Kağıthane'de uzman çavuş olan nişanlısını beylik silahıyla vurarak öldürdüğü iddiasıyla müebbet hapis istemiyle yargılanan Gizem Erdoğan hakim karşına çıktı. Gizem Erdoğan savunmasında, "Onu isteyerek, bilerek öldürmedim. Kendini koruyan nadir kadınlardan olduğumu hissediyorum. Cezaevinde şu an özgürlüğümden mahrumum, ama dayak yemiyorum, yaşıyorum" dedi.

İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Gizem Erdoğan koronavirüs tedbirleri kapsamında beyaz tulum giymiş halde getirildi. Duruşma salonunda sanık avukatları da hazır bulundu. Duruşmaya, şikayetçi taraf olarak kimse katılmadı.

Gizem Erdoğan duruşmada savunmasını yaptı. Erdoğan, maktül ile bir arkadaşlık uygulaması üzerinden tanıştığını ve daha sonrasında ilişkilerinin ilerleyerek sevgili olduklarını söyledi. Erdoğan, Samsun'da icra katibi olarak çalıştığı iş yerinden çıkarak Zeynel Yıldırım ile İstanbul'a gelerek birlikte yaşadıklarını belirtti. Evlilik planı yaptıklarını öne süren Gizem Erdoğan, "Her şey 4 Mayıs'a kadar normaldi ve güzel gidiyordu. Bir gün evde temizlik yaparken Zeynel Yıldırım'ı markete gönderdim eksiklikler için. Eve döndüğünde ben temizlik yaparken oturma odasında alkol almaya başladı ve telefonda biriyle 'Canım müsait misin, buluşalım' şeklinde konuşuyordu. Kendisine ne yaptığını sorduğumda bana tokat attı ve üzerime çıkıp boğazımı sıktı. Maktulün sol tarafında bıçak yarası vardı. Ben sorduğumda Gaziantep'te bıçaklandığını söylemişti. Üzerime çıkıp bana 'Beni bıçaklayanı öldürdüğüm gibi seni de öldürürüm. Uygunsuz fotoğraflarını ailene veririm. Herkese rezil olursun' dedi. Ben elinden kurtulmaya çalışıyordum o esnada. Gözlerimin döndüğünü ve ağzımdan köpük geldiğini görünce beni bıraktı" dedi.

"KENDİNİ KORUYAN NADİR KADINLARDAN OLDUĞUMU HİSSEDİYORUM"

Savunma yaptığı sırada gözyaşlarını tutamayan Gizem Erdoğan, maktulün olaydan önceki gece kendisine tecavüz ettiğini söyleyerek, "Zaten bavulumu hazırlamış, gitme kararı almıştım. Ama aklım hala uygunsuz fotoğraflarımdaydı. Bunalıma girdim. Önceki akşam bana yaşattığı olay ve onun vermiş olduğu psikoloji ile kendime zarar vermeyi düşündüm. Çünkü kendimi ilk defa bu kadar çaresiz hissediyordum. Silahı çenemin altına dayadım, o esnada kapı açılma sesi geldi. Kapıyı açamadı, arkasında anahtar varmış. Silahı kanepenin üzerine koyup kapıyı açmaya gittim. Bana 'Aç kapıyı, geberteceğim seni' diyerek küfretti. Holden döndüm ve silahı alıp korksun diye ayaklarına, yere doğru tuttum. Ona doğru ateş ettim çünkü bana zarar verecekti, beni öldürecekti. Bana 'Ya sen kendini öldür ya da ben seni öldüreceğim' diyordu. Üç, dört el silah sesini hatırlıyorum, onun dışında bir şey hatırlamıyorum. Ben onu isteyerek, bilerek öldürmedim. Kendini koruyan nadir kadınlardan olduğumu hissediyorum. Cezaevinde şu an özgürlüğümden mahrumum ama dayak yemiyorum, yaşıyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan beraatını ve tahliyesini talep ederek çok pişman olduğunu da söyledi.

AVUKATLARI MEŞRU MÜDAFAA OLDUĞUNU SAVUNDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çalışanlara müjde... İşte detaylar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çalışanlara müjde... İşte detaylar.

Erdoğan'ın avukatları, dosya kapsamındaki suçun meşru müdafaa sınırları içerisinde olduğunu söyleyerek tutuksuz yargılanmasını istedi.

ANNESİ VE BABASI TANIK OLARAK DİNLENECEK

Sanık Gizem Erdoğan'ın annesi ve babasının tanık olarak zorla getirilmelerine karar veren mahkeme, Erdoğan'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Kağıthane'de, 5 Temmuz günü, Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli Topçu Uzman Çavuş Zeynel Yıldırım (26), bir süredir aynı evde yaşadığı nişanlısı Gizem Erdoğan (30) tarafından beylik tabancasıyla vurularak öldürüldü. Olayın ardından gözaltına alınan Gizem Erdoğan çıkarıldığı mahkemece "Kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Uzman Çavuş Zeynel Yıldırım ise Gaziantep'te toprağa verilmişti.