Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk skandalları ile önümüzü kesmeye çalışıyorlar Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk skandalları ile önümüzü kesmeye çalışıyorlar

Okullar, 6 Eylül 2021 Pazartesi günü yüz yüze eğitim olacak şekilde açıldı.

Aradan üç hafta gibi bir zaman geçmesine rağmen pek çok yerde pozitif vakalardan dolayı sınıfların karantinaya alındığı haberleri geliyor.

Öğrenci Veli Derneği'nce önceki gün yapılan basın açıklamasında yeni eğitim-öğretim yılının üçüncü haftasında Kovid-19 nedeniyle 40 bine yakın öğrencinin okula devam edemediği kaydedildi.

Karantinaya alınan sınıf sayısı bin 630'a ulaştı

Son duruma dair bilgileri almak üzere Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz ile görüştük.

Yılmaz, yüz yüze eğitimin üçüncü haftasında kendilerine ulaşan bilgiler doğrultusunda en az bin 19 sınıfın daha karantinaya alındığını söyledi.

Karantinaya alınan sınıf sayısının böylelikle en az bin 630'a ulaştığını, en az 643 öğretmen, 5 bin 358 öğrenciye pozitif tanısı konulduğu bilgisine ulaştıklarını iddia eden Yılmaz, "Henüz üçüncü haftada sınırlı sayıda il ve okuldan toplayabildiğimiz bilgiler dahi alınmayan önlemler nedeniyle yaşanılan durumun vahametini ortaya koymaktadır" dedi.

Yılmaz, ilk üç haftalık bilanço kapsamında bilgisine ulaşabildikleri kentlerden Bursa'da şu ana kadar en az 51 öğretmen 336 öğrenciye, Samsun'da en az 45 öğretmen 175 öğrenciye, Çanakkale'de en az 15 öğretmen ve 91 öğrenciye pozitif tanısı konduğunu ifade etti.

"MEB, pozitif olanların ve karantinaya alınan sınıfların sayısını il il açıklamalı"

Öğrenci Veli Derneği olarak her hafta, sorunları il il kayıt altına almaya ve yüz yüze eğitimin sürdürülebilmesi için gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarılarına devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, "MEB yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olması, sağlıklı, güvenli bir şekilde devam edebilmesi için test sonucu pozitif olan, belirti gösteren veya temaslı olmasından dolayı okula gelemeyen tüm öğrencilerin, öğretmenlerin, eğitim emekçilerinin sayısını, karantinaya alınan sınıf sayısını il il acilen açıklamalıdır" dedi. 

"Sınıf mevcutları bir an önce seyreltilmeli"

Acilen ek dersliklerin sağlanması gerektiğini dile getiren Yılmaz, acilen yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: 

"Fiziki mesafe sağlanmadan, yüz yüze eğitimin sürdürülmesi mümkün değildir.

Sınıf mevcutları bir an önce seyreltilmelidir.

Acilen ek derslik sağlanmalıdır.

Ders süreleri, okulda bulunan süre azaltılmalıdır.

Yeterli öğretmen ataması yapılmalıdır.

Okullarda temizlik, güvenlik sorunu devam ediyor. Okulların büyük çoğunluğunda yeterli temizlik görevlisi bulunmamaktadır. Kovid-19 rehberinde okul girişlerinde HES kodu takibi, gerektiğinde ateş ölçümü yapılacağı belirtilmesine rağmen, bu cümleler yeterli görevli istihdamı olmadığı için yalnızca yazıda kalmaktadır. Tüm okulların ihtiyacını karşılayacak sayıda görevlendirme yapılmalıdır.

Tüm öğrenciler ve öğretmenler için toplu ulaşım yüz yüze eğitim süresince ücretsiz olmalıdır.

Tüm öğrenciler için ücretsiz su ve ücretsiz yemek sağlanmalıdır.

Öğretmenler ekonomik olarak desteklenmelidir.

Aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe; tüm önlemler bütünlüklü bir şekilde hayata geçirilmelidir.

Okulların gerçek bilgisine sahip olan öğretmenlerdir, velilerdir. Tüm kararlar alanın özneleri ile birlikte alınmalıdır." 

