Bankalardan kredi alamayan ancak acil nakit ihtiyacı bulunan vatandaşlar, kendilerini “danışmanlık şirketi” olarak tanıtan bazı kişi ve grupların hedefi haline geldi. Sosyal medyada ve mesajlaşma uygulamalarında “SGK’lıya anında nakit”, “Alışverişe aracılık”, “Kredi notu önemli değil” gibi ifadelerle duyuru yapan bu yapılar, elektronik ürün üzerinden nakit sağlama yöntemiyle yüksek komisyonlar alıyor.
Sistem nasıl işliyor?
Modern tefecilik olarak adlandırılan yöntemde, nakit ihtiyacı olan kişi anlaşmalı mağazalardan yüksek tutarlı elektronik ürün satın alıyor. Ürün mağazadan çıkar çıkmaz aynı gün bu gruplar tarafından piyasa değerinin altında nakde çevriliyor. Aradaki fark ise “hizmet bedeli” ya da “komisyon” adı altında kesiliyor.
Örneğin 50 bin liralık bir elektronik ürünü taksitle satın alan vatandaşın eline 30-35 bin lira geçiyor. Ancak kişi, mağazaya karşı 50 bin liralık borcun tamamından sorumlu oluyor. Komisyon oranlarının yüzde 30 ila 40’a kadar çıktığı belirtiliyor.
6 aylık SGK şartı
Sisteme dahil olmak için genellikle en az 6 aylık SGK kaydı ve aktif icra dosyasının bulunmaması şartı aranıyor. Mağdurlardan biri yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Bankadan kredi alamadım. Çocuğum hastaydı, acil para lazımdı. 60 bin liralık telefon aldım, elime 38 bin lira verdiler. Şimdi her ay 5 bin lira ödüyorum. Toplamda 60 bin lirayı geri ödeyeceğim. Mecbur kaldım ama pişmanım.”
“Biz sadece aracıyız” savunması
Kendilerini danışmanlık firması olarak tanıtan kişiler ise yaptıkları işlemi “alışverişe aracılık” olarak savunuyor. Telefonda ulaşılan bir kişi, icra kaydı olmayan müşterilere 100 bin liraya kadar ürün aldırabildiklerini ve yüzde 20-30 civarında komisyon aldıklarını ifade etti.
Hukukçular uyarıyor
Uzmanlara göre sistem ciddi riskler barındırıyor. Ortada resmi bir kredi sözleşmesi ya da finans kuruluşu bulunmadığı için borç doğrudan mağazaya karşı oluşuyor. Nakde çevirme işlemi kayıt dışı yapıldığı için ödeme aksadığında vatandaş icra süreciyle karşı karşıya kalabiliyor.
Bazı durumlarda ürünün alındığı halde vaat edilen nakdin hiç ödenmediği ya da çok daha düşük bir tutarın verildiği iddiaları da bulunuyor. Hukukçular, “Yüzde 30-40 komisyon oranları büyük tehlike. Vatandaşlar kısa vadeli çözüm ararken uzun vadeli borç sarmalına girebilir” uyarısında bulunuyor.