İzmir'in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı'nda 2012 yılında yaşanan olay, yıllar süren yargı sürecinin ardından emsal bir kararla sonuçlandı. Denize girmek isteyen bir vatandaşı tehdit ettiği belirlenen işletme çalışanı ile işletme yetkilisi hakkında verilen hapis cezaları Yargıtay tarafından onandı.
Denize Girmek İsteyen Aile Tehdit Edildi
Dosyaya göre, iki çocuğuyla halk plajına gelen bir doktor, havlusunu kumsala sererek denize girmek istedi. Ancak özel işletmede görevli bir kişi, ailenin plajı kullanamayacağını öne sürerek bölgeden ayrılmalarını istedi.
İddiaya göre, vatandaşın itiraz etmesi üzerine görevli, "Eşyalarınızı denize atarım" diyerek tehditte bulundu. Olayın ardından yapılan şikâyet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında dava açıldı.
Hapis Cezaları Kesinleşti
Yerel mahkeme, işletme çalışanını "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", işletme yetkilisini ise "azmettirme" suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı.
Karar, Yargıtay tarafından onanırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu da yapılan itirazı reddederek hükmü kesinleştirdi.
"Kıyılar Herkesin Ortak Kullanım Alanıdır"
Kararda, Anayasa'nın 43. maddesi ile Kıyı Kanunu hükümlerine atıfta bulunularak kıyıların herkesin eşit ve serbest şekilde yararlanabileceği kamu alanları olduğu vurgulandı.
Yargıtay, hiçbir kişi ya da işletmenin vatandaşların kamuya açık kıyılara ulaşmasını ve denize girmesini engelleyemeyeceğini belirtti.
Şezlong Hizmeti Sunulabilir, Denize Giriş Engellenemez
Kararda, özel işletmelerin şezlong, şemsiye, yiyecek ve içecek gibi ücretli hizmetler sunabileceği, ancak bu hizmetlerden yararlanmayan kişilerin havlularını sererek ücretsiz şekilde denize girmelerinin engellenemeyeceği ifade edildi.
Yargıtay ayrıca, vatandaşların denize girişinin engellenmesi durumunda Cumhuriyet savcılıklarının, şikâyet olmasa dahi resen soruşturma başlatabileceğine dikkat çekti.
Karar, kamuya açık kıyılardan ücretsiz yararlanma hakkına ilişkin önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor.