Güncel

Fitch’ten Bankacılık Raporu! CDS Düşse de Piyasa Riski Hâlâ Masada

Fitch Ratings, yılın ikinci yarısında faizlerin düşmesiyle Türk bankalarının net faiz marjında sınırlı bir iyileşme beklerken, aktif kalitenin yakından izleneceğini ve dış finansmana erişimin sürdüğünü belirtti

Abone Ol

Fitch Ratings Bankalar Direktörü Ahmet Emre Kılınç, Türkiye’deki bankacılık sektörüne dair yılın ikinci yarısına ilişkin beklentileri değerlendirdi. Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 46'ya çıkardığını ve bankaların bu faize yakın oranlardan fonlandığını hatırlatan Kılınç, yıl sonunda faizin yüzde 33 seviyelerine gerilemesini beklediklerini ifade etti. Bu senaryo altında bankaların net faiz marjlarında bir artış öngördüklerini, ancak bu artışın yılın başındaki beklentilere kıyasla daha sınırlı kalabileceğini vurguladı.

Yılın başlarında, faiz oranlarındaki düşüşün bankaların faiz marjlarını destekleyeceği yönünde beklentiler olduğunu söyleyen Kılınç, iç piyasada yaşanan dalgalanmaların bu iyimser tabloyu bir süreliğine gölgelediğini dile getirdi. Faizlerin yüksek seyretmesinin risk maliyetlerini artırdığına dikkat çeken Kılınç, bu nedenle bankaların aktif kalitesinin yılın ikinci yarısında daha yakından izleneceğini belirtti.

Fitch'in Türk bankacılık sektörüne ilişkin genel görünümünün nötr kaldığını söyleyen Kılınç, aktif kalitede mevcut risklerin yönetilebilir seviyede olduğunu savundu. Karlılığın bu yıl geçen yıla kıyasla daha iyi bir seyir izleyebileceğini öngören Kılınç, ancak piyasalardaki son oynaklığın bu olumlu gidişatı bir miktar sekteye uğrattığını kaydetti. CDS (kredi risk primi) seviyelerindeki dalgalanmanın da bu sürecin bir yansıması olduğunu belirtti.

Türk bankalarının yurt dışı finansmana erişiminde ise ciddi bir sorun yaşanmadığını ifade eden Kılınç, kısa vadeli dış borçların refinansman riski taşısa da bunun yeni bir sorun olmadığını hatırlattı. Geçen yıl birçok bankanın Eurobond ve sermaye benzeri kredi ihraçları yaptığını söyleyen Kılınç, sendikasyon kredilerinin de bu yıl yüzde 100’ün üzerinde yenilendiğine dikkat çekti. Ancak uzun vadeli tahvil ihracında bir yavaşlama gözlendiğini, bunun da maliyet kaynaklı olduğunu ifade etti.

Kılınç, küresel gelişmelerin — özellikle ABD’nin faiz politikası, jeopolitik riskler ve gümrük tarifeleri gibi unsurların — Türk bankacılık sektörü üzerinde dolaylı etkileri olabileceğini söyledi. Ancak tarifelerin bu etki içinde çok sınırlı bir yer tuttuğunu belirterek genel görünümün bu açıdan ciddi bir risk taşımadığını vurguladı.