Türkiye'nin önde gelen işçi konfederasyonları Türk-İş, DİSK ve HAK-İŞ, ortak bir basın toplantısı düzenleyerek ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Toplantıda yapılan ortak açıklamada, asgari ücretin enflasyon karşısında eridiği vurgulanarak, işçi haklarının korunması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için 10 maddelik bir manifesto sundu.

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, ekonomik krizin derinleştiğini belirterek, günümüz koşullarında asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Ayrıca, ülkedeki gelir dağılımının adaletsizliğine ve işçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Atalay, özel sektördeki gelir dağılımının adaletsizliğine ve işçi haklarının ihlal edilmesine karşı çıkarak, işçilerin maraba gibi görüldüğünü ifade etti.

HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan ise belediyelerde yapılan işten çıkarmalara eleştirilerde bulunarak, ekonomik büyümenin emekçilere yansıtılmadığını ve işsizlik sorununun hala devam ettiğini belirtti. Arslan, emek hareketinin sorunlarına çözüm bulunması ve emek örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Babacan'dan Hükümete Ekonomi Eleştirisi: "10 Kişiyle 2 Yılda Düzeltirim" Babacan'dan Hükümete Ekonomi Eleştirisi: "10 Kişiyle 2 Yılda Düzeltirim"

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise Türkiye'nin genel ekonomik tablosuna işaret ederek, gelir adaletinin sağlanması ve vergi sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Çerkezoğlu, demokratik bir ortamda işçi haklarının korunması ve emeğin değerinin adil bir şekilde karşılanması çağrısında bulundu.

10 MADDELİK BİLDİRİ

Çerkezoğlu, üç konfederasyonun ortak bildirisinde yer alan 10 maddeyi şöyle anlattı:

  1. Vergide adalet: Ücretliler için gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi 110 bin TL olarak belirlenmiştir. 2002 yılında brüt asgari ücret asgari ücretin 17 katıydı. Günümüzde 5 katına kadar gerilemiştir. Yılda 1,5 aylık ücretini vergi olarak ödemektedir. İşçinin eline geçen net tutar azalmaktadır ve refahının düşmesine neden olmaktadır. Vergi sistemi gelir adaleti göz önünde bulundurularak yeniden tasarlanmalıdır.
  2. Enflasyonla mücadele: Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK'in hesaplamalarına göre arıtırlıyor. Yaşanan enflasyonla yaşanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı.
  3. Asgari ücret: Acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi sermayenin bitmek bilmeyen kâr hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakârlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur.
  4. Kamu: Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. Kamuda ücret farkı hat safhada. Buradaki ücret dengesizliği sona erdirilmeli.
  5. Emekliler: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır.
  6. Sendika: Sendikal örgütlenmenin önündeki hakların kaldırılması: Mevzuatımızda yer alan düzenlemelere rağmen sendika üyesi olan işçilerin topluca işten çıkarılmasının önüne geçilmelidir.
  7. Taşeron İşçiler: 696 KHK'nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler derhal kadroya alınmalıdır. Bu işçilerin sürekli kadroya geçirilmesi ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir.
  8. Tasarruf: Tasarruuf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmasın. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez.
  9. Meslek hastalıkları: İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem yaratılmalıdır.
  10. Ayrımcılık: Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.