"Önlemler yalnızca kağıt üstünde"

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz isimlerden eğitimci Feray Aytekin Aydoğan ise salgında, 1,5 yıl süresince ve 6 Eylül'de okulların açılacağı aylar öncesinden bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.

Aydoğan; aşı, hijyen, havalandırma, fiziki mesafe başta olmak üzere tüm önlemlerin planlı ve bütünlüklü bir şekilde yaşama geçirilmediğini öne sürdü.

"Salgının başından bugüne yaşandığı gibi öğrenciler, veliler, eğitim emekçileri yine salgınla, sorunlarla baş başa bırakıldı" diyen Aydoğan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

Yayınlanan rehberde yazılan yazılar yalnızca kağıt üzerinde… Başta büyük şehirler olmak üzere 30-40-50-60 kişilik sınıflarda, ek derslik sağlanmadan, yeterli öğretmen ataması yapılmadan, sınıflar seyreltilmeden sağlıklı ve güvenli bir şekilde yüz yüze eğitimin devam etmesi, fiziki mesafenin sağlanması mümkün değil. Rehberde yer alan havalandırma sistemi kamu okullarının büyük çoğunluğunda yok. Okullarda hijyeni sağlayacak olan temizlik görevlisi yetersiz. 6 Eylül’ de okulların açılacağı bilinmesine rağmen her yıl Ekim ayında başlatılan Toplum Yararına Personel (TYP) kapsamında görevlendirmelerde takvim öne alınmadı. Yapılan görevlendirmeler de ihtiyacı karşılamaktan uzak. Örneğin Keşan'da 56 okul var, yalnızca 35 okulda TYP'li personel görevlendirilecek. Bu tablo ülkenin her yerinde aynı…

Aydoğan, bu şartlarda yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olmadığını iddia ediyor / Fotoğraf:AA

"Yüz yüze eğitim bu şartlarda sürdürülebilir değil"

Aydoğan, yüz yüze eğitim şart olduğunu belirterek, "Ancak okulların açık tutulması ancak alınması gereken önlemlerle mümkün. Karantina yalnızca sınıf bazlı gerçekleştiği için yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olduğu şeklinde bir algı yaratılıyor. Yaşadığımız gerçeklikte ise yüz yüze eğitimin henüz 3. haftası tamamlanmış olmasına rağmen yüz yüze eğitimin bu şartlarda sürdürülebilir olmadığını biz yaşayarak görüyoruz" diyerek sözlerini tamamladı. 

"Karantinaya alınan sınıflar nedeniyle öğrenciler arasında eşitsizlik oluşacak"

Eğitimci Özgür Bozdoğan da yeterli önlemlerin zamanında alınmaması nedeniyle şimdi ciddi sorunlar yaşandığını kaydederek, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Daha büyük sorunlarla karşılaşılacak. Örneğin karantinaya alınan sınıflar nedeniyle öğrenciler arasında bir eğitim eşitsizliği, sınavlarda hukuki sorunlar oluşacak. Öğrenciler görmedikleri derslerden sınava girmek zorunda kalacak. Özellikle 8. ve 12. sınıflarda okuyan öğrenciler arasında ciddi eşitsizlik yaşanacağını görmek lazım. Ek öğretmen almadan, ek derslik açıp sosyal mesafeyi sağlayıp, düzenli test imkanı sağlamadan bu şartlarda yüz yüze eğitim sürdürülebilir değil.

"Öğrencilerde, velilerde ve öğretmenlerde gerilime, depresyona neden oluyor"

Psikiyatr Doktor Ayhan Akcan, okullarda artan Kovid-19 vakalarının gerek öğrencilerse gerek aileleri ve öğretmenler arasındaki gerilimi artırdığını, bu yönde çok şikayet aldığını kaydederek, şöyle konuştu:

Herkes gergin. Korku devam ediyor. Neredeyse her sınıfta Kovid-19 vakası var. Korku, panik, sıkıntı, ne olacak tarzında bir belirsizlikle beraberinde ruhsal sorunlar, depresyon yaratıyor. Belirsizlik gerginliğe neden oluyor. Milli Eğitim'in sadece mesaj veya mail yoluyla bilgilendirme yapması da sorunu çözmüyor.