Yargıtay kararından CHP'liler memnun. CHP, İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu'nun üç davadan verilen cezalarının Yargıtay'ca onanmasını ‘iktidar yargıya müdahale ediyor' diye kullanıyor, ancak aynı anda hem ‘iç hesaplaşma' hem gündem değiştirme hem de örgütü Kılıçdaroğlu'nun yanında toparlama amacıyla yararlanıyor.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret", "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak" suçlarından verilen cezanın Yargıtay tarafından onanması CHP tarafından iktidarı 'yargıya müdahale' ile suçlamaya dönüştürülürken, aynı anda hem 'iç hesaplaşma' hem de örgütü Kılıçdaroğlu'nun yanında toparlama amacıyla kullanılıyor.

Eski CHP yöneticileri ve halen CHP içinde faaliyet yürütün partililerle yaptığım görüşmelerde, hem Kaftancıoğlu'na hem CHP'nin Yargıtay kararını nasıl değerlendirdiğine ilişkin dikkat çekici bilgiler edindim.

'KATİL DEVLET' ÖRGÜT AĞZI

Öncelikle Kaftancıoğlu, CHP'liden daha çok HDP ve marjinal örgütlere yakın bulunuyor ve söylemleri 'terör örgütü ağzı' olarak niteleniyor; özellikle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni 'katil' diye nitelemesi savunulamıyor.

CHP'de yöneticilik de yapmış bir milletvekili, "Kaftancıoğlu'nun CHP'lilikle alakası yok. Cihangir solcularının partiye yerleştirdiği bir isim. Söylemlerinin tabanda bir karşılığı yok. Kaftancıoğlu'nu HDP'nin bile kabul etmesi zor. HDP'de bile barınamaz, bunlar salon solcusu, tabanda hiçbir karşılıkları yok" ifadesini kullandı.

Aynı isim, Yargıtay kararından sonra bizzat Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun, milletvekilleri başta olmak üzere partilileri İstanbul İl Binası önünde toplanmaya çağırmasına rağmen, katılımın çok düşük olmasına dikkat çekerek, "O gün İl Binası önünde 400-500 kişi ancak vardı. Oysa CHP İstanbul teşkilatı 4 bin kişi, mahalle örgütleriyle 10 bini aşar. Katılımın düşüklüğü İl Başkanı'na teşkilatının bile sahip çıkmadığını gösterir" dedi.


CHP'YE HER BAKIMDAN YARARLI

Ancak CHP, buna rağmen Kaftancıoğlu'na sahip çıkarak, aynı anda üç 'siyasi yarar' sağlamayı hedefledi.

1- Yargıtay kararından siyasi iktidarı sorumlu tutmak.

2- Yargıtay kararından yararlanarak, Kaftancıoğlu'na siyasi yasak gelmesi halinde, zaten CHP'li saymadıkları bir isimden kurtulmak.

3- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı arayışıyla Kılıçdaroğlu ile rekabete girmesi, hem belediye yönetimi hem mitingleriyle partiye zarar veren tartışmaları gündemden düşürmek.

4- Partiyi Kılıçdaroğlu'nun etrafında yeniden toparlamak.

KARAR ASIL İKTİDARA YARAMAZ

CHP'lilerin Yargıtay kararına ilişkin bir başka yorumu da ilginç. CHP, resmi olarak, 'iktidar baskısıyla muhalefete karşı siyasi karar verildi' söylemini dile getirse de, CHP'li kaynaklarım, karardan CHP'nin daha çok yarar gördüğünü söylemekte sakınca görmediler. Bir kaynağım, Kaftancıoğlu dosyasının, Kılıçdaroğlu'un dışişleri başdanışmanını gönderdiği iddia edilen bir AB ülkesi büyükelçiliği tarafından sıkça sorulduğunu da ekledi.

KILIÇDAROĞLU'NA HAKARET DAVASI

Başkan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Dava dilekçesinde, Kılıçdaroğlu'nun İstanbul İl Başkanlığı önündü Erdoğan için sarf ettiği sözlerin, kişilik haklarını ihlal edici mahiyette olduğu aktarıldı.

AÇIK KONUŞANLAR: KARAR DOĞRU

Avusturya Başbakanı Nehammer: Türkiye ile ilişkileri daha iyi bir seviyeye taşıyacağız Avusturya Başbakanı Nehammer: Türkiye ile ilişkileri daha iyi bir seviyeye taşıyacağız

CHP'de halen aktif siyaset yürüten kaynaklarımın verdiği bu bilgilerin yanısıra, daha önce CHP'de görev almış iki isim de 'isimlerinin yazılmasına' izin vererek konuştu. CHP'nin kurumsal avukatlığını uzun süre yürütmüş olan Avukat Mustafa Kemal Çiçek, Yargıtay kararının 'doğru ve isabetli' olduğu görüşünü dile getirdi. Çiçek, "Kaftancıoğlu, o Tweet'leri atarken CHP Parti Meclisi üyesiydi. Devlete 'katil, seri katil' diyen bir parti yöneticisi ve ona destek verenler, yarın bir gün 'katil' dedikleri devleti yönetme iddiasındalar. Bu ağız terör örgütü ağzıdır. Bütün CHP'liler aslında benim gibi düşünüyor ama mahalle baskısından çekiniyorlar" dedi. CHP eski Genel Sekreteri Mehmet Sevigen de, "Bir siyasinin siyasetçinin siyasi söylemlerinden dolayı ceza almasına karşıyım. Ama bu söylemler siyasi söylemler değil. Atatürk'e karşı olması, devlete 'katil' demesi CHP kültüründe yok" ifadelerini kullandı.

SİYASİ YASAK MAHKUMİYETİN DOĞAL SONUCU

Kaftancıoğlu'nun cezasının Yargıtay tarafından onanması ile birlikte gündeme gelen 'siyaset yasağı'nı da hukukçulara sordum. Hukukçular, bunun 'ayrı bir ceza' değil, 'mahkumiyetin doğal bir sonucu' olduğunu vurguladılar. 'Belli haklardan yoksun bırakılmayı' düzenleyen TCK'nın 53.maddesi, hürriyeti bağlayıcı ceza alınması halinde, kişinin, sürekli veya süreli olarak kamu görevi üstlenmesi, bu kapsamda milletvekilliği ve parti yöneticiliği gibi görevlerde bulunması da yasaklanıyor.