Bakan Selçuk: Kayıp nesil iddiasına katılmıyorum

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Kayıp nesil diye bir şey çok iddialı bir söylem ve buna asla katılmıyorum. Böle ifadelere katılmıyorum. Önemli olan çocuklarımızın öz denetim becerisi ne durumda? Benim için önemli olan bu. Sosyalleşmesini yitirmemesi önemli. Hiçbir okula gitmemiş hiçbir sınıf görmemiş ellerinde veri olmadan bir genelleme yapılıyor. Pazartesi okullar açıldı bu konuda konuşanların ne kadarı öğrencilerle konuştu. Uzaktan eğitim bazı çocukların başarısını artırdı.

GÜNCEL 02.06.2021, 22:14
Bakan Selçuk: Kayıp nesil iddiasına katılmıyorum

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tarafsız Bölge'de eğitimdeki normalleşme adımlarını ve telafi eğitimin detaylarını anlatıp, yeni dönemle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Bakan Selçuk'un açıklaması şu şekilde;

Eğitim çalışanlarının tamamı 7 Haziran'dan itibaren hepsinin aşılanma randevusu açılacak. Şu ana kadar 813 bin meslektaşımız bu işlemi başlatmıştı.

Bu bir hayat sahnesi ve çocuklar hafta sonları veya sokağa çıkma saatlerinde okulunu binasına bakıyorlar. Bunun binlerce örneğini gördüm. Biz bırakın ders yapmayı sürekli teneffüs yapsa bile faydası var.

YÜZ YÜZE EĞİTİM NEDEN 2 GÜN?

Çocuklar o kadar çok hikaye anlatıyorlar ki, bu mutluluk onlar için hayatın provasını yapmak gibi bir şey. Toplamda her öğrencimiz 2 gün gidiyor. Önümüzde 4 hafta var. Bazı okullarımızda öğretmenlerimiz ihtiyaçların farkında ve gerekirse belli grupları onları davet edip bu 2 günün dışında da çalışma yapabilirler. Biz genel bir çerçeve çiziyoruz ve ihtiyaçlara göre ortam oluşturuyoruz. 2 gün değişken oluyor. Her sınıftı ikiye bölmek gibi genel bir eğilim var. Bazı okullar kendi koşullarına göre bunu değiştirebiliyorlar. Yılık temizlik bütçemizin 10 katını verdik ve çok şanslıyız ki meslek liselerimiz üretiyor bunları. TSE'in bir takım koşulları var ve onlara uymak koşuluyla 'temiz okul' belgesi oluşturuldu.

"Çocukların en az yüzde 80'i okula geliyor"

Çocuklara deseniz ki akşam açıklandı 1 saat sonra gider misiniz derseniz giderler. Okullar ile ilgili sınıfların durumu, yerleştirilmesi binalardaki temizlik ihtiyacı okul yönetimimin düzenle ilgili pozisyonunda bir sıkıntımız yok. İl müdürlerimiz ile devamlı irtibattayız. Neler olabileceğin kesintisiz konuşuyoruz. Öncesinde eğer şöyle olursa şu tedbirleri almak gerekir diye önlem alıyoruz.

Bizim okullarımızda devamlılık çok yüksek öğrencilerin yüzde 90'ı geliyor. İsteyen çocuk gelebilir isteyen gelmeyebilir, bizim önerimiz gelmeyene de gelene de ortam hazırlamak. En az yüzde 80'i geliyor çocukların böyle bir durumda sınıf çok kalabalık oluyor ve mesafeyi ayarlamakta zorlanıyoruz. O yüzden 2 gün.

Lisede şöyle bir sıkıntımız oldu; 9-10-11'leri hiç davet edemedik. Sınav gurubun alabildik sadece.

