Yüksek faiz yatırıma engel

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan "Yatırımcıların üretim planları yüksek faiz ile dışlanmamalı" dedi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay da, "Yüksek faiz ortamı, üretim ve yatırımın önünde en büyük engel olarak durmaya devam ediyor. Bankalar, yüksek kar yerine ellerini taşın altına koymalı" diye konuştu

GÜNCEL 11.08.2021, 08:46
Yüksek faiz yatırıma engel

Piyasalar ve iş dünyası, gözünü, Merkez Bankası'nın yarın açıklayacağı faiz kararına çevirdi. Başkan Şahap Kavcıoğlu'nun yüzde 19 olan faizde indirim yapması beklenmezken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Yüksek faiz yok" açıklamasına iş dünyasından destek geldi. Sektör temsilcileri yüksek faiz ortamında yatırım yapılmadığını belirterek; üretim, istihdam ve büyüme için faizin düşürülmesi görüşünde birleşti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye'de faiz ortamının yüksek oluşu nedeniyle yatırımların aksadığını belirterek "Yüksek faiz ortamı, üretim ve yatırımın önünde en büyük engel olarak durmaya devam ediyor. Reel sektörün en önemli beklentisi, tek haneli enflasyon ve düşük faizle yatırım iklimi... Dünyada tedarik zincirinin hızla değiştiği ve yeni dengelerin kurulduğu bir dönemdeyiz. Üretim ekonomisinin ön planda olması, fiyat istikrarının ve faiz oranlarının da yatırım iklimini güçlendirmesiyle, yeniden hedeflerimize odaklanacağımıza inanıyorum. Girişimci gücümüzü geliştirmeye, nitelikli insan kaynağımıza yatırım yapmaya, firmalarımızı uluslararası pazarlara açmaya devam edeceğiz. Burada özel bankalar, yüksek karlılık yerine ellerini taşın altına koyarak, istihdam ve üretime destek vermeli" dedi.

MÜCADELE FAİZLE OLMAZ

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Abdurrahman Kaan ise "Covid-19 ile büyük şok yaşayan küresel ekonominin öncü merkez bankaları, devasa ölçekte parasal genişleme kararları aldı. Neredeyse 1,5 senenin geride kaldığı ve şu günlerde söz konusu parasal genişlemenin etkisiyle kaçınılmaz bir şekilde hızla yükselen enflasyona karşı nasıl harekete geçileceği birçok ülkenin öncelikli gündem maddesi oldu. Enflasyon noktasında maalesef diğer ülkelerden negatif anlamda ayrışan Türkiye ekonomisinde ise, geçtiğimiz mart ayında politika faizinin yüzde 19 seviyesine çekilmesiyle, parasal sıkılaştırmanın dozajı artırılmıştı. Bu süreç içerisinde enflasyonun mart ayındaki yüzde 16,19 değerinden, temmuzda yüzde 18,95 değerine yükseldiğine şahit olduk. Bu noktada mart ayında ifade ettiğimiz, 'enflasyonla mücadelenin yalnızca politika faizi ile sürdürülmesinin yeterli olmayacağı' öngörüsünde yanılmadığımızı görmekteyiz" diye konuştu.

İSTİKRAR İÇİN ŞART

Ekonomide toparlanma sürecine girildiğini söyleyen Kaan "Yılın üçüncü çeyreğini yarıladığımız şu günlerde, pandemi süreci boyunca ekonomi yönetiminin reel sektöre sağlamış olduğu teşvik ve destek imkanlarının da hızlandırıcı etkisiyle, ekonomik aktivitenin canlılığını sürdürdüğünü görüyoruz. Bununla birlikte, yüksek faiz oranlarının söz konusu canlılığı baskıladığı da bir gerçektir. Sıklıkla ifade ettiğimiz 'Bir ülkede paranın gücünü o ülkenin üretim ve yatırım gücü belirler' yaklaşımından hareketle; kalıcı bir fiyat istikrarının, planlı ve sürekli bir yatırım, üretim ve ticaret senkronizasyonundan geçtiğini savunuyoruz. Bu nedenle yatırımcıların, üretim ve ticareti canlandırmak, istihdamı artırmak ve neticede enflasyonu baskılamak adına planlamalarının yüksek faiz etkisi ile dışlanmaması gerektiği kanaatindeyiz" açıklamasında bulundu.

KAAN ZENGİNLİ

Yorumlar (0)
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Vakalar sıfırlanmasa da, okulların Eylül'de açılmasını istiyor musunuz?
Namaz Vakti 20 Eylül 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49