Genel Başkanı Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde;

Merhum Türkeş bey, Türk siyaset ve devlet hayatının muhterem bir yüzüdür. Türkiye'nin zorlu yıllarında sahip olduğu engin tecrübesiyle dikkat çekmiştir. Aramızdan ayrılışının 25. yıldönümünde ona karşı duyduğumuz sevgide herhangi bir zayıflama emaresi görülmemiştir. Bazıları vardır geçmişinin borçlarını geleceğinden ödünç alarak ödemek zorunda kalmıştır. Veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yoktur. Mahcubiyet duyacağımız hiçbir karanlık ilişkimiz de bulunmamaktadır.

ANKET ŞİRKETLERİNE TEPKİ: ANKETLERİ YAPARKEN CHP GENEL MERKEZİ'NDE Mİ DOLAŞIYORSUNUZ

MHP 53 yıldır tuzakları bozuyor, 53 yıldır Türk İslam ülküsüne leke sürmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakıyor. Çünkü davamızın hisarları duayla yapılmıştır. Dün haklıydık, bugün haklıyız, Allah kerim yarın da haklı çıkacağız. Hakkımızı yiyenlerde, halkımızı incitenlerle hem bu dünyada hem mahşerde mutlaka hesaplaşacağız. İkazen söylüyorum HDP oranlara sıkışmaz, barajlarla sınırlanamaz. Türklüğün baraja takılacağını söyleyenler münafıklar korosudur. Devamlı servis edilen algı operasyonlarıyla partimizin eridiğini, inişe geçtiğini açıklayan kokuşmuş araştırma şirketleri; alayınıza soruyorum. Siz anketleri yaparken CHP Genel Merkezi'nde mi dolaşıyorsunuz yoksa Kandil'de mi geziniyorsunuz? Bizim ölümüz bile sizin dirinizi, topunuzu yerle yeksan etmeye yetecektir. Şimdiden haberiniz olsun 2023 Haziran ayında sokağa çıkmaya dahi yüzünüz olmayacaktır.


Türklük var olduğu sürece MHP vardır ve olacaktır. Türk milleti tıpkı bir bayrak gibi dalgalandığı sürece 3 hilal de ona eşlik edecektir. İnancımız budur, iddiamız budur, irademiz budur. Hiç kimse yalan anketlerle bize ayar veremez, gözümüzü korkutamaz, ufuk çizgimize karanlık perde çekemez. Biz kendimizden eminiz, aziz milletimize şüphesiz güveniyoruz. Uğrunu şehitler verdiğimiz bu cennet vatanı onun bunun dış bağlantılı oyunlarına teslim edemeyiz. Durduğumuz yer doğrudur, doğrulduğumuz bereketli toprak Türk toprağıdır. MHP bugün çok daha güçlü, çok daha tesirli, çok daha şuurludur ve gelecek Cumhur İttifakı ile birlikte MHP'dedir.


"KİMSENİN PROPAGANDA ARACI OLMAYACAĞIZ"

Tarih boyunca değişmeyen kural şudur; bir devletin rakiplerine karşı aşırı derecede silahlanması savaş riskini de beraberinde getirmiştir. Hiçbir mağlubiyetin, hiçbir yanlış kararın bahanesi olamaz. Öyle bir dönemdeyiz ki kara propagandalar çatışmanın önündedir. Rusya-Ukrayna savaşında bunu çok açık görmek mümkündür. Yalan haberler, siber müdahaleler, ekonomik manipülasyonlar, diğer araçların tümü devreye alınmaktadır. Buça şehrinde yaşandığı iddia edilen sivil ve masum insanların katledilmesiyle ilgili haberlerin gündeme yansıması her açıdan incelenmeye muhtaç bir meseledir. Mesele ciddi tepkilere neden olmuştur, ayrıca elleri arkadan bağlanarak katledilen sivillerin paylaşılan görüntüleri ilk bakışta insanlık vicdanında infiale yol açmıştır. Karşılaşılan trajik sahnelerin düzmece bir olay mı veya gerçekten bir katliam mı olduğu henüz açıklığa kavuşmamıştır. Biz kimsenin sefil propagandasına refakat edemeyiz. Şuurlu ve uyanık hareket etmek, önümüzdeki sis bulutunun içinde güvenli yol bulmamızı temin edecektir.


Burada asıl can alıcı husus Rusya ile Ukrayna arasında süren barış görüşmeleri sırasında sivil katliamların dünya kamuoyuna bomba gibi düşmesidir. Rusya yönetimi Buça'daki katliam iddialarının kurgu ve yalan olduğunu açıklamıştır ancak ABD'den Fransa'ya kadar niyeti bildik ülkeler Buça'da savaş suçunun işlendiğini duyurmuşlardır. Savaşın bitmesine tahammülü olmayan ülkeler iğrenç bir yola başvurmuşlardır. Irak işgalinde kimyasal silahlar gerekçe gösterilmişti. İddiası asılsızdı, bu nedenle süreç kariyerinin kara bir lekesi olarak işaretlenmişti. Irak ordusunun petrol kuyularını bombalayarak çevre yıkımına yol açtığı devamlı gündemde tutulmuştu. Sonraki yıllarda fotoğrafların Fransa sahillerinde çekildiği anlaşılmıştı. Elbette katliam varsa bu kanlı Hadise herhangi bir şaibeye açık kapı bırakmadan tespit edilmişse, sorumlularından hesap sorulması insanlık görevidir. Üzerinde durulması gereken konu neden böyle bir zamanda bu katliam iddiasının gündeme taşınmasıdır. Buna kimler gerek duymuştur? Savaşın şiddet dozajının artışını hedefleyenler vardır ve açıktadır.


İSTANBUL'DAKİ RUSYA-UKRAYNA MÜZAKERESİ

Özellikle geçtiğimiz hafta Dolmabahçe'de Rusya-Ukrayna temsilcilerinin bir araya gelmeleri pek çok ülkeyi telaşlandırmıştır. Katliam iddialarının bu görüşmeden sonra gündeme gelmesi ya tesadüf ya da kara bir tezgahtır. CHP'nin ne dediği, İP'in neyi üfürdüğü, diğer zillet partilerinin hangi yalanlara başvurduğu önemsizdir. Dünya üzerinde savaşın durmasına, silahların susmasına, masumların hayatta kalmasına Türkiye'den başka hizmet eden ikinci bir ülke görülmemiştir.