Ekonomi

Spotçularda tablo değişti: Borçlu satıyor, memur ve polis alıyor

İstanbul’daki spotçular, artan hayat pahalılığıyla öğrencilerin değil, borçlu aileler ile tayinle gelen memur ve polislerin eşyalarını alıp sattığını anlattı.

Abone Ol

İstanbul’un farklı semtlerinde faaliyet gösteren spotçular, ekonomik krizin derinleşmesiyle dengelerin tamamen değiştiğini aktardı. Eskiden yoğun şekilde öğrencilerin uğradığı ikinci el eşya dükkânlarına artık ağırlıklı olarak borçlarını ödemek için eşyasını satanlar ile tayinle kente gelen memur ve polisler uğramış oldu. Spotçular, hem alım gücünün düştüğünü hem de eşyasını elden çıkarmak zorunda kalanların sayısının arttığını dile getirdi.

Öğrenciler çekildi, memur ve polis spotçunun ana müşterisi oldu

Türkiye genelinde art arda gelen zamlar, İstanbul’da ev kurmak isteyenler için eşyayı erişilmez hale getirmişti. Üsküdar, Maltepe ve Kadıköy’deki spotçular, “İstanbul’da öğrenci kalmadı, ailelerde de alım gücü kalmadı” sözleriyle tabloyu özetledi.

İşletme sahipleri, sadece tayinle gelen polis ve memurlara eşya satabildiklerini, bunun dışındaki kesimin büyük ölçüde elindeki eşyayı getirip satmaya çalıştığını ifade etti. Böylece, spot piyasasında öğrenci odaklı satış döneminin yerini borçlu, emekli ve memur ağırlıklı yoğunluğun aldığı aktarıldı.

‘Böyle dönem görmedim’ diyen esnaf arabasını satışa çıkardı

İstanbul Küçükyalı’da spotçuluk yapan Turgut Çiftçioğlu, artan kiralar ve yaşam maliyetinin şehre olan öğrenci talebini ciddi biçimde düşürdüğünü söyledi. Çiftçioğlu, İstanbul’a artık sadece nispeten daha varlıklı öğrencilerin gelebildiğini, bu nedenle kendilerinden mal alan öğrenci sayısının neredeyse kalmadığını belirtti.

Çiftçioğlu, ayrı yaşayan anne-kızın evlerini birleştirdiği, geçim sıkıntısı sebebiyle boşa çıkan eşyalarını satmaya çalıştığı çok sayıda örnek gördüğünü aktardı. “Geçim sıkıntısı yaşayanlar eşyalarını satıyor” sözleriyle yaşanan tabloyu özetledi.

Spotçuluk yapan emekli Yaşar Yıldırım da, “Millet ancak karnını doyurabiliyor” ifadesini kullandı. Yıldırım, 21 bin TL emekli maaşı aldığını, kirasını ise çocuklarının ödediğini anlattı ve kendilerine gelen müşterilerin durumunun da bundan farklı olmadığını dile getirdi.

Üsküdar’da 20 yıldır aynı yerde esnaflık yapan Ali Karahan ise, 5 bin TL’lik buzdolabının bile aileler için pahalı hale geldiğini belirtti. Karahan, “Hiç böyle bir dönem görmedim. Ben de arabamı satılığa çıkardım çünkü iş yok” dedi. Karahan, tayin dönemlerinde gelen memur ve polislerin sınırlı da olsa alışveriş yaptığını, “Devletin polisi bile gidip evine rahat rahat eşya alamıyor artık” sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.

‘Çocuğumuz koltuğunu bile kendi maaşıyla alamıyor’

Kadıköy’de görülen müşteriler arasında çoğunlukla emekli çiftlerin bulunduğu dikkat çekti. Devlet memuru emeklisi olduklarını söyleyen bir çift, çocukları için mobilya aradıklarını anlattı.

