Günümüzde gün geçtikçe hayatımızı zorlaştıran ekonomik koşullara karşı, işgücü piyasalarında var olma mücadelesinin önemi artmaktadır. Bu durumdan en çok etkilenen kesim de şüphesiz ki kadınlardır.

Kadın işgücünün çalışma yaşamındaki sorumluluklarının yanı sıra kendisinden yerine getirmesi beklenen aile içi sorumlulukları da bulunmaktadır. Geleneksel bir toplum anlayışında başta çocukların bakımı, yemek yapımı ve ev işleri başta olmakla beraber birçok görev kadın işi olarak tanımlanmaktadır.

Dolayısıyla çalışma hayatları ile aile hayatları arasındaki dengesinin kurulması kadınlar için hayati bir öneme sahiptir. Milli Eğitim Kurumlarında işyerlerine bağlı kreşlerin olmaması nedeniyle çalışan anneler, çocuklarını ya özel kreşlere ya da bakıcılara bırakmak zorunda kalıyorlar. Bu da kendilerine azımsanmayacak derecede ek  külfet getirmektedir.

Oyuncu ve seslendirme sanatçısı Rıza Pekkutsal hayatını kaybetti Oyuncu ve seslendirme sanatçısı Rıza Pekkutsal hayatını kaybetti

Bu dengenin sağlanması adına birtakım önlemler alınması gerekmektedir. Bu noktada özellikle kamu kurumlarında çalışan kadın personellerin eğitim çağında bulunmayan çocukları için başta ilçe milli eğitim müdürlüklerinin bahçelerine veya yakınlarına olmak üzere yine aynı şekilde okulların da yakınlarına kreş açılması, çözülmesi gereken önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.  Esnek çalışma şartlarının sağlanması da göz ardı edilmemesi gereken diğer bir önemli konudur.

Kadın memurlarımızın çalışma hayatlarında karşılaştıkları sıkıntılardan bir tanesi de; doğum öncesi, doğum sonrası ve süt izin sürelerinin yetersiz olmasıdır. Bu bağlamda izin mevzuatında kadın memurlarımızı mutlu edecek yeni bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır.

Günlük çalışma süresi her ne şekilde olursa olsun 11 saati aşamayacağı, İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 4. maddesinin amir hükmü olsa da bu madde, çalışan kadınlar için geçerli bir hüküm değildir. Çünkü çalışan kadın, hem bir eş hem de bir annedir. İşten eve geldiğinde başta çocuklarının bakımı olmak üzere yemek, temizlik ve benzeri gibi ev işleri de kendini beklemektedir. Hele hele küçük bir bebeği de var ise. Artık kadın çalışanımız 7/24 esasına göre çalışmaktadır. Bu nedenle çalışan kadınlara yönelik ne kadar iyileştirme yaparsak yapalım yine de onların haklarını ödeyemeyiz. Öyle değil mi? Sevgili Peygamber Efendimiz; “Cennet annelerin ayakları altındadır.” Sözünü boşuna buyurmamıştır.

Kamu kurumlarında görev yapan kadın memur oranı yaklaşık % 61’dir. Çalışanların yarıdan fazlası kadınlardan oluşmasına rağmen en önemli sivil toplum örgütü olan sendikalarda seslerini fazla duyuramamaktadırlar. Kadın komisyonlarının teşekkülü, şube başkanları ve Genel Başkanın iki dudağının ucundadır. Bu nedenle Kadın Komisyonları özgünlükten yoksun sadece sembolik konumda bulunmaktadır. Kadın komisyonu, kadınları ilgilendiren konularda bile açıklama yapmak için erkek başkanın ağzına bakıyor. Eline tutuşturulan metni okumak zorunda kalıyorlar.

Anayasada da yeri bulunan pozitif ayrımcılık ruhuna uygun olarak tüzük değişikliği yapılarak, kadın komisyonlarının teşekkülü kişilerin insiyatifinden çıkarılarak seçimle oluşturulmalı ve sendika kurullarında kadınlara kontenjan açılmalıdır. Böylece Kadın Komisyonları daha özgün, etkin, yetkin ve fonksiyonel konuma getirilmiş olacaktır.

Günümüzde kadınların sendikaya, sendikaların da kadınlara ihtiyacı olmasına karşın kadın ile sendika arasında bir bütünleşme sağlanamamıştır. Sendikalarda kadın işgücü sorunlarını en iyi şekilde dile getirecek olanlar yine kadınlar olacaktır. Bu bağlamda “Değişim Hareketi” olarak çok kıymetli üyelerimizden ve delegelerimizden yetkiyi aldığımız takdirde;
 

    Kadın Komisyonları daha özgün, etkin, yetkin ve fonksiyonel konuma getirilecektir. 

   Kadın çalışanların çoğunlukta olduğu başta ilçe milli eğitim müdürlüklerinin bahçelerine veya yakınlarına olmak üzere yine aynı şekilde okulların da yakınlarına kreş açılması için üstün çaba gösterilecektir.

   Sadece kadın üyelerimize yönelik ayrı etkinlikler (gezi, piknik, trekking ve benzeri) düzenlenerek pozitif ayrımcılık uygulamaları hayata geçirilecektir.

    Eğitimciler Birliği Sendikasının İstanbul Kartal ilçesinde bulunan 4 No’lu şube ofisi her hafta cuma günleri sadece kadınlara mahsus olacaktır.
 

Yıldırım DEMİRCİ 

İst.Pendik İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü