Güncel

İşçinin ücret indirimi itirazı Yargıtay’dan döndü

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ekonomik sıkıntı nedeniyle ücretinde indirime gidilmesini yazılı olarak kabul eden işçinin, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından bu karara itiraz ederek tazminat talep etmesini reddetti. Yüksek Mahkeme, işçinin kendi rızasıyla imzaladığı belgeye sonradan dayanarak aksi yönde talepte bulunmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığına hükmetti.

Abone Ol

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ekonomik sıkıntı nedeniyle ücretinde indirime gidilmesini yazılı olarak kabul eden işçinin, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından bu karara itiraz ederek tazminat talep etmesini reddetti. Yüksek Mahkeme, işçinin kendi rızasıyla imzaladığı belgeye sonradan dayanarak aksi yönde talepte bulunmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığına hükmetti.

İhlas Haber Ajansı’nın haberine göre, ekonomik darboğaza giren bir inşaat şirketi, işten çıkarmanın son çare olması ilkesi doğrultusunda bazı çalışanlarına ücret indirimi teklif etti. Çalışma şartlarında esaslı değişiklik anlamına gelen uygulamayı kabul eden bir kaynakçı işçi, daha sonra iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine İş Mahkemesi’ne başvurarak kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulundu.

İşçi; ücretinin düşük gösterildiğini, fazla mesai yaptığını, resmi tatillerde ve haftanın yedi günü çalıştırıldığını, izin haklarının kullandırılmadığını ileri sürdü. İşveren ise ücret iddialarının gerçeği yansıtmadığını, işçinin çalışma karşılığı tüm alacaklarının ödendiğini ve fesih nedeniyle tazminat hakkı bulunmadığını savundu.

İlk derece mahkemesi işçinin talebini kabul ederken, karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da işveren aleyhine değerlendirildi. Bunun üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi.

Yargıtay kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında çalışma şartlarında esaslı değişikliklerin işçiye yazılı olarak bildirilmesi ve işçinin de bu değişikliği yazılı şekilde kabul etmesi gerektiği hatırlatıldı.

Dosyayı inceleyen Daire, işçinin ücret indirimi teklifini açık şekilde kabul ettiğine dikkat çekti. Kararda, işçinin aynı gün el yazısıyla hazırladığı ve imzaladığı muvafakat belgesiyle ücret değişikliğine onay verdiği belirtildi.

Yargıtay, tarafların iş sözleşmesinin devamı sırasında karşılıklı anlaşarak ücrette indirime gittiklerini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Davacının çalışma şartlarındaki bu değişikliğe önce rıza gösterip iş sözleşmesinin feshinden sonra irade fesadı iddiasına dayanarak talepte bulunması dürüstlük kuralına aykırıdır.”

Daire ayrıca, işçinin “irade fesadı” yani baskı, hata veya hile ile imza attığı yönündeki iddiasını da yeterli delille kanıtlayamadığını belirtti.

Bu gerekçelerle Yargıtay, işçinin ücret indirimi kabulüne ilişkin imzalı belgesine değer verilmesi gerektiğine karar vererek önceki mahkeme kararını bozdu.

Karar, işverenlerin ekonomik gerekçelerle çalışma koşullarında değişiklik yaparken yazılı bildirim ve işçinin açık rızası şartına, işçilerin ise verdikleri yazılı onayların hukuki sonuçlarına dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.