Enflasyon 15 yılın zirvesinde

Enflasyon Eylül ayında yüzde 24,52'ye yükselerek 15 yılın zirvesine ulaştı. Üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 46'nın üzerinde. Ekonomist Mahfi Eğilmez, enflasyondaki hızlı artışın nedenlerini ve sonuçlarını kaleme aldı.

GÜNCEL 03.10.2018, 18:45
Enflasyon 15 yılın zirvesinde

Yılbaşından beri sürekli yeni rekorlar deneyen enflasyonun Eylül ayında zirve yapması bekleniyordu ama beklenenin çok ötesinde bir gerçekleşme çıktı karşımıza.

Tüketici fiyatları enflasyonu ya da manşet enflasyon (TÜFE) aylık yüzde 6,30, çekirdek enflasyon (C Endeksi) aylık yüzde 6,76, yurtiçi üretici fiyatları enflasyonu da (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 10,88 artış ile enflasyonu yüksek sayılan ekonomilerin yıllık enflasyonu kadar aylık artışlar sergilemiş oldu.

Ekim 2017'den Eylül 2018'e kadar 12 aylık enflasyon oranları şöyle bir tablo ortaya koyuyor.

Enflasyonun seyri ve para politikasının yanıtı

Tarih

TÜFE

Yİ-ÜFE

C endeksi

TCMB Faizi

Ekim

11,90

17,28

11,82

11,96

Kasım

12,98

17,30

12,08

12,05

Aralık

11,92

15,47

12,30

12,53

Ocak 2018

10,35

13,69

12,18

12,75

Şubat

10,26

13,71

11,94

12,75

Mart

10,23

14,28

11,44

12,75

Nisan

10,85

16,37

12,24

12,86

Mayıs

12,15

20,16

12,64

14,30

Haziran

15,39

23,71

14,6

17,31

Temmuz

15,85

25,00

15,1

17,75

Ağustos

17,90

32,13

17,22

18,30

Eylül

24,52

46,15

24,05

24,00

Bu tablodaki TÜFE ve Yİ-ÜFE'yi bir grafiğe dönüştürelim.

TÜFE, 12 aylık bazda yüzde 24,52'ye ulaşırken Merkez Bankası'nın para politikasının en fazla etkili olacağı kalemlerden oluşan çekirdek enflasyon da (C Endeksi) yüzde 24,05'e ulaşmış bulunuyor.

Çekirdek enflasyonun aylık bazda TÜFE'den daha fazla artmış olması önümüzdeki aylarda enflasyondaki artışın yine yüksek düzeylerde devam edeceğini gösteriyor.

Asıl korkutucu nokta burası. Çünkü bu büyük artış Merkez Bankası'nın para politikası uygulamasının işlevsiz kaldığını (ya da alınan parasal önlemlerin etkisinin gecikmeli olarak ortaya çıktığını düşünürsek) çok geç kalınmış önlemler olduğunu ortaya koyuyor.

Kurda yaşanan büyük artışların fiyatlara yansıması kaçınılmazdı. Ve bu yansıma gecikmeli olarak artan oranda yansımaya başladı.

Merkez Bankası da gecikmeli yansımaya güvenip geciktikçe bu sıçramanın durdurulması mümkün olamadı.

TÜFE (yüzde 24,52) ile Yİ-ÜFE (yüzde 46,15) arasındaki büyük fark (21,63 puan) bir başka korkutucu durumu ortaya koyuyor.

Bu fark, özellikle kurdaki artıştan dolayı üretime gelmiş olan fiyat artışlarının henüz tüketiciye yansıtılmadığını gösteriyor.

Bu fark da gelecek aylarda TÜFE'ye yansıyacak ve manşet enflasyon daha da yükselecek.

'Enflasyon alışkanlığı önlenmeli'

Türkiye, 40 yıldır yüksek enflasyonla mücadele ediyor, buna karşılık enflasyonu bir türlü hedeflediği yüzde 5 düzeyine yaklaştıramıyor.

Bu düzeye en çok yaklaştığı yıllar 2010 ve 2013 yılları oldu. O iki yılda yakalanan yıllık enflasyon bugünkü aylık enflasyon düzeyindeydi.

Türkiye'nin, dünyada enflasyonun düşük seyrettiği bu dönemde bu kadar yüksek düzeyde enflasyon yaşaması bu konuda gerçekten mücadele etmediği anlamına geliyor.

Başka hiçbir ifade yüzde 25'e gelmiş manşet enflasyonu ve yüzde 46'yı aşmış üretici enflasyonunu açıklayamaz.

Enflasyonun, 1980'lerdeki gibi denetimden çıkmış halde yükselmesinin en olumsuz etkisi enflasyon alışkanlığı denilen olguyu tekrar gündeme getirmesi şeklinde karşımıza çıkacak.

Enflasyonist beklentilerin yerleşmesi halinde insanları enflasyonun düşeceğine inandırmak artık kolay olmayacak.

Bu gelişmenin bir olumsuz etkisi de dolarizasyonun (para ikamesi) artmasına yol açması olarak yaşanacak.

Yorumlar (1)
Bumin kagan 3 yıl önce
Yok canim o enflasyon degil kedidir ,kedi...bence bu dis guclerin bir oyunudur yoksa enflasyon diye bir şey yoktur.
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce erken bir genel seçim olmalı mı?
Namaz Vakti 03 Ağustos 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49