İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, sadece katliam ve aç bırakma ile sınırlı kalmayıp, suyu da savaş aracı olarak kullanması bölgedeki insani krizi derinleştiriyor. El-Mevasi bölgesinde yaklaşık bir milyon Filistinli, temel yaşam ihtiyaçlarından yoksun bir şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Gazze Şeridi’ne uygulanan insani abluka kapsamında İsrail, kuzeydeki yüz binlerce kişiyi Han Yunus’un El-Mevasi bölgesine zorla göç ettiriyor. Bu süreçte bölgedeki halk, içme ve temizlik için gerekli suya erişimde ciddi zorluklarla karşılaşıyor.
16 Eylül’de başlayan kara saldırıları, kuzeyden güneye doğru yeni göç dalgalarına yol açtı. El-Mevasi’de sıkışan Filistinliler, birkaç günde bir gelen su tankerlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Gazze hükümetinin açıklamalarına göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu 112 tatlı su kaynağı ve 720 kuyuyu kullanılamaz hâle getirdi. Bu durum, yaklaşık 1 milyon kişinin yaşadığı El-Mevasi’yi insani yaşam koşullarından tamamen yoksun bırakıyor.
İsrail’in kuzeydeki Gazze kentini işgal girişimleri, özellikle son iki haftada güneydeki bölgelere yeni göç hareketlerini hızlandırdı. Kadınlar ve çocuklar, sınırlı su dağıtımının yapıldığı tankerlerin önünde saatlerce beklemek zorunda kalıyor.
El-Mevasi’ye sığınan bir Filistinli, bölgede aşırı kalabalığın su krizini daha da kötüleştirdiğini belirterek, temiz içme suyunun yetersizliğinin en büyük sorun olduğunu vurguladı. Uluslararası topluma ve Arap ülkelerine su sevkiyatı yapılması çağrısında bulunan kişi, çocukların susuzluktan dolayı hastalandığını, hijyen eksikliği nedeniyle bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığını söyledi.
Necat Kampı’nda yaşayan bir başka Filistinli ise halkın 5-6 gün boyunca suya ulaşamadığını, yaklaşık 1.200 kişinin yaşadığı kampta kalabalığın su krizini derinleştirdiğini ifade ederek, “Çamaşır yıkayamıyoruz, günlerce kirli kıyafetlerle kalıyoruz” dedi.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail’in saldırıları nedeniyle binlerce Filistinlinin yerinden edildiğini açıkladı. Kurum, yerleşim alanları, çok katlı binalar ve BM okullarının sistematik hedef alındığını, göç edenlerin temiz su, sanitasyon ve güvenlikten yoksun, aşırı kalabalık kamplar ve derme çatma çadırlarda yaşadığını belirtti.
Gazze Şeridi’nde açlık, su, ilaç, tıbbi gereçler ve hijyen malzemesi eksikliğiyle birlikte insani felaket boyutuna ulaşmış durumda. Çocuklar başta olmak üzere, açlık ve susuzluk nedeniyle ölümler artıyor. İsrail’in sivil altyapıyı tahrip etmesi, Gazze’nin yüzde 88’ini etkilerken, yerinden edilen Filistinlilerin çoğu defalarca göç etmek zorunda kalıyor.
Yerinden edilen Filistinliler, temel ihtiyaçlardan yoksun çadırlarda veya aşırı kalabalık okullarda hijyen yetersizliğiyle mücadele ediyor. Günlük bombardımanlar ise barınma alanlarını ve sivil bölgeleri hedef alarak hayatta kalmayı daha da zorlaştırıyor.