"Meslekle Kişiliği Bütünleştirelim"

GÜNCEL 08.01.2019, 21:12
"Meslekle Kişiliği Bütünleştirelim"

Çığlık

"Meslekle Kişiliği Bütünleştirelim"

Ceren Damar Şenel hocam sen rahat uyu çünkü bu vatan için görevini layığı ile yerine getiren o güzel insanlardan birisin. Sen! boş vermedin, görmezden gelmedin, bana ne demedin. Müdahale ettin. Mücadele ettin ........... Sen! görevini yaptın, huzur içinde yat. Amma velakin karşındaki insanlıktan nasibini alamamış. Biz el birliği ile onu buralara kadar nasıl getirmişiz? Hukuk fakültesine nasıl sokmuşuz. Anam - babam- öğretmenim, arkadaşlarım herkes şapkasını önüne koysun düşünsün. Eğitimde yetiştirme ailede olur; ilkokul, ortaokullarda ise öğretim; biçimlendirme kısmı da üniversitelerde. Eğer temel bozuk olursa, ki bu çocuğunki bozukmuş, biçimlendirmenin yani mesleği nasıl yapacağını öğretmenin ne önemi var. Biz bunu nasıl öğretebiliriz ki. Esasında nasılların hiç bir anlamı kalmıyor. İyi bir hukukçu olmaktan ziyade iyi bir insan olarak yetiştirmemişiz, bu ve bunun gibi nicelerini taa en başından. Önce bizim bunu halletmemiz gerekiyor. Sonra iyi insanı, iyi bir meslekle buluşturmalıyız. İşte o zaman gerçekten biz büyük Türkiye oluruz... Ama galiba iyi insan yetiştirmede bir sorunumuz var bizim. İyi insan olmazsan mesleğini de iyi (bilgi, beceri, tutum, etik ilkeler vb) yapamazsın. Kişilerin yapacağı meslekle bütünleşmesi gerekir. Adaleti sağlamak, bu mesleğe yapmak için hukuk fakültesine gitmişsen, ilkönce sen bunun mücadelesini verecek, adaletli olacaksın. Mesleğin etik ilkelerine ilkönce sen uyacaksın ki diğerlerine örnek olasın. İçselleştiremediğin mesleği sadece para kazanmak için yapma, yapmayın, yaptırtmayın annem, babam, arkadaşlarım, öğretmenlerim. Ceren hocam bu sessiz çığlığımı duymuş ve yaptırtmamış. Ceren hocamda bu yolda adaleti sağlamak için sözde insanlıktan nasibimi alamamış bu kişiye yaptırtmadığı için şehit oldu. Sözde hukukçu olacak, adalet sağlayacak kişi kopya çekiyor, bu en basit ifade ile toplumsal anlayışımızda hırsızlıktır ve bu da ahlaksızlıktır. Ahlaksız bir hukukçu ne kötü olur değil mi? Ceren hocam da bu kötü demiş, başkalarının hakkını yedirmemiş ve bu olaya dur demiş. Ama bu ahlaksız sözde hukukçu olmak isteyen kişi bunun kendisinin hakkı olduğunu düşünmüş ve kendi adaletini kendi sağlamaya kalkmış. Hukukçu olacak, adalet sağlayacak kişi böyle yaparsa vay halimize vay ki hem de ne vay....

