2022 yılında Irak'ın kuzeyinde sürdürülen Pençe-Kilit Harekatı'nda şehit düşen Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un naaşını arama çalışmalarında görev alan askerlerden 19’u metan gazına maruz kalırken, bu askerlerden 12’si şehit oldu. Yaşananların perde arkasına ilişkin açıklamalarda bulunan Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, acı olayın nasıl geliştiğine dair çarpıcı bilgiler aktardı.
Naaşın saklandığı mağarada metan gazı tuzağı
Abdullah Ağar, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, şehit Üsteğmen Bozkurt’un naaşının Hastane Mağarası adı verilen bir bölgede olabileceği yönünde istihbarat alındığını, bu bilgi üzerine mağarada arama-tarama faaliyetlerinin başlatıldığını belirtti.
Ağar, söz konusu mağaranın daha önce teröristlerin kullanımına engel olmak için hem içten hem dıştan patlatılarak mühürlendiğini, bu nedenle içeride oksijensiz bir ortamın oluştuğunu ve metan gazının burada biriktiğini ifade etti.
“Mağaranın içinde büyük olasılıkla bu trajedi yaşandı”
Uzman değerlendirmesinde, metan gazının renksiz, kokusuz ve hissedilmesi imkânsız bir gaz olduğunu vurguladı. Açıklamasında, “Üzülerek söylemek zorundayım. Kavrayabildiğim kadarıyla büyük olasılıkla mağaranın içinde bunlar yaşandı” ifadelerine yer verdi.
Metan gazı nasıl ölümcül oldu?
Abdullah Ağar, metan gazının doğrudan zehirleyici olmadığını, ancak oksijenin yerini alarak boğulmaya yol açtığını belirtti. Kapalı ve havasız ortamlarda çürüyen organik maddelerle metan gazının oluşabileceğini açıklayan Ağar, şu bilgileri verdi:
“Metanojenik bakteriler, oksijensiz ortamda organik maddeleri parçalarken metan üretir. Bu süreç çürüyen hayvansal ve bitkisel kalıntılar içeren mağaralarda görülür.”
Hastane Mağarası'nda da aynı durumun yaşandığını söyleyen Ağar, olayın sıradan bir gaz sızıntısından ibaret olmadığını, mağaranın yapısı itibarıyla adeta bir gaz tuzağına dönüştüğünü ifade etti.
Şehitler kurtarma sırasında yaşamını yitirdi
Arama faaliyetine katılan birlik içinde bulunan bir grup askerin mağaraya ilk girdiğinde metan gazından etkilendiği, ardından diğer askerlerin içerideki arkadaşlarını kurtarmak için aynı ortama girdiği ve bu nedenle etkilenen asker sayısının arttığı belirtildi.
İstihbarat Üsteğmeni başta olmak üzere, istihkam personelinin mağaranın derinliklerine doğru ilerlediği ve burada havasızlıktan dolayı hipoksi geliştiği, kısa sürede bilinç kaybı yaşandığı bildirildi. Ağar, olayda hayatını kaybedenlerin bir kısmının, içeride kalan arkadaşlarını yalnız bırakmamak adına tekrar mağaraya girdiğini aktardı.
“Kahramanlık ve fedakârlık iç içe”
Ağar, paylaşımında şunları söyledi:
“Bir bilinmezin içine, karanlığa, çaresizlikle girildi. Kahramanlık, fedakârlık, acı ve ölüm iç içeydi. Bu olay bize bir kez daha gösterdi ki Türk askeri, silah arkadaşını hiçbir şartta geride bırakmıyor.”
Patlama olmadı, boğulma yaşandı
Ağar, olayın teknik yönünü de açıklayarak, mağarada patlama yaşanmadığını, metanın zehirleyici değil boğucu bir gaz olduğunu vurguladı. %5-15 oranındaki metan-hava karışımının patlayıcı özellik taşıdığını, ancak bu olayda patlama izi bulunmadığını ifade etti.
“Bu nedenle olayın doğrudan nedeni, metan gazının oksijenin yerini alarak, askerlerin solunum yapmasını engellemesi oldu.”