Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı hakaretlerin yer aldığı bir boşanma davasında dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, eşinin yaptığı yemekleri sürekli aşağılayan, hakaret eden ve evin mutfak ihtiyaçlarını karşılamayan kocanın, kendisine hakaret eden eşine göre ağır kusurlu olduğuna hükmetti.
Karşılıklı boşanma davası açıldı
Şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, Aile Mahkemesi'nde karşılıklı boşanma davası açtı.
Davacı erkek, eşinin kendisine "moruk", "bunak", "pislik" ve "defol" gibi ifadeler kullandığını, yemek vermediğini ve buzdolabını kilitlediğini öne sürdü. Ayrıca ortak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini ve maddi-manevi tazminat talep etti.
Kadın ise eşinin hem kendisini hem de önceki evliliğinden olan çocuklarını aşağıladığını belirterek, yaptığı yemekleri sürekli eleştirdiğini ve "Yemeklerin berbat", "Yemeklerin zehirli", "Sen cahilsin", "Sen ne anlarsın", "Hırsız", "Utanmaz" gibi sözlerle hakaret ettiğini ifade etti.
Mahkeme kocayı ağır kusurlu buldu
Aile Mahkemesi, tarafların karşılıklı hakaret ettiğini kabul etti. Ancak kocanın yalnızca eşini sözlü olarak aşağılamakla kalmadığı, aynı zamanda evin mutfak alışverişini yeterince karşılamadığı ve eşinin emeğini küçük düşüren davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle kadına göre daha ağır kusurlu olduğuna karar verdi.
Mahkeme;
- Tarafların boşanmasına,
- Ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine,
- Kadın lehine aylık nafaka bağlanmasına,
- Kadına 20 bin TL maddi ve 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Yargıtay kararı onadı
Erkeğin kararı istinaf ve ardından temyize taşımasının ardından dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmelerini hukuka uygun bularak kararı onadı.
Kararda, evlilik birliği içinde eşe yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanılması ve aile içindeki temel sorumlulukların yerine getirilmemesinin kusur değerlendirmesinde dikkate alınabileceği vurgulandı.
Bu kararla birlikte Yargıtay, eşin emeğini küçümseyen ve aşağılayıcı sözlerle hedef alan davranışların boşanma davalarında kusur tespitinde önemli bir unsur oluşturduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.