Çift, sıfır eşya bakmadıklarını çünkü fiyatların bütçelerini aşacağını bildiklerini ifade etti. Oğullarının tek yaşadığını, yeni çıktığı eve koltuk takımı almak istediklerini söyleyen emekli çift, şu tabloyu aktardı:

  • Çocukları 8 yıl üniversite okumuş,

  • 60 bin TL maaş aldığı,

  • 20 bin TL kira ödediği,

  • Kalan parayla ev eşyasını karşılayamadığı için koltuk ve masa gibi temel ihtiyaçları kendilerinin almak zorunda kaldığı dile getirildi.

Kalan parayla ne yapabilecek ki?” sözleri, yüksek kira ve hayat pahalılığının çalışan gençler üzerindeki baskısını ortaya koymuş oldu.

Kentsel dönüşüm, kiralar ve metrekare daralması eşyayı yollara düşürdü

Küçükyalı’da, kentsel dönüşüm sebebiyle evini boşaltmak zorunda kalan bir çift, yeni taşınacakları eve sığmayacakları için eşyalarını satmaya geldiğini söyledi.

Çift, 3+1 dairede yaşarken mecburen 1+1 eve geçmek zorunda kaldığını, bölgede kiraların 30 bin TL seviyesinden başladığını belirtti. Eşyalarının önemli bir kısmını elden çıkarmaları gerektiğini ifade eden çift, kentsel dönüşüm sonrasında evlerinin 2+1’e dönüşeceğini, bu durumda da mevcut eşyalarına yer kalmayacağını anlattı.

Bu örnek, yüksek kira ve küçülen metrekarelerin spot piyasasına yeni bir zorunlu satış dalgası olarak yansıdığını göstermiş oldu.

Tamir de pahalı, usta da yok: Son çare spotçular

Uzun süredir spotçuluk yapan Erol Tunca, eskiden öğrencilerin yoğun olarak ikinci el eşya aldığına dikkat çekti. Tunca, hayat pahalılığı nedeniyle gençlerin ayrı eve çıkamadığını, mevcut maaşlarla kiraların karşılanamadığını söyledi.

Tunca, ailelerin de ikinci el yerine yenisini almak istediğini ancak uygun ürün bulamadığını belirtti. Kendisi aynı zamanda tamir hizmeti verdiğini aktararak, şu tabloyu paylaştı:

  • Tamire olan talep belirgin biçimde arttı.

  • Vatandaşlar, eşyayı tamamen yenilemek yerine tamir ettirmek istiyor.

  • Ancak servis ücretleri yüksek,

  • Güvenilir usta sayısının azlığı sebebiyle, tamir de vatandaş için sürdürülebilir bir seçenek olmaktan uzaklaştı.

Tunca, “Müşterinin para harcamamak için elindeki tek imkân tamirdi, onu da güvenilir olmayan tamirci esnafı bitirdi” sözleriyle durumu anlattı.

Kira yükü gençleri eşyasını satmaya zorladı

Üsküdar’da spotçuluk yapan Kemal Öztürk, artık öğrencilerin İstanbul’a gelmek istemediğini ileri sürdü. Öztürk, dükkânlarına daha çok emekliler ve ailelerin geldiğini, ancak onların da sınırlı alım gücüne sahip olduğunu belirtti.

Öztürk’ün aktardığına göre:

  • Son dönemde mağazaya daha fazla yabancı uyruklu müşteri gelmeye başladı.

  • Kendi gençlerinin ise şehri terk ettiğinin görüldüğü ifade edildi.

  • Sadece içinde bulundukları sokakta, yurt dışına taşınan üç gencin evini boşaltıp beyaz eşyalarını sattığı belirtildi.

Öztürk, “Maalesef borç harç için eşya satan da çok oluyor” dedi. Genç bir çalışanın işe girdikten sonra ev tuttuğunu, ancak kiralara gelen zamlar yüzünden dayanamayarak eşyalarını satıp evini kapatmak zorunda kaldığını anlattı.