Eğer kimse okula gelemsin denilirse okulda özel ders veriyoruz. DYK dediğimiz kursu yüz yüze veriyoruz. Her çocuğumuza ayrıca YKS kampı yapıyoruz telefonla soru çözme hakkı veriyoruz. Kendi öğretmeninden canlı ders aldırıyoruz. Ayrıca yapay zeka temelli bir uygulamamız var. 6 ayrı öğretmenden ders alabilirler. Bu eşitliği benim sağlamam lazım.

Salgın olmasa Eylül'ün ikinci haftası açılıyor okul. Önümüzdeki sürece baktığımız zaman bizi yazın okul açmamız Türkiye'nin iklim koşullarında kolay değil. Öğretmenlerimizin dinlenmesi lazım. O kadar yoruldular ki. Bir PC karşısında 6-7 saat oturun ve sürekli ekrana bakın sürekli çocukları yönetmeye çalışın bu kadar saat sonra hiç enerjileri kalmıyor. Bizim muhakkak öğretmenlerimize dinlenme fırsatı vermemiz lazım. O yüzden okullar kapandıktan sonra 2 hafta seminer dönemi olurdu ama biz yapmayacağız çünkü o dönemde vereceğimiz eğitimin kat kat yıl içinde aldılar. Seminer dönemimiz olmayacak. Okulların uygun günleri varsa 2 Temmuz'dan önce ya da sonra isteğe bağlı bir takım etkinliklerle ilgili çok sayıda eğitim açıktı.

Köy okullarında ortamlarımız daha müsait. Köy okullarındaki öğrencilerimizin akademik eksiklikleri daha fazla ve bunu tamamlamamız lazım. Bu çocukların fiziksel ihtiyaçları daha az. Uzaktan eğitimde altyapının olup olmaması gibi konular da var. Dolayasıyla bu çocukları yormayalım öğretmenlerimiz canla başla çalışıyorlar 5 gün bunların eksiğin giderelim ki dezavantaj yaşamasınlar dedik. Anne-babalar okular 5 gün açılsın istiyorlar. Anne-babalar memnun olmasa yüzde 80'den fazlası okula gelmez. İnanılmaz bir heyecan hazırlık var.

3 gün yapmak için cumartesi de okula gelinmesi gerekirdi. Okul yöneticilerimize istirham ediyoruz, sizin okulunuzda imkan var ise bu 3 gün de olabilir ama okul yönetimi der ki bizim şu grup öğrencimizin çok ihtiyacı var biz 3 gün çalışma istiyoruz derse olur, esneklik var.

YENİ EĞİTİM YILI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Farazi olarak şunu düşünüyoruz Eylül 1'e alalım biraz daha erken başlayalım, böyle başlarsak kazanımları nasıl sağlarız burada uyum programı söz konusu. Bu çalışma bütün sınıflar için kritik konu ve kazanımları belirliyor. Bu şu demek; önümüzdeki yıl hangi hafta ne şekilde ilerleyeceğini belirtiyor her ders içi. Biz bunu okullarda paylaşacağız ve okullarda ona göre şekillendirecek.

Biz hesabımızı yaza göre de kışa göre de yapıyoruz. Şartlar güzel giderse aşının da olumlu etkisini görürsek planımız 1 Eylül'de okulları 5 gün açmak. Koşullar zorlayıcı şekilde gelirse başka bir çalışma gelebilir onun da hazırlığı var.

Biz geçen dönemde de karneyi günler öncesinden verdik. Karne dijital verildiği için tüm öğrenciler sıra olup velilerde orada hep beraber karne dağıtımı gibi tören olmadığı için. Milyonlarca öğrencimiz var, hepsi birden aynı anda dijital sisteme girmeye çalışıyorlar ve sıkışma oluyor. Günler öncesinden açtık.

