Orgeneral İlker Başbuğ ve emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz ile birlikte İstanbul'da MEF Üniversitesinde ders veriyor.  Dersin konusu "Tarihi Liderler Üzerinde Saha Çalışmaları". 14 hafta süren yandal programı dersinde; Atatürk, İnönü, Roosevelt, Gandhi, Churchill gibi liderlerin hem kişisel özellikleri hem de tarihin kritik dönemlerinde aldıkları kararlar ve eylemler incelenerek liderlik dersleri çıkarılmaya çalışılıyor. Dersler, her branştan öğrencinin, yaşamında ya da mesleki dünyasında liderlik kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Konuk olduğumuz dersin konusu "Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal’in Liderliği" idi. Başbuğ, öğrencileri askeri detaylardan uzak tutarak, Atatürk’ün liderlik özelliklerini anlamaları için sık sık uyarıyordu. Üç saat süren derste öğrenciler sırayla sunum yaptılar. Onların anlatımlarını Başbuğ’un anlattıkları tamamladı. Derste; kimi mektuplarıyla kimi emirleriyle kimi özel hayatının detaylarıyla Mustafa Kemal’in düşünme biçimi incelendi. Mustafa Kemal ile Enver Paşa’nın karşılaştırılmasının yapılmasıyla bitti.  

Başbuğ, üniversitede ders verme fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlattı:

"Savaş ve Barış kitabını yazarken, Mustafa Kemal Atatürk’ün özelliklerini, düşüncelerini, değerlendirmelerini, sorunlara çözüm bulmasını, vazgeçmediği temel prensipleri, kişisel nitelikleri daha derinden izleme şansına sahip oldum. Kitabın bir yerinde şunu ifade ettim: ‘Onu daha iyi anlamak, Onun prensiplerini, düşünce sistemini, kişisel niteliklerini benimsemek durumunda çözülemeyecek sorun yoktur’.  Dedik ki bunu bizlerin bilmesinin yanında genç nesle aktarmamız gerekiyor. Ben Mustafa Kemal’in 30 Ağustos 1924 günü, Dumlupınar’da yaptığı konuşmayı çok önemsiyorum. Bakın ne diyor: ‘Gençler! Cesaretimizi destekleyen ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz eğitim ve anlayış ile, insanlık yüksek karakterinin, vatan sevgisinin, düşünce hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız.’ Atatürk, gençlerden üç şey istiyor: Yüksek karakter, vatan sevgisi ve düşüncesini serbestçe söylemesi. Bunu başka liderlerde çok görmüyoruz. Askerken de astlarının hep düşüncelerini söylemesi için teşvik ediyor. Atatürk gençlere konuşmasını şöyle bitiriyor: ‘Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.’" 

Başbuğ, Atatürk’ün sözlerinin ders verme fikrini nasıl doğurduğunu ise şöyle anlattı:

2023'ün yeni belası! Geçmeyen öksürük... 2023'ün yeni belası! Geçmeyen öksürük...

* Ben bu konuşmayı çok önemli buluyorum. Bize mesaj veriyor. Ne yapabiliriz, üzerimize hangi sorumluluk düşer diye düşündüm. Kaç kişi olursa olsun, bir kişi bile olur, genç nesillere bir şeyler vermeliyiz diye karar verdim. ÇYDD’deki bir konuşmamdan sonra, bir genç gelip, ‘sizi dinlemeden önce yurtdışına gitmeyi düşünüyordum, dinledikten sonra karar değiştirdim’ dedi. Bu beni çok etkiledi. ü

* Bir kişi bile önemli. Boş güncel olaylarla boğuşacağımıza, köklü ve verimli bir şey yapalım istedim. Aklıma, bir üniversite platformunda, düşüncelerimizi, tecrübelerimizi genç nesle aktarmak geldi. Ahmet Yavuz’a bu fikrimi söyledim. O da ‘seve seve’ dedi.

MEF Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Muhammed Şahin’e konuyu açtım. O da öğrenci beğenisine sundu. Yapay zekadan sonra öğrenciler tarafından en çok tercih edilen liderlik yan dal programının bir dersi oldu. Proje böyle doğdu * Bizim tek amacımız var: Gençleri sorunlar karşısında analitik düşünmeye, bu çerçevede bir sentez yapabilmeye, kendini serbest ifade etmeye yöneltmek. Bu işi de liderlik konusu üzerinden yapıyoruz. Geldiğimiz noktadan memnunum. Öğrencilerin ilgisi yüksek. Bunu başarabilmeyi, Atatürk’e borcumuzun bir kısmını ödeme olarak görüyorum.

Başbuğ ile birlikte dersi veren Cumhuriyet gazetesi yazarı Ahmet Yavuz ise şunları söyledi:

"Kara Harp Akademisi komutanıyken bu konunun bir modelini ortaya koymuştuk. Komutanım o dönem Genelkurmay Başkanıydı. Kendisi de beğenmişti. Oradaki çalışmanın bir benzerini buranın koşullarına uygun hale getirdik. Ülke olarak yaşadığımız sorunların temelinde Atatürk’ü doğru anlamamak, onu ezberler üzerinden değerlendirmek, sevmeyle yetinmek ama anlamaya çalışmamak yatıyor. Belki doğrusuna bir katkımız olur diye bu dersi yapıyoruz."