Güncel

Yenidoğan çetesi davası| Bu çocuk zaten ölecek, bu kadar ilaç kullanmaya ne gerek var?

İstanbul'da, yenidoğan bebeklerin hayatlarını hiçe sayarak haksız kazanç elde eden ve bazı bebeklerin ölümüne sebep olan 'Yenidoğan Çetesi' davası büyük yankı uyandırdı. Bakırköy Adliyesi'nde görülen davada, çete lideri Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22 tutuklu sanık ve 19 tutuksuz sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Davada yer alan sanıklar, İstanbul’daki özel hastanelerin yenidoğan ünitelerinde işledikleri suçlarla ilgili şok edici itiraflarda bulundu.

Abone Ol

İstanbul'da, yenidoğan bebeklerin hayatlarını hiçe sayarak haksız kazanç elde eden ve bazı bebeklerin ölümüne sebep olan 'Yenidoğan Çetesi' davası büyük yankı uyandırdı. Bakırköy Adliyesi'nde görülen davada, çete lideri Fırat Sarı ve İlker Gönen’in de aralarında bulunduğu 22 tutuklu sanık ve 19 tutuksuz sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Davada yer alan sanıklar, İstanbul’daki özel hastanelerin yenidoğan ünitelerinde işledikleri suçlarla ilgili şok edici itiraflarda bulundu.

"Bu Çocuk Zaten Ölecek, Bu Kadar İlaç Kullanmaya Ne Gerek Var?"

Duruşmada, çetenin faaliyetlerine dair kan donduran detaylar ortaya çıktı. Hemşire Hakan Doğukan Taşçı, bir çocuğun hayatını kurtarmak için gerekli ilaçların kullanılmadığını, çünkü hastanenin yönetimi ve çete lideri Fırat Sarı’nın, "Bu çocuk zaten ölecek, bu kadar ilaç kullanmaya ne gerek var?" şeklinde konuştuğunu aktardı. 500 bin TL’lik bir ameliyatı kabul etmeyen ailenin, hastanenin önerdiği tedaviye rağmen, bebeklerinin 44 gün hayatta kaldığını belirten Taşçı, hastane yönetiminin bebeklerin ölümünden sonra da, ödemeler yapılmadıkça cenazelerin teslim edilmeyeceğini söylediğini ifade etti.

Usulsüz Sevkler ve İlaç Satışı

Fırat Sarı ve diğer sanıklar, SGK’dan daha fazla para almak için bebeklerin gereksiz şekilde hastaneye sevk edilmesi, usulsüz yatışlar ve ilaçların fazladan kullanılması gibi suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Hakan Doğukan Taşçı, bazı ilaçların hastaya verilmeden hastanede biriktirilip, sonra satıldığını, bu sürecin Fırat Sarı tarafından koordine edildiğini belirtti. Taşçı, hastane yönetimiyle birlikte çalışarak, bu suçları gizlemeye çalıştığını da itiraf etti.

"Hasta Ne Kadar Çok, Hastane O Kadar Para Kazanıyor"

Duruşma sırasında, hastanelerin yoğun bakım ünitelerini dolu tutarak daha fazla para kazanma amacı güttüğü de ortaya çıktı. Hemşire Taşçı, "Yoğun bakım ne kadar doluysa hastane o kadar çok kazanıyor. Bu yüzden, fazla yatış ve usulsüz sevkler yapıyorduk" dedi. Çetenin hastane sahipleriyle anlaşarak, SGK’dan daha fazla ödeme alabilmek için hastaların yaşamsal ihtiyaçlarına göz yumdukları ve usulsüz evraklar düzenledikleri de belirlendi.

Fırat Sarı'nın Lüks Yaşamı

Duruşmada, çete lideri Fırat Sarı’nın aylık gelirinin 400 bin TL olduğunu açıklaması da dikkat çekti. Sarı’nın, hastaneye sevk edilen ailelerden aldığı komisyonlar ve yapılan anlaşmalarla büyük kazançlar sağladığı ortaya çıktı.

Olayın Boyutları Giderek Büyüyor

Bu dava, sağlık sistemine dair ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Çete üyelerinin, bebeklerin hayatını tehlikeye atarak kendi çıkarlarını gözetmeleri, sağlık hizmetinin nasıl yozlaşabileceğini gözler önüne seriyor. Mahkeme, davanın ilerleyen günlerinde daha fazla delil ve tanık ifadesiyle bu skandalın boyutlarını aydınlatmaya devam edecek.

Yenidoğan bebeklerin hayatını hiçe sayarak yapılan bu usulsüz işlemler, sağlık sisteminde ciddi bir reform gerekliliğini gündeme getiriyor. Davanın ilerleyen safhalarında, mağdur ailelerin yanı sıra hastane sahipleri ve diğer sağlık çalışanlarının da durumu daha net bir şekilde ortaya çıkacak.