Ölçme değerlendirme ile ilgili danışma kurlumuz var. Bizim en çok danıştığımız kişiler il müdürleri öğretmenler ve okul müdürleri. Bir karar alırken Bitlis'te farklı İstanbul'da farklı etkiye yol açıyor. Sahaya danışmak lazım. Böyle baktığımızda da süreç içerisinde alınan kararlar bölgesel olarak farklılaşa biliyor ve ihtiyaç temelli hareket ediyoruz. Notlar ile ilgili 1. dönemde alınan notlar var. Eğer isterseniz birinci dönem notunuz geçerli olabilir bir öğrenci diyebilir ben çok hazırlandım ve notlumu yükseltmek istiyorum diyebilir. İsteyen sınava da girebilir isterse öğrenci sorumluluk sınavlarımız var ayın sonunda oradaki sınavlara girerek de dersi kalmışsa ve dersi düşükse sorumluluk sınavına girip yükseltebilir. Hiç girmez ise birinci dönemdeki notunu geçireceğiz.

LGS

Hangi öğrenci sınava girerken neyi getirmeli kiminle gelmeli gibi birçok teknik ayrıntı var ve biz bunları paylaştık. Sınavda hiçbir değişiklik yok. 9'da öğrencinin olması gerekiyor 9.30'da da sınav başlayacak. Sınav yerleri öğrenciye bildirilmiş oluyor. Öğrencilerin evine en yakın okula gitmesini sağlamak ve sınıfları seyreltmek temel amaç bunlar. Öğrencinin velisi okulun dışında bekliyor ve biz bahçedeki o karmaşayı sakıncalı buluyoruz, velilerimiz de buna saygılı davranıyorlar. Sınava giriş belgesi öğrencinin sırasında hazır olacak. Eskiden vardı ama biz çocukları bunları yormak istemiyoruz. LGS katılım zorunlu değil, girmeyen için herhangi bir şey söz konusu değil. Öğrenci yanında geçerli kimlik belgesinden bahsediyoruz 15 yaşından itibaren fotoğraf ekleniyor biliyorsunuz. Fazladan kalemler hazır maskeler dezenfektanlar hazır.

Korona olan öğrenciler için özel bir durum var. Bu temaslı ve pozitif olmak şeklinde ayrılıyor. Doğrudan korna almışsa çocuğumuz biz onun için oda ayarladık. Temaslıysa ayrı bir grup halinde sınava girecek. 30 Haziran'da LGS sınav sonuçları açıklanacak. Bu sene daha rahat olacak, okullardaki şartları oturttuk. İlk başta sıkıntılar vardı okulun temiz belgesi her okulda yoktu ama şimdi 18 bine yakın okulda var. Çalışan öğretmen sayısı 2 kat arttı. Sınavda maske zorunluğu var.

TELAFİ EĞİTİMİ

Müfredat demek, yazılı bazı kazanımların çocuklarla paylaşılması değildir, çocukların bir okul ortamında bulunması sosyalleşmesi çocuğun bütünsel gelişimiyle ilgilidir. Bir şekilde bizim, telafi değdiğimiz şey sadece derslerle ilgili bir kazanım ihtiyacı değildir o çocuğun sosyal duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasın da içerir. Benzeri bütün durumların tamamlanmasıdır. Bazı öğrencilerin akademik eksikliği de var yok değil. Sosyal duygusal alanda ağırlıklı olmak üzere dememizin sebebi de bu. Mayıs Haziran ayında konuşulurken şu oldu; Sanatsal kültürel ağırlıklı çalışma yapacağız dedik. Sadece akademik değil bütünsel.

Bazı kavramlar var UDEP, ulusal destekleme programında çocuklarımızın bütün ihtiyaçlarını beceri açıklarını araştırıp bunlarla ilgili bir tamamlama çalışması yapmak istiyoruz. Bu bir ayda halledilecek bir şey değil 1,5 yıl süren bir süreç bu. 2021-22 eğitim öğretim yıl sonuna kadar devam eden tur bu.

Biz belirli kazanımları anlamak için önceki sınıfın kazanımlarını dikkate alarak gelmek lazım.

