AB ve Türkiye arasında son yıllarda siyasi konularda ayrışma yaşandığını hatırlatan AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Lagodinsky, “Şimdi, bu boşluğa köprü inşa etme ve yeniden birbirimize yaklaşma zamanı geldi.” diye konuştu.

Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Toplantısı, 3 yıl aradan sonra ilk kez Brüksel'deki Avrupa Parlamentosunda düzenlendi.

En son 19 Aralık 2018'de Ankara'da 78'incisi yapılan toplantıya, Türkiye adına Türkiye-AB KPK Eş Başkanı AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, AB adına AP Milletvekili ve diğer eş başkan Sergey Lagodinsky başkanlık etti.

79. Türkiye-AB KPK Toplantısı açılışında konuşan Karayel, 2019'daki AP seçimlerinin ardından komisyonun yeniden toplanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Karayel, Avrupa'nın geçtiği zor günlerde ve karanlık dönemde bu toplantının Türkiye-AB ilişkilerini geliştireceğine ve zenginleştireceğine inandığını ifade etti. Toplantıda öncelikle katılım müzakerelerini ele alacaklarını aktaran Karayel, şöyle devam etti:

"Katılım müzakereleri, Türkiye-AB ilişkilerinin bel kemiğidir. Ne yazık ki müzakerelerin başından beri bazı üye ülkeler tarafından fazlasıyla siyasallaştırılmış, ulusal menfaatlerine alet edilmiştir. Bizler AB'nin güvenilir bir uluslararası aktör olarak davranmasını ve Türkiye'yi AB yolculuğunda desteklemesini bekliyoruz. Katılım perspektifi olmaksızın ilişkilerimizin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasını beklemek imkansızdır."

Türkiye'nin AB sürecinde reformlara devam ettiğini vurgulayan Karayel, son dönemde bölgedeki sıcak gelişmelerin yanı sıra salgın, göç, terörle mücadele ve enerji gibi konuların Türkiye-AB iş birliğinin önemini gösterdiğini belirtti. Karayel, kısa dönemli hesapların kenara bırakılarak barış ve istikrar için uzun dönemli stratejiler geliştirilmesinin önemine dikkati çekti.

AB: G7 olarak dünyaya yatırım için alternatif sunmalıyız AB: G7 olarak dünyaya yatırım için alternatif sunmalıyız

Karayel, "Türkiye gibi kilit bir ülkeyi AB dış ve güvenlik politikasının dışında tutmak bu ve benzeri krizlerde AB'nin hareket kabiliyetini sınırlamak anlamına gelmektedir. Türkiye, bölgesel ve küresel her türlü problemin çözümü için önemli bir ülkedir. Türkiye'nin AB'nin stratejik özerkliğine ciddi katkı sağlayacak bir ülke olduğu unutulmamalıdır." diye konuştu.

Türkiye ile AB arasındaki güçlü ekonomik ilişkilere dikkati çeken Karayel, Gümrük Birliği'nin güncellenmesine, küresel tedarik zincirinde Türkiye'nin önemine, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nda Türkiye'nin yapması gerekenlere işaret etti.

Türkiye-AB ilişkilerinin bütünlük içerisinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Karayel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Önümüzdeki dönemde AB'nin Türkiye ile ilişkilerinde samimi ve somut adımlar atması son derece gereklidir. Her daim kilit bir ortak olarak gördüğümüz Avrupa Parlamentosunun bu konuda destekleyici adımlar atmasını umuyoruz. Yapıcı bir yaklaşımın her iki tarafın da kazancına olacağı açıktır."

"TÜRKİYE AB'YE ADAY ÜLKE"

AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Sergey Lagodinsky, "Türkiye, AB'nin önemli bir ortağı ve bu durum devam ediyor. Türkiye, AB'ye aday bir ülke ve bu da devam ediyor." dedi.

Türkiye'nin Avrupa Konseyinin kurucu üyelerinden olduğunu anımsatan Lagodinsky, Türkiye'nin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve iklim gibi çeşitli konularda uluslararası taahhütleri olduğunu anlattı.

Lagodinsky, AB ve Türkiye arasında son yıllarda siyasi konularda ayrışma yaşandığını hatırlatarak "Şimdi, bu boşluğa köprü inşa etme ve yeniden birbirimize yaklaşma zamanı geldi." ifadesini kullandı.

Türkiye ve AB arasında ekonomik ve askeri iş birliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Lagodinsky, bu konularla birlikte hukuk, demokrasi ve insan hakları gibi diğer konularda da köprü kurulması gerektiğini belirtti.

Lagodinsky, AB'nin Türkiye ile ilişkileri özellikle ortak çıkar sağlayacak alanlarda canlandırmak istediğini ifade ederek Türkiye'nin son dönemde bölge ülkeleri ile ilişkileri normalleştirmesini ve iş birliğini artırmasını olumlu karşıladıklarını kaydetti.