendine derse çalışma, kitap okuma, ödev yapma vb etkinlikler içsel motivasyonun çıktılarıdır. Ödül, içsel motivasyonu yok eder ve sürekli dışsal motivasyona karşı bağımlılık yaratır. Örneğin, “Eğer kitap okursan sana 10 TL vereceğim” ödülü veriliyorsa para dışsal motive edici bir durumdur. Ödül ortadan kalktıktan sonra çocuk kitap okumuyorsa, ödül hiçbir işe yaramamış demektir. Ödülle kitap okutmaya çalışmadan önce, içsel motive edicileri harekete geçirmeye çalışmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Ödül, etik sorun yaratır mı?

Amerika’da bir baba, oğluna okuduğu her kitap başına elli dolar vererek çocuğuna kitap okuma alışkanlığı kazandıracağını düşünür. Bu amaçla aldığı bir kitabı çocuğuna verir ve bir gün sonra bu kitabı okuyup gelirse kendisine 50 dolar vereceğini söyler. Çocuk kitabı alıp odasına çekilir. Bir gün sonra çocuk elinde kitap ile babasının yanına gelerek kitabı okuyup bitirdiğini söyler. İşin başında konuştukları gibi babasından bu kitabı okumanın karşılığı olarak 50 dolarını ister. Baba, çocuğuna kitabı okuyup okumadığını sorar. Çocuk ise kitabı okuyup bitirdiğini söyler. Baba, çocuğun elinden kitabı alarak kitabın son sayfasını açar ve kitabın son sayfasına yapıştırılmış olan 50 doları gösterir ve üzgün bir hâlde: ‘’Eğer kitabı okumuş olsaydın son sayfada yapıştırılmış olan 50 doları görürdün.’’ Der. Örnek olay incelendiğinde baba ile çocuğunun amaçlarının birbirinden farklı olduğu ortadadır. Babanın amacı, ödül karşılığında çocuğuna kitap okuma davranışını kazandırmak iken; çocuğun amacı emek sarf etmeden 50 dolara yani ödüle ulaşmaktır. Bu örnek olayın bize anlattığı durum, ödül, etik bir sorunun ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.

Sonuç olarak hiç ödül vermeyecek miyiz? sorusu aklınıza gelebilir. Bir başarı ortaya çıktığında kutlama bağlamında ödül verilebilir. Çocuk da içsel motivasyon yoksa, içsel motivasyonu harekete geçirebilmek için kısa dönemli iki ya da üç defa ödül verilebilir. Bu ödüllere rağmen, istendik davranış ortaya çıkmamışsa, ödüllerin verilmesi sonlandırılmalıdır. Çocukları motive etmenin en iyi yolu onlara ortam yaratmaktır. İlgi alanlarını bulmaktır. İlgi olmadan bilgi ortaya çıkmamaktadır. Kitap okuyan arkadaşlarının olması, sporla ilgilenen bir çevre ile iletişim ve etkileşime girmesi, kitap okuyan aile bireylerinin olması gibi…

Kaynakça

Pink, D. (2009) Drive Nasıl Motive Oluruz? İstanbul: Mediacat.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 2018-12-02 10:30:51

Çok güzel bir yazı daha teşekkürler hocam. İnşAllah okuma seviyeleri düşük olmayanlar okur da saçma sapan yorumlar yapmazlar.

Avatar
KENAN GÜLER 2018-12-03 14:26:37

İÇSEL MOTİVASYONU ORTAYA ÇIKARMAK.

Avatar
Recai 2018-12-06 10:27:11

BU GÜZEL YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

Avatar
Demet SEVİL 2018-12-09 16:10:34

Örnekler vererek anlatmanız çok etkili olmuş çok güzel sazın bam tellerine dokunmuşsunuz sayın hocam.

Avatar
S.M.Ç 2018-12-06 21:24:02

hocam yine kaleminize sağlık.
ben de Ödül içsel motivasyonu artırabiliyorsa ödüldür diye düşünmekteyim.
Ayırca kurumlar Çalışan, üreten, yenilik getiren öğretmenin motivasyonunu arttıracak çalışmalar yapsa okullarda sanki başarı daha da artar ...