Kasko fiyatları uzun vadede 10 kat, kısa vadede ise 3 kat zamlandı! Hal böyle olunca araç sahiplerinin cepleri de yanmaya başladı. Öyle ki bazı araç sahipleri risk alıp kasko yaptırmıyor bile. Trafik sigortasında ise büyük yığılma dolayısıyla zarar söz konusu.

NTV'de canlı yayında açıklamalarda bulunan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı konuya ilişkin soruları cevapladı.

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı'nın sorulara cevapları:

Geçici barınma merkezleri yayınlandı! Geçici barınma merkezleri yayınlandı!

KASKO FİYATLARI NASIL BELİRLENİYOR?
'Serbest piyasa ekonomisi ve piyasa dinamikleri çerçevesinde bir sistematik içerisinde fiyatlamalar belirleniyor. Malumunuz. Kasko sigortası temin eden 35 şirket var. Dolayısıyla ürünü şirketlerimiz tüketiciyle buluştururken her sektörde olduğu gibi kendi risk iştahlarına, hangi segmentte nasıl pozisyon alacaklarına veya bu konudaki taşımak istedikleri riske veya buradaki alabilecekleri piyasa oranlarına, kendi piyasa paylarına göre fiyatlıyorlar.

Fiyatlamaların ilk etapta teklif bazında olduğunu göz önünde bulundurmak lazım. Siz ilk piyasaya çıktığınızda tüketici olarak, şirketlerden bir piyasa araştırması yapıyorsunuz. Bu piyasa araştırmasını da o oluşan tekliflere göre, eğer bir şirketin o araç segmentinde poliçe konusunda iştahı düşük ise daha yüksek fiyat vererek orada da az agresif olduğunu görebiliyoruz. Dolayısıyla bu çıkan tekliflerin poliçe bedeli olarak algılanması son derece bizi üzüyor.

KASKO YAPMAMAK İÇİN Mİ YÜKSEK TEKLİFİ VERİLİYOR?
Hayır yapmamak için değil. O araç segmentindeki fiyatlamasını o şekilde çıkartıyor. Sonuçta bunlar bir matematiksel hesap çerçevesinde oluşuyor. Dediğim gibi 35 tane şirket, ortalama bir fiyat araştırması yaptığınızda her keseye göre, her araç grubuna göre farklı fiyatların tüketiciyle buluştuğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu çerçevede bu söylediğiniz 10 katı rakamlar hiçbir zaman için poliçeleşme sürecinde gerçek fiyatlarla ayrışıyor. Yani şöyle, siz teklifi 10 bin liralık poliçeyi 100 bin liralık rakam olarak buluyorsunuz bir şirket tarafından ama poliçeleştirildiğinde bu rakam 10 bin lira olarak realize oluyor. Bunun açıkçası şöyle de bir altını çizilmesi geren yönü var.Primle fiyatın birbirinden aslında aynı olmadığı...

Şöyle ifade edeyim biz 2019'dan 2022'ye kadar olan birinci çeyrek 2019'dan 2022'nin üçüncü çeyreğine kadar olan döneme baktık, aşağı yukarı kasko primlerinde hiçbir farklılaşma yok. Neredeyse stabil gitmiş. Araç fiyatları artarken. Bu da şunu gösteriyor, özellikle pandemi dönemindeki hasarsızlık ve şirketlerin bu çerçevede daha müşteriyle uygun fiyatlı poliçeyle buluşturabilmek için bir uygun fiyat politikası izlediğini görüyoruz.
Dolasıyla 3 yıl boyunca artmayan bir fiyatın 2022'deki oluşan enflasyonist etkilerle beraber bir düzletme yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla 3 yıl ortalamaya baktığınızda, ortalama kasko primi yüzde 300 artarken, araç fiyatlarında yüzde 360 varan bir fiyat değişimi görüyoruz.

Şu anda ortalama kasko fiyat artışının gerçekleşen primlerle yüzde 220 arttığını görüyoruz. Bu da araç değerleriyle karşılaştırdığınızda fiyata yansıyan kısmının son derece sınırlı kaldığını, sigorta şirketlerinin bu fiyatı primlere yansıtmamak için özellikle çaba sarf ettiğini görüyoruz.

Örneğin siz aracınızı 2019 yılında 200 bin TL'llik aracınızı 10 bin TL'ye ye kasko yaptırıyorsanız.Bu aşağı yukarı binde 8 civarında bir fiyata tekabül ediyordu. Bu bide 8'in tam tersi yukarı yönlü değil, daha çok aşağı yönlü geliştiğini görüyoruz.

KASKODA FİYAT DÜŞÜRMENİN YOLU VAR MIDIR?
Şirketlerimiz uygun fiyatlı poliçelerle müşterilerle sigortalıyı buluşturmak için farklı talimat yapılarına uygun poliçeler üretmeye başladı.Muafiyetli kasko bunlardan bir tanesi. Ama şunu unutmamak lazım, geniş kapsamlı kasko göre muafiyetli de bazı riskleri tüketici kendi üzerinde tutuyor. Ya da bazı hasarları kendi üzerinde tutuyor. Bu hasarları sigorta şirketine devretmemiş oluyor. Ne kadar çok teminat kapsamına genişletirseniz fiyat da o kadar yukarıya çıkıyor.'