Güncel

Yargıtay’dan çift maaş kararı: Dul ve yetim aylığı birlikte alınamayacak

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşini 1 Ekim 2008 sonrası kaybedenlerin hem dul hem de yetim aylığını birlikte alamayacağına hükmetti. Karara göre 5510 sayılı Kanun kapsamında yalnızca yüksek olan maaş alınabilecek.

Abone Ol

Hem dul hem de yetim aylığı almak isteyen hak sahiplerini ilgilendiren davada yargı süreci tamamlandı. Eşinin vefatı sonrası ölüm aylığı alan bir kadın, daha önce hayatını kaybeden babasından da maaş talep etti. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) başvuruyu reddetti. Bunun üzerine konu yargıya taşındı.

Yerel mahkeme davayı reddederken, istinaf mahkemesi davacıyı haklı buldu. SGK’nın temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’ne gitti ve karar bozuldu. Son sözü ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi. Kurul, istinaf kararını bozarak SGK’yı haklı buldu.

Kararda, “Sigortalıya ilişkin şartlar sigortalının ölüm tarihinde; hak sahibine ilişkin şartlar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilmelidir” ilkesine vurgu yapıldı.

Yargıtay, eşin 1 Ekim 2008 tarihinde vefat ettiğini ve bu tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiğini belirtti. Kurula göre davacı, babasından dolayı hak sahipliği sıfatını eşinin ölümüyle kazandığı için değerlendirme 1 Ekim 2008 sonrası yürürlükte olan mevzuata göre yapılmalı. Bu nedenle çift aylık talebi reddedildi.

Yalnızca Yüksek Olan Aylık Alınabilecek

SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş da kararın detaylarını değerlendirdi. Karakaş, eşin vefatının 1 Ekim 2008’den sonra gerçekleşmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un geçerli olduğunu ve bu kanunun iki maaş yerine yalnızca yüksek olan aylığın tercih edilmesine imkan tanıdığını belirtti.

Karara göre, eşi 1 Ekim 2008 sonrası vefat eden ve hak sahipliği sıfatını bu tarihten sonra kazanan kişiler hem dul hem de yetim aylığını aynı anda alamayacak. Bu kişiler yalnızca yüksek olan maaşı tercih edebilecek.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun verdiği karar, benzer durumda olan çok sayıda hak sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Kararın, SGK uygulamalarına da yön verecek emsal bir nitelik taşıdığı belirtiliyor.