Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP kurultayına ilişkin tartışmaların gölgesinde kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu. “Siyaseti bırakırım” sözleriyle gündeme gelen Yavaş, yaptığı basın açıklamasında birlik mesajı vererek, “Torunlarımız dahi bizi affetmez” dedi.
“Bu Sadece Bizim Partimizin Meselesi Değil”
Yavaş, CHP içinde yaşanan kurultay tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Bugün öyle bir dönemden geçiyoruz ki, bir ve beraber olmaktan başka ne şansımız var ne de çaremiz. Bu sadece bizim partimizin değil, tüm muhalefet partilerinin meselesidir. Eğer birlikte hareket etmezsek, sadece bugünü değil geleceğimizi de kaybederiz.”
“Kurultay Tartışmaları Demokrasiye Katkı Sunmaz”
30 Haziran’da görülecek olan CHP 38. Olağan Kurultayı ile ilgili davaya değinen Yavaş, sürecin parti içi tartışmalara neden olmasını eleştirdi:
“Bu tartışmalar, ne ülkemizin demokratikleşme ve adalet mücadelesine, ne de yurttaşlarımızın derinleşen yoksulluk sorununa katkı sunar.”
Yavaş, mevcut ve önceki genel başkanlar etrafında yürütülen tartışmaların CHP kültürüne yakışmadığını da vurguladı.
İktidara Eleştiri: “Belediyelerimize Karşı İtibarsızlaştırma Kampanyası Yürütülüyor”
Yavaş, iktidarın CHP’li belediyelere yönelik baskı uyguladığını öne sürerek, “11 belediye başkanımız cezaevinde ve hâlâ iddianameleri bile hazırlanmadı” dedi. Kurultay davasının hukuki değil, siyasi bir süreç olduğuna dikkat çeken Yavaş, “Bu beklentinin partimizde bir türbülans yaratmış olması beni üzüyor” dedi.
“İki Büyük Hedefim Var”
ABB Başkanı olarak iki ana hedefini de kamuoyuyla paylaşan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
-
“Ankaralılara layıkıyla hizmet etmek ve onların güvenini boşa çıkarmamak.”
-
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini sona erdirmek ve parlamenter sisteme geçiş için çalışmak.”
“Tek Yumruk Olmalıyız”
Yavaş, açıklamasını şu birlik çağrısıyla sonlandırdı:
“Bu süreçte önceki genel başkanımız, mevcut genel başkanımız ve tüm partililerin tek yumruk halinde durması en büyük arzumdur. Aksi halde ben dahil hiçbirimizin siyaset yapmasının anlamı kalmaz.”