Milli Eğitim Bakanlığı Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında, eğitim kurumlarında görev yapan yöneticiler için ortak bir yeterlik sistemi oluşturuldu. Yeni çerçeve metnin; yönetici seçme, yetiştirme, görevlendirme, değerlendirme ve kariyer planlama süreçlerinde temel referans olarak kullanılacağı belirtildi.
Akademisyenler ve sendikalar da sürece katkı verdi
Çalışmalar sırasında ulusal ve uluslararası eğitim yönetimi modelleri incelenirken, üniversitelerin eğitim yönetimi alanındaki akademisyenleri, Bakanlığın ilgili birimleri, sendikalar ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alındı.
Bakanlık, yeni sistemin bilimsel veriler ışığında ve çok paydaşlı bir anlayışla hazırlandığını vurguladı.
5 temel alanda 36 yeterlik belirlendi
Yeni yeterlik sistemi, okul yöneticilerinin sadece idari görevleri yerine getiren kişiler değil, aynı zamanda eğitim süreçlerine yön veren liderler olarak yetiştirilmesini hedefliyor.
Bu kapsamda yöneticiler için 5 temel yeterlik alanı oluşturuldu:
- Eğitim Liderliği
- Yönetim ve Koordinasyon
- Kültürel Duyarlılık ve İş Birliği
- Ahlak ve Değerler
- Kişisel ve Mesleki Gelişim
Söz konusu alanlar altında toplam 36 yeterlik ve 164 performans göstergesi yer alıyor.
Liderlik ve okul gelişimi ön planda olacak
Yeni sistemle okul yöneticilerinden eğitim öğretim süreçlerine yön vermeleri, kurumsal gelişimi desteklemeleri, okul-aile iş birliğini güçlendirmeleri ve sürekli mesleki gelişim anlayışını benimsemeleri bekleniyor.
Ayrıca yöneticilerin milli, manevi ve evrensel değerleri eğitim ortamına yansıtabilmeleri, paydaşlarla etkili iletişim kurabilmeleri ve değişen eğitim ihtiyaçlarına uygun liderlik sergileyebilmeleri hedefleniyor.
Atama ve kariyer süreçlerinde etkili olacak
Bakanlık tarafından hazırlanan "Eğitim Kurumları Yöneticisi Yeterlikleri" çerçevesi, okul müdürü ve müdür yardımcılarının seçimi, görevlendirilmesi, mesleki gelişimi ve kariyer basamaklarında temel ölçütlerden biri olacak.
MEB, yeni sistemin eğitim kurumlarında kalite standartlarının yükseltilmesine katkı sağlayacağını ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda eğitim yönetiminde daha güçlü bir liderlik anlayışının yerleşmesine zemin hazırlayacağını belirtti.