Ekonomistlerin TCMB’nin eylül ayı faiz kararına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Mahfi Eğilmez: TCMB politika faizini yüzde 43’ten yüzde 40,5’e indirdi. Eğilmez, kararın ardından borsada hafif bir yükseliş olduğunu, diğer göstergelerin ise sabit kaldığını belirtti. Yılsonu tahminleriyle ilgili olarak, Türkiye’de kısa vadeli öngörülerin artık zorlaştığını ve sürekli risklerin arttığını vurguladı.
Prof. Dr. Hakan Kara: Kara, Merkez Bankası’nın faiz metninde enflasyona dair daha temkinli bir dil kullanmasını dikkat çekici buldu. 250 baz puanlık indirimin beklenen bir adım olduğunu, ancak kendi görüşüne göre 200 baz puan indirimin daha uygun olabileceğini söyledi. Yine de, Merkez Bankası’nın mevcut dengeleri göz önünde bulundurduğunda kararın kötü bir adım olmadığını belirtti.
Prof. Dr. Emre Alkin: Alkin, faiz kararının Batı piyasaları açısından sürpriz taşımadığını ifade etti. Sıkı para politikasının devam etmesi durumunda yapılan indirimin sembolik olduğunu, gerçek anlamda hanehalkı ve reel sektör üzerinde beklenen olumlu etkileri yaratmadığını söyledi. “Azıcık yüksek enflasyon ve buna uygun faiz sistemine” dönüldüğünü vurguladı.
Hayri Kozanoğlu: Kozanoğlu, TCMB’nin 250 baz puanlık indiriminin orta yolcu bir adım olduğunu ifade etti. 200 baz puanlık indirimin siyasi mesaj verebileceğini, 300 baz puanlık indirimin ise Temmuz enflasyonu ve rezerv zayıflamasını görmezden gelme izlenimi yaratabileceğini söyledi.
Dr. Barış Esen: Esen, TCMB’nin metninden Türk Lirası’nın reel değerlenmesi vurgusunun çıkarıldığını ve siyasi/hukuki gelişmelerin faiz koridoru üst bandı üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Özetle, ekonomistler genel olarak kararın piyasadaki beklentilerle paralel olduğunu, orta yolcu bir yaklaşım benimsendiğini ve metin dilinde enflasyon algısına yönelik temkinli bir tonun ön plana çıktığını yorumladı.