Mehmet Ertürk, Suriye'nin Far Falastin Hapishanesi'nde 21 yıl boyunca yaşadığı zulmü ve işkenceleri anlattı. Esad rejiminin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Ertürk, hapishanede özellikle Türk mahkumlara daha fazla işkence yapıldığını belirtti.
21 yıl süresince çok kötü koşullarda, yerin metrelerce altında zor bir yaşam sürdüğünü ifade eden Ertürk, Suriye Muhaberat'ına bağlı askerlerin her gün mahkumlara işkence yaptığını söyledi. Bu süre zarfında birçok kez fiziki şiddet ve hakarete uğradığını, "akşam yemeklerinde az yemek verilmesine rağmen küfürler edildiklerini" anlattı. Ertürk, vücudunda işkence izleri olduğunu ve beton zeminde üç ay boyunca hasta şekilde yattığını dile getirdi.
Ertürk, yaşadığı zorlukları şu şekilde açıkladı:
- "Bir zamanlar hastalandım, 45 kilograma kadar düştüm. Revire çıktım, doktor beni dövdü. O dönemde bana 'Ne zaman ölürsen seni dışarıda aç bekleyen köpeklerin önüne atarız' dediler."
- "Bazen, hastalık nedeniyle 1 yumurta ve 2-3 zeytin verilirdi. Bununla birlikte hakaretler edilirdi."
- "Koğuşta her gün birkaç mahkumun öldüğüne şahit oldum."
Özgürlüğüne kavuştuğunda yaşadığı sevinci anlatan Ertürk, Suriye'deki muhalifler tarafından kurtuluşunun ardından bir askerin Türk olduğunu öğrenmesiyle özel ilgi gördüğünü ve hayatının dönüm noktasını yaşadığını belirtti. Ertürk, Türk mahkumlara daha fazla işkence uygulandığını da vurguladı.
Özgürlüğüne kavuştuktan sonra Türkiye'ye dönen Ertürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini iletti ve “Öleceksem Türk topraklarında, Türk bayrağına sarılarak ölmek istiyorum” diyerek Türkiye'ye duyduğu sevgiyi ifade etti.
Ertürk'ün ailesiyle yeniden birleşmesi, yıllar sonra gelen kavuşmanın mutluluğunu yaşarken, oğlu Mustafa Ertürk, babasına kavuşmanın duygusal etkilerini şu şekilde dile getirdi: "Babamı ilk gördüğümde beni tanıdı ancak diğer kardeşlerimi tanımadı."
Mehmet Ertürk'ün kızı Aynur ve eşi Hatice de, yıllar sonra babalarına kavuşmanın getirdiği mutluluğu paylaştı ve "Çok mutluyuz Allah buna vesile olanlardan razı olsun" dediler.