Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ramazan Genelgesi’ne yönelik eleştirilerin bilimsel ve pedagojik bir temele dayanmadığını belirterek, etkinliklerin tamamen gönüllülük esasına göre yürütüldüğünü söyledi. Tekin, “Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede okullardaki ramazan etkinliklerini ‘gerici azınlığın provokasyonu’ olarak niteleyenler asıl gericilerdir” ifadelerini kullandı.
“Eleştirilerin bilimsel temeli yok”
Bakan Tekin, A Haber ekranlarında yaptığı açıklamada, Ramazan Genelgesi ve 168 ismin imzaladığı “Laiklik Bildirisi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirilerin pedagojik ya da akademik bir dayanağı olmadığını savunan Tekin, “Eleştiri tanımlamanıza göre değişir. Hakaret ve küfür içeren ifadeleri eleştiri olarak kabul edersek ortada ciddi bir eleştiri yok. Oturdukları yerden küfrediyorlar” dedi.
“Okullar milli kimliğin inşa edildiği mekânlardır”
Atılan adımların kültürel mirasın korunmasına yönelik olduğunu ifade eden Tekin, okulların yalnızca akademik bilgi verilen yerler olmadığını söyledi.
“Okullarımız milli kimliğin inşa edildiği, toplumsal değerlerin içselleştirildiği mekânlar olmalıdır” diyen Tekin, değerler eğitiminin anayasal ve yasal dayanağı bulunduğunu vurguladı.
“Çocukların ilahi okumasında abartılacak bir durum yok”
Okullarda öğrencilerin ilahi okuduğuna dair görüntülere de değinen Tekin, “Çocuklarımızın okula zevkle gelmeleri, eğlenerek öğrenmeleri bizim ana hedefimizdir. Bir gün tuttukları takımın marşıyla gelmeleri nasıl doğalsa, ilahi okumaları da abartılacak bir durum değildir” ifadelerini kullandı.
Geleneksel çocuk oyunlarının yeniden okul bahçelerine taşındığını belirten Tekin, bu oyunlara ilişkin içeriklerin EBA üzerinden paylaşıldığını ve öğretmenlere eğitim verildiğini söyledi.
“Talibanlaştırma benzetmesini yargıya taşıyacağız”
“Değerler eğitimi” çalışmalarının bazı kesimler tarafından “Talibanlaştırma” şeklinde nitelendirilmesine tepki gösteren Tekin, bu ifadeleri hakaret olarak değerlendirdiklerini belirtti.
Tekin, “Temsil ettiğim Milli Eğitim camiası, gönüllü katılan öğrencilerimiz ve velilerimiz adına bu ağır hakaretlerin mutlaka bir özür gerektirdiğini düşünüyorum. Konuyu yargıya taşıma kararı aldım” dedi.
“Kimsenin oruç tutup tutmadığına karışılmıyor”
Ramazan etkinliklerinin gönüllülük esasına dayandığını vurgulayan Tekin, “Kimsenin oruç tutup tutmadığına kimse karışmıyor. Kimseyi zorunlu olarak bir şeye dahil etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Laiklik tartışmalarına da değinen Tekin, laikliği “inanç ve ibadet hürriyetlerinin güvence altına alındığı siyasal rejim” olarak tanımladı ve farklı laiklik yorumlarının dayatılmasını eleştirdi.