Emtia piyasalarında geçen hafta öne çıkan gelişmeler, gümüşün altını geride bırakmasını sağladı. Yılbaşından bu yana gümüş fiyatları yüzde 34,6 artarken, altın aynı dönemde yüzde 28,5 değer kazandı. Analistler, yapısal piyasa açığının beşinci yılına yaklaşan gümüşte endüstriyel talebin güçlü seyrini koruduğunu ve yatırımcılar için altına kıyasla daha uygun fiyatlı bir alternatif olarak talebin artmaya devam edebileceğini belirtti.
Haftanın öne çıkan ekonomik gündemi, Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda konuşan Fed Başkanı Jerome Powell oldu. Powell, faiz indirimine kapı aralayarak, kısa vadede enflasyon risklerinin yukarı yönlü, istihdam risklerinin ise aşağı yönlü olduğunu vurguladı. Para politikasının önceden belirlenmiş bir rotada olmadığını ifade eden Powell, FOMC üyelerinin kararlarını yalnızca ekonomik verileri ve risk dengelerini değerlendirerek alacaklarını belirtti.
Powell’ın açıklamaları sonrasında piyasalarda eylül ayında Fed’in faiz indirimine gitme olasılığı yüzde 75’e yükseldi ve yıl sonuna kadar toplam iki faiz indirimi beklentisi korundu. Analistler, bu hafta açıklanacak çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi verilerinin, bankanın faiz indirimi beklentilerini şekillendireceğini kaydetti. Fed’in güvercin tutumu, dolar endeksini baskılayarak faiz getirisi olmayan yatırım araçlarına yönelimi artırabilir ve değerli metallerin fiyatlarını yukarı çekebilir.
Jeopolitik gelişmeler de fiyatlamaları etkiledi. Rusya ve Ukrayna arasındaki barış sürecindeki belirsizlik, yatırımcıların temkinli hareket etmesine yol açtı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,26 seviyesinde kapatırken, dolar endeksi yüzde 0,1 düşüşle 97,7’ye indi.
Gümüş, bu ortamda altına kıyasla daha hızlı değer kazandı. Fed’in faiz indirimi beklentileri, spot piyasadaki daralma ve yatırımcıların alternatif metaller arayışı, gümüşün güçlü yükselişine destek oldu. Altın/gümüş rasyosu, 9 Aralık 2024 haftasından bu yana en düşük seviyesine gerileyerek 86,7 ile haftayı tamamladı. Gümüşün ons bazındaki yükselişi yüzde 2,3 olurken, platinde yüzde 1,8, altında ve paladyumda ise yüzde 1,1 artış gözlendi.
Baz metallerde ise fiyatlamalar Fed’in güvercin mesajları ve Çin talebine dair haberlerden etkilendi. Temmuz ayında Çin’in işlenmemiş alüminyum ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,2 artarak 360 bin tona ulaştı. Analistler, Fed’in güvercin duruşunun dolar endeksini baskılamasının bakır fiyatlarını destekleyebileceğini, ancak Çin’de sanayi üretiminin zayıf seyretmesi ve kredi faiz oranlarının sabit kalmasının baz metaller üzerindeki iştahı sınırlayabileceğini belirtti. Haftalık bazda bakır yüzde 0,5, nikel yüzde 1,3 değer kaybederken, alüminyum ve kurşun yüzde 0,7, çinko ise yüzde 0,4 değer kazandı.
Petrol fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve ABD verileriyle yön buldu. Rusya-Ukrayna barış sürecindeki belirsizlik ve ABD’nin güçlü talep sinyalleri fiyatları yukarı çekti. ABD ham petrol stokları, beklentilerin üzerinde 6 milyon varil azaldı. Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,36 yükselirken, New York’ta işlem gören doğal gaz fiyatı yüzde 4 geriledi.
Tarım emtia fiyatlarında ise arz fazlası ve güçlü talep bir arada izlendi. Avustralya buğday üretim tahmini 34 milyon tona yükselirken, Karadeniz Bölgesi’ndeki kuraklık ve Mısır’ın acil buğday alımları fiyatları destekledi. ABD’de soya fasulyesinde rekor işleme hacmi ve sıkı stoklar talebin güçlü olduğunu gösterdi. Chicago Ticaret Borsası’nda haftalık bazda pirinç yüzde 9,2 düşerken, soya fasulyesi yüzde 1,5, buğday yüzde 0,1 ve mısır yüzde 1,6 değer kazandı.
Kahve fiyatları, ABD’nin Brezilya’ya uyguladığı yüzde 50’lik gümrük vergisi ve mahsulün beklenenden yüzde 10 düşük gerçekleşmesiyle yükselişini sürdürdü. Arz düşüşü ve piyasalardaki belirsizlik fonları spekülatif alımlara yöneltti. ABD’de kahve fiyatları yüzde 13,1 artarken, pamukta yüzde 1,3 yükseliş gözlendi; şeker yatay seyrederken, kakao ise yüzde 5,4 değer kaybetti.