Bazı okullarımız bize diyor ki; "Biz o kadar çok çalışma yaptık ki biz bir şeyi telafi etmeden konumuza geçmek istiyoruz, bizim ihtiyacımız yok" diyorlar. Biz ona da 'tamam' diyoruz.

İYEP, ilkokullar iyileştirme programı, ortaokula geçmeden önce çocuklarımızdan eksiği olanları belirleyip bire bir eğitime alalım okul saati dışında bu desteği verelim ki bir sonraki sınıfta eksiksiz geçsinler. Gerekirse gurup halinde eksikliklerin tamamlanması sağlanıyor ve bir üst sınıfa eksiği olmadan çıkmasına katkısı oluyor.

Öğretmenler eğitimden geçecek, bunlar bizim öretmen seminerlerimizin konusu zaten. BU ay içerisinde temel stratejilerle ilgili hazırlığımızı bitirmiş olacağız. 1. sınıfı bitirenlere okuma -azma taraması yapacağız. İlkokulda matematik ile ilgili bir tarama da yapıyoruz. Ortaokullarda da kritik kazanımlar çerçevesinde yapacağız. Kritik kazanım mesela 4. sınıfta ben eğer bir konuyu iyi öğrenmezsem lisede integrali öğrenemem. Konular birbirine bağlı. Bir basamağını öğrenemediysen diğerlerini de öğrenemiyorsun. Kritik kazanım diye ayırıyoruz o yüzden.

"KAYIP NESİL İDDİASINA KATILMAM"

Kayıp nesil diye bir şey çok iddialı bir söylem ve buna asla katılmıyorum. Böle ifadelere katılmıyorum. Önemli olan çocuklarımızın öz denetim becerisi ne durumda? Benim için önemli olan bu. Sosyalleşmesini yitirmemesi önemli. Hiçbir okula gitmemiş hiçbir sınıf görmemiş ellerinde veri olmadan bir genelleme yapılıyor. Pazartesi okullar açıldı bu konuda konuşanların ne kadarı öğrencilerle konuştu. Uzaktan eğitim bazı çocukların başarısını artırdı. Birtakım durumlar var ve şunu görüyoruz, öğrencilerimizin belli bir kesimi okul açılmasın diyor. Yaş gurubu aşağı indikçe okul açılsın diyor. Coğrafi bölgeye bile farklılaştığını görüyoruz. Bunun gibi veriler var elimizde. Elinde hiç veri olmadan kayıp kuşak var demenin bunun akademi dünyası ile ilişkili olması doğru değil veriye dayalı konuşmakta yarar var.

Çocuklar şöyle demek çok doğru değil. Hangi çocuktan kaç yaştan bahsediyoruz. Eğitim genellemesi yapamayız. Buradaki durum şu; Biz akademik olarak kazanımların belli kazanımların edinilmesinde sorun olduğunu görüyoruz. Bu sorunun köy çocuklarında farklı başka gruplarda farklı olduğunu görüyoruz. Çözüm yolumuz şu köy okullarını 5 gün açıyoruz, sınav gruplarına 6 ayrı öğretmenden ders alma olanağıyla tedbir alıyoruz. Birçok faktörü bağlı olarak değişik gruplar üzerinde değişik sistemler uyguluyoruz.

"YAZ TATİLİ 2 AY AMA OKULLAR AÇIK"

2 Temmuz'dan sonraki iki ayımız aslında tatil dönemi ama şunu bekliyoruz; her öğrencimiz için biz okulları açık tutalım çocuklar satranç öğrenmek isterse diyelim ki bir futbol turnuvasına katılmak isterse biz çocuklarımıza imkan sağlayalım ki fiziksel olarak hareket etme faaliyeti artsın. Hareket kaslarla ilgili değil kişilik ve zeka gelişimi ile ilgili bir konu.

Yorumlar (0)
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce erken bir genel seçim olmalı mı?
Namaz Vakti 21 Haziran 2021
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49