Türkiye, F-16 savaş uçakları yerine kendi geliştirdiği beşinci nesil KAAN uçakları için motor alımına odaklanmayı planlıyor. Middle East Eye’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington ziyaretinde gündeme gelmesi beklenen bu yeni teklif, ABD tarafından temkinli bir yaklaşımla karşılanıyor. Görüşmelerde ayrıca Türkiye’nin F-35 programına geri dönme olasılığı ve bölgesel dengeler de masaya yatırılacak.
Ankara, daha önce ABD ile yürütülen 7 milyar dolarlık F-16 ve mühimmat anlaşmasını KAAN projesine yönlendirmeyi değerlendiriyor. Geçen yıl Türkiye, F-16 tedarik planını küçülterek 79 modernizasyon kitinden vazgeçmiş, bunun yerine 40 adet F-16 Viper ve gerekli mühimmat paketini satın alma kararı almıştı. Bu değişiklik, anlaşmanın değerini 23 milyar dolardan 7 milyar dolara düşürmüştü. Ancak bazı üst düzey yetkililer, planlanan F-16 alımını ve mühimmat paketinin bazı bölümlerini tamamen iptal ederek daha radikal değişiklikler yapılmasını talep ediyor.
Yeni planda öncelik, KAAN uçakları için motor tedarikine verilmiş durumda. Türkiye, bu adımla aynı zamanda ABD liderliğindeki F-35 programına olası dönüş için hazırlık yapmak istiyor. Ancak teklifin Oval Ofis görüşmesinde doğrudan iletilip iletilmeyeceği henüz net değil. Bazı yetkililer ise Türkiye’nin yaşlanan filo için acilen 40 F-16 Viper alımına devam etmesi gerektiğini savunuyor.
2019 yılında Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini alması sonucu F-35 programından çıkarılması, uzun vadede ciddi bir savaş uçağı sıkıntısı riskini doğurmuştu. Türk Hava Kuvvetleri, mevcut F-16, Eurofighter veya F-35 uçaklarını alma konusunda istekli olsa da, üst düzey savunma yetkilileri ve yerli üreticiler daha seçici davranılması gerektiğini vurguluyor. KAAN hizmete girene kadar, geçici ve maliyetli çözümler yerine mevcut F-16 filosunun yerli teknolojilerle hızlı şekilde modernize edilmesi destekleniyor.
KAAN uçaklarının ilk partisi, F-16’larda kullanılan General Electric F110 motorlarıyla çalışacak. Türkiye ise uzun vadede, 2030’lu yıllarda teslim edilecek KAAN’lar için tamamen yerli bir motor geliştirmeyi hedefliyor. ABD’den alınacak F-16’larla birlikte gelebilecek sınırlamalardan çekiniliyor; çünkü Washington, Türkiye’nin kendi ürettiği mühimmatları entegre etmesini engelleyebilir. Son yıllarda Türkiye, kruz füzeleri ve güdümlü mühimmatlar dahil birçok yerli silah sistemi geliştirmiş durumda.
Diğer yetkililer ise Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesini önceliklendirmesi gerektiğini belirtiyor. Bu adım, Türkiye’nin savaş uçağı kapasitesini hızlı şekilde artırabilir. F-16 ve Eurofighter üretiminde yıllar süren gecikmeler yaşanırken, Türkiye için üretilmiş altı F-35 hâlâ hangarda bekliyor ve yeniden kabul edilirse hızlıca transfer edilebilir. Savunma Bakanı Yaşar Güler, nihai hedefin 40 adet F-35 almak olduğunu açıklamıştı.
Türkiye’nin F-16 anlaşmasında değişiklik talebi, ABD yönetiminde endişe yarattı. Pentagon’un F-16 anlaşması netleşmeden F-35 müzakerelerini yeniden açmayacağı belirtiliyor. Motor satışı yerine F-16 teklifinin kabul edilmesi ise olası görünmüyor. Türkiye’nin F-35 programına dönüşü, Doğu Akdeniz’deki güç dengesi açısından stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle İsrail, ABD’ye Türkiye’ye F-35 satışını engellemesi için baskı yapıyor. İsrail, Orta Doğu ülkelerine silah satışlarında kendi niteliksel üstünlüğünü korumak için fiilen veto yetkisine sahip durumda.