Çok üzüldüm çok. Esasında bugün o ay yıldızlı al bayrağa sarılı tabutunun için de kendimi gördüm. Gördüm durumun hiç iyi değildi, artık yoktum ve eğitim şehidi idim. Şehit olan insan mutlu olurdu, ama ben mutlu değildim. Bir eksiklik vardı, ama dilim söylemeye varmıyor. Çok üzgünüm anne ben elimden geleni yapıyorum.Yapıyorum ama korkuyorum anne. Korkuyorum anne, al beni içine; alışamadım anne ben bu eğitime. Niçin alışamadığımı sorma bana anne, hangisini söyleyeyim. Eğitimde gelinen noktayı, buraya nasıl geldiğimizi yıllardır sorguluyorum anne. Herkes kendi adaletini sağlıyor sözde. Bu nasıl, hangi tür adalet anne. Bak yine böyle bir adalet anlayışı gencecik bir fidanı da hayatının baharında aldı, götürdü. Sadece Ceren hoca mı? Hangi birini sayayım ciğerim yanıyor anne. Yıllar önce kaybettiğim, kardeşim, dostum, arkadaşım, kardeşimin eşi; yüzbaşı Sezgin'in İstanbul'da ikinci Zırhlı Tugay'ında görev yaparken, yine kendi adaletini sağladığını söyleyen personeli tarafından şehit edildiğini mi?. Bunun açısını kardeşim ve o zaman beş yaşında olan şimdi genç bir kız alan kuzum halen yaşıyor. Ne yazık ki bu olaylar bitmiyor ve biteceğe de benzemiyor. Adana'da bir zabıta memurunun iki amirini belediyeyi basarak şehit etmesi; Rize emniyet müdürünün personeli tarafından şehit edilmesi ve dün gencecik, hayatının baharında bir akademisyenin öğrencisi tarafından şehit edilmesi.........Bu son saydığım üç vaka bir ay içinde yerel ve ulusal basına yansıyandı. Kim bilir sonu bu şekilde ölümle sonuçlanmayan kaç bilinmeyen daha var. Hangi birini anlatayım ki... Öğrencinin bana kaldığı zaman gelip de "Hocam beni bırakırsanız buralar yanar" diyenini mi?, sınıfın içinde arkadaşını jiletleyip, yüzüne çiğ yumurta fırlatanını mı?; olaya müdahale ettiğimde, bana "sende göreceksin hoca" diye tehdit savuranını mı? Şükürler olsun ki bu son söylediğimin okulla ilişiği kesildi. Ancak bu olayın peşi takip edilmeseydi, bu kişinin öğretmenlik diploması alması ve öğretmen olması da muhtemeldi.

Korkuyorum anne ama beni asıl korkutan şu durumdan korkuyorum. O kişinin ilişiğinin kesilmesi aşamasında meslektaşlarımın bana söylediklerinden korkuyorum. Anne bana "hocam korkmuyor musun? Çocuk okuldan atılırsa başına bela olur. Zaten sorunlu bir çocuk başına bela etme " dediler. Daha da ileri gittiler "bak üç beş yıl önce burada bir öğrenci hocasını bıçakladı. Hoca öldü gitti. Başına bela alıyorsun" Soruyorum ne yapalım, duralım mı?. Bunlar hukukçu, bunlar öğretmen, bunlar................. olsunlar mı? Annem beni sen yetiştirdin. Şimdi korkmuyorum, korkma zamanı değil ki. Durmadım, durmaya da niyetim yok. Ben insanların yaşamına dokunmak için yemin etmedim mi? Dokunmalıydım uygun olmayana da. Meslektaşlarım dinleyin beni "ben bir kişiyim, onun yapacağı en son şey beni öldürmek olabilirdi, ancak bu kişi öğretmen olduğunda binlercesinin yaşamına dokunmayacak mıydı?" Dokundurtmadım, görevimi yaptım, huzurluyum. Söz konusu Türkiye'nin geleceği olan çocuklarımı yetiştirecek öğretmenlerin yetişmesi ise elimden geleni yapıyorum ve yapacağım da. Nitekim çocuklarımız vatan ve bayrağımızın yılmaz bekçileri olacaksa. Durmamalıyım. Biliyorum ki, annem! bana vatan ve bayrak için verebileceğim en son şeyin canım olduğunu ve gerektiğinde bunu gözümü kırpmadan verebileceğimi sen öğrettin. Dağdaki Mehmet'im ne ise okuldaki öğretmenimde odur. Vatan ve bayrak söz konusu ise gerisi teferruattır. Bende Ceren gibi bir eğitim neferiyim işte. Bilirim, bayrağa sarılı bedenimin kendime yurt edindiğim vatan toprağıma gömüleceğini. Ama... bilmediğim bir şey var. Biz nerede hata yapıyoruz? Bu yetersiz, davranış bozukluğu olan kişileri bilip de görmezden gelerek mi? Eniştemde kendisini şehit eden kişi için bana şöyle demişti "Adam sorunlu ama tabur komutanım bunu adam et. Ne yaparsan yap ama adam et" dedi demişti. Oysa bunlar nasıl adam olsunlar her biri adamlıktan çıkmış tedaviye ihtiyacı olan hastalıklı ruhlar değiller mi? İnsanların bedenlerindeki hastalık görülür ve tedavi edilir. Ancak bu psikolojileri bozuk insanları tespit ve tedavi etmek oldukça zor ancak imkansız değil. Nitekim bunlar toplumun her kesiminde olabilir. JOHARİ Penceresi'nin o kör noktasına sürüklenen ve yaklaşan o kadar çok insan var ki. Bunları ortaya çıkarmak ve onları sağlığına kavuşturmak gerekiyor. Burada öncelikle kurumların rehberlik ve danışmanlık birimleri ile biz öğretmenlere çok iş düşüyor. Kuma kafamızı gömersek, sorunlu kişilik özellikleri gösteren kişiler için gerekli tedbirleri almazsak, bunları toplumsal hayata hazırlamazsak, bu ve bunun gibi vakaları yaşamaya devam ederiz. Gelin hep birlikte; annem, babam, arkadaşım, öğretmenim buna DUR diyelim. Geç kalmadan MESLEĞİ KİŞİLİKLE buluşturalım. Buna şu sorularının yanıtını vererek şimdi başlayalım. Toplumsal hayatı düzenleyen adalet sisteminde görev yapacak bu kişileri hangi kişilik testlerinden geçiyoruz? Toplumsal hayatı şekillendiren öğretmenlik gibi bir mesleği yapacak öğretmenleri hangi kişilik testinden geçiyoruz?. Ben söyleyeyim geçirmiyoruz ama öğretmen, avukat, hakim ve daha nicelerini ..............yapabiliyoruz. Özellikle emniyet, askeriye, adalet ve eğitim kurumlarına alınacak öğrenciler de dahil bu mesleğe yeni başlayacak ve devam eden herkesin ciddi psikolojik testlerden geçirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Bakın etrafınıza parayı verip de formasyon eğitimi ile öğretmenlik diploması alamayan kaç kişi var. Belki yok belki de çok az. Parayı verip de, özel üniversitelerin (?) hukuk fakültelerine ya da yurt dışına gidip de adalet sistemi içerisinde yarının avukatı ve hakimi olmak için çabalayan kaç kişi var. Bu ve buna benzer o kadar cevaplanması gereken konu var ki, anlatamamam. Ceren'imizi şehit eden bu insan müsveddesi de hukukçu olmanın para ile olmayacağını; çalışma ile hukukçu olacağını anlamış ama çalışmadan kolayına kaçıp kopyalarla sınıf geçmeye yeltenmiş, buna müdahale eden ve tutanak tutan hocasını da şehit etmiş. Bu çocuk kimi model almış. Kendi adaletini sağlayan diğerlerini mi? Kimi?.....

Ceren hocam Allah seni gani gani Rahmet eylesin. Eylesin dee....."Umarım bu olay herkese ders olur" diyen o öğrenciyi ne yapacağız. Onu da öyle bir ıslah edeceğiz öyle bir eğiteceğiz ki gerekirse taa en başa döneceğiz. Söylediği sözlerden rahatsızlık duyması gerektiğini vicdanının! tamda orta yerine öyle bir yerleştireceğiz ki bir daha bunu düşünemesin, söylemesin, Cerenleri öldürmesin.

Doç. Dr. Erkan KIRAL

Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Eğitim Bilimleri Bölümü

Yorumlar (2)
Meslek Lisesi Memleket Meselesi! 2 yıl önce
Lise eğitimi almak istemeyen geniş kitleleri bitirseler bile ihtiyacın uç katı öğrenci alan meslek liselerine yerleştirip,ardından bu kilişe sloganı bozuk plak gibi tekrarlamak hangi sorunu çözüyor?
HASAN KAYA 2 yıl önce
Ahlak kurallarını içselleştirmeden etik kuralları içselleştirmeye kalkarsanız...
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce erken bir genel seçim olmalı mı?
Namaz Vakti 24 Haziran 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49