"Güç sahiplerini gücün kendisi kadar güçten nemalanmaktan başka kutsalı olmayan insanlar da azdırır"

Eski AK Parti milletvekili ve Yeni Şafak yazarı Mehmet Metiner, bugünkü yazısında isim vermeden kendi partisine kullanılan dile ve ‘güç’ konusunda uyarılarda bulundu.

Veganlar marketteki sütleri döktü! Halktan tepkiler gecikmedi Veganlar marketteki sütleri döktü! Halktan tepkiler gecikmedi

Gücün, tıpkı şöhret gibi insanı zehirlediğini ifade eden Metiner, "Başkasının emrinde olmayan güç, zamanla sahibini acımasız bir yaratığa dönüştürür. Güç, hakkın emrinde olmalı ki haklılar en güçlü olabilsinler. Güç sahiplerinin hakkı ve haklıları ezdiği her yerde güç insan kanından ve emeğinden beslenen bir canavardan farksızdır. Güç, adaletin emrinde olmalı. Koşulsuz bir biçimde hem de


Adaletin emrinde olmayan bir güç veya başka bir deyişle salt adaletin tecellisi için kullanılmayan bir güç, akla hayale gelmeyen türlü zalimliklerin keskin kılıcına dönüşür” düşüncesini dile getirdi.

Gücün, adaleti gerçekleştirmek, haksızlığı sonlandırmak herkese hakkını vermek için gerekli olduğunu yazan Metiner, “Hak ettiğine eksiksiz hakkını vermek. Allah’ın hukukuna da kulların hukukuna da koşulsuz bir biçimde riayet etmek. Bunu sağlayan güç, milletin de hizmetinde olan bir güçtür. Kendini milletin üstünde gören bir kibir budalası gördüğünüzde biliniz ki o kişi gücün zehrine yakalanmış biridir” görüşünü dile getirdi.

Metiner, “Güç sahiplerini gücün kendisi kadar güçten nemalanmaktan başka kutsalı olmayan insanlar da azdırır” diyen Metiner, “Güç bir imtihan aracıdır. Sizi cennete de götürür cehenneme de. O yüzden güç ilişkileri üzerinde tekrar tekrar düşünmemiz lazım. Gücün şehvetine yenik düşenlerin ötesi de hayır olmaz” dedi. 

Kaba ve yaralayıcı bir üsluptan kaçınmak  gerektiğini yazan Metiner, "Gücün zehirlediği insanlardan olmamak lazım" başlıklı yazısın şöyle devam etti: 

"Hakaret asla olmamalı hayatımızda.

Küçümseyici ve kibre yaslanan bir küstahlık zinhar semtimize uğramamalı.

Bize söylenmesini istemediğimiz hiç bir söz bizden bir başkasına yönelmemeli.


Bize yapılmasından hoşnutluk duymadığımız hiç bir hareket bizden başkasına gitmemeli.

Başkalarının hayat tarzını düşmanlaştıran bir dil, unutmayalım ki bumerang gibi bize döndüğünde yeryüzü bir cehenneme dönüşür.

Herkesin bir diğerini imha edilmesi gereken düşman olarak gördüğü bir yeryüzü hiç kimse için güvenilir değildir.

Bir arada barış içerisinde farklılıklarımızla yaşamayı öğrenmezsek yeryüzünü hepimiz için yaşanmaz bir cehenneme dönüştürürüz.”