- Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında, darbecilerin yayınladığı sözde atama listesinde isimleri bulunan eski generallerin yargılandığı davanın gerekçeli kararında, örgütün "operasyonel hat"larla haberleşme yöntemi gözler önüne serildi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25 Mayıs'ta sözde atama listesinde isimleri bulunan eski generaller Murat Yaygın ve Celalettin Çoban'a, "FETÖ üyeliği" suçundan hapis cezası verdiği kararın gerekçesi tamamlandı.

Sözde atama listesinde Murat Yaygın'ın Devlet Personel Başkanı, Celalettin Çoban'ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanı olarak isimlerinin geçtiği belirtilen gerekçeli kararda, sanıkların sözde atama listesinde yazan görevlerini tevdi almaya veya bu hususta teşebbüsünü içerecek herhangi bir eylemde bulunup bulunmadığına ilişkin dosyada mevcut bir delil bulunmadığı belirtilerek, bu nedenle sanıkların "anayasal düzeni ihlal" suçundan beraatlarına karar verildiği hatırlatıldı.

Gerekçeli kararda, Çoban'ın, farklı kişiler adına kayıtlı 3 GSM hattını, örgütsel haberleşme amacıyla operasyonel olarak kullandığı, bu hatlarının Ankara, İstanbul, Konya ve Mardin'deki sabit/ankesörlü hatlardan FETÖ'nün mahrem imamları tarafından arandığının tespit edildiği belirtildi.

Çoban'ın, FETÖ üyesi olduğu ve 2015'te örgüte ait "Kimse Yok Mu" derneğine yardım yapılmasını istediğine dair tanık beyanlarına da yer verilen kararda, sanığa "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 10 yıl hapis cezası verildiği kaydedildi.

Murat Yaygın'ın da farklı şahıslar adına kayıtlı 2 GSM hattından 52 kez iletişim kaydı bulunduğu ve bu operasyonel hatlardan örgüt mensuplarıyla iletişime geçtiği belirtilen gerekçeli kararda, sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı.

- Operasyonel hatlarla iletişim yöntemi

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, örgütün gizi haberleşme sistemi olarak kullandığı "operasyonel hatlarla iletişim" yöntemi irdelendi.

Gerekçeli kararda, örgütsel haberleşme yöntemi olarak kullanılan operasyonel hatların, FETÖ tarafından haberleşmenin gizli tutulması ve asıl kullanıcı olan örgüt mensubuna ulaşılamaması amacıyla, hedef şaşırtmak için kullanıldığına işaret edildi.

Genellikle "ışık" veya "hijyen evi" olarak adlandırılan örgüte müzahir evlerde ya da yurtlarda kalan, örgüt hiyerarşisinde alt birimlerde yer alan şahısların, örgütsel talimat üzerine kendi adlarına ya da yakın çevreleri adına çıkarttıkları hatları, örgütün mahrem yapılanmasında bulunan şahıslara kullanmaları için verdiği ifade edildi.

FETÖ mensupları tarafından operasyonel olarak kullanılan hatların yerine, bir süre sonra yeni GSM hattı temin edildiği ve eski hatla birlikte telefonun da değiştirildiği belirtilen gerekçeli kararda, şu tespitlere yer verildi:

"Telefonların değiştirilmesi sürecinde, eski telefonlar imha edilmekte ve parçalanarak farklı bölgelerdeki çöp kutularına atılmakta ya da örgütte bilişim alanında görevlendirilen şahıslarca cihazlar sıfırlanarak yeniden farklı örgüt mensuplarının kullanımına verilmektedir. Böylece tek numara ile görüşme yapan hat görüntüsünden uzaklaşılması ve örgütün kullandığı hatların ve hücresel haberleşme ağının tespitinin zorlaştırılması amaçlanmaktadır. Örgüt mensuplarının başkasının adına olan GSM hatları temin edip, bunları belirli aralıklarla cihazlarıyla birlikte değiştirmeleri dahi, legal olduğunu iddia ettikleri faaliyetlerinin illegal olduğunu ve bunları gizlemeye çalıştıklarını ortaya koymak açısından önemli bir veridir."

Gerekçeli kararda, örgüt mensubu askerlerin kullandığı farklı kişiler adına kayıtlı GSM hatlarının, operasyonel hat olup olmadığının nasıl tespit edildiğine ilişkin de şöyle denildi:

"Örgütsel haberleşmede operasyonel hat kullanımı, en çok aranan ve arayan şahıslar, sıklıkla baz sinyali alınan konumlar, operasyonel GSM hattı ile fiili kullanıcısı örgüt mensubunun kendi adına kayıtlı olan GSM hatları arasında karşılıklı arama ve aranma kaydı olup olmadığı, ortak baz birlikteliği, şahsın aile, mesleki ve sosyal çevresi ile iletişim kayıtlarının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde ortaya konulabilmektedir."