Ehliyet yenileme süresini 31 Ekim 2025’e kadar tamamlamayan sürücüler, artık yalnızca idari para cezasıyla değil, büyük maddi risklerle de karşı karşıya kaldı.
Sigorta şirketleri, eski tip sürücü belgeleriyle araç kullananları “ehliyetsiz sürücü” statüsüne dahil etti. Bu karar, kaza durumunda hem kendi aracının hem de karşı tarafın zararının sürücünün cebinden çıkması anlamına geldi.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 39/3. maddesi uyarınca, “geçerlilik süresi dolan sürücü belgesiyle araