Yeni araştırmalar, anksiyete bozukluğu olan kişilerin rüya içeriğinin sağlıklı bireylerinkinden önemli ölçüde farklı olabileceğini ve anksiyete hastalarının rüyalarında daha yaygın olan üç temayı tanımladığını öne sürüyor.

Almanya’daki Düsseldorf Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından Dreaming dergisinde yayınlanan çalışma, klinik anksiyete bozukluğu teşhisi konan kişilerin rüyalarında ortaya çıkan belirli özellikleri araştırmak ve bunları sağlıklı kişilerin rüyalarıyla karşılaştırmak için yola çıktı.

Daily Mail’de yer alan habere göre, 38 anksiyete bozukluğu olan ve 38 sağlıklı insandan oluşan iki grup, rüya günlükleri, anketler ve birebir rüya analizi kullanılarak izlendi ve ardından karşılaştırıldı.

''Türk Eğitim Sen 2005’ten beri öğretmenlerin kariyer planlamasının Hizmet Yılı Esas Alınarak yapılmasını istemektedir'' ''Türk Eğitim Sen 2005’ten beri öğretmenlerin kariyer planlamasının Hizmet Yılı Esas Alınarak yapılmasını istemektedir''

Araştırmacılar, rüya içeriği açısından önemli bir fark olduğu sonucuna vardı ve kaygı bozukluğu olanlarda birkaç konunun daha yaygın olduğu bulundu.


Bunlar arasında kovalanma, fiziksel saldırıya uğrama, korkudan donma, sevdiklerinin ölümü ve uçak kazası gibi kazalar sayılabilir.


Bu olumsuz özelliklerden daha fazlasını içermenin yanı sıra, anksiyete bozukluğu olan kişilerin rüyaları, daha az sayıda arkadaşça etkileşim veya başarı ile daha az özdeşleşen özelliklere de sahipti.

Ayrıca sağlıklı insanların hayallerinden daha fazla karakter, yer, seyahat, ulaşım ve sözlü iletişim içeriyorlardı.


RÜYALARIN ÜÇ YAYGIN ÖZELLİĞİ BULUNUYOR
Anksiyete hastalarının rüyalarında tekrar eden belirli temalara ek olarak, üç yaygın tanımlayıcı özellik de vardı. Bunlar, eski partnerler de dahil olmak üzere eski bir aşk ilişkisini hayal etmeyi içeriyordu.

Diğer bir özellik ise, anksiyete bozukluğu olan kişilerin rüyalarının, örneğin hızlı hareket eden araçlar gibi yüksek güç ve hıza sahip olma eğiliminde olmasıdır.

Üçüncü bir özellik, araştırmacıların anksiyete hastalarında daha yüksek bulduğu rüyanın genel öznel yoğunluğuydu.

Duyguları hayal etmeye gelince, kaygı hastaları öfke, korku, endişe ve üzüntü gibi daha fazla olumsuz duygu ve mutluluk gibi daha az olumlu duygu yaşadılar.

Araştırmacılar, anksiyete hastalarındaki rüya içeriklerinin sadece çok sayıda varolmadığı, aynı zamanda onlar tarafından özellikle yüksek bir öznel yoğunluk ve vurgu ile deneyimlendiği sonucuna vardıklarını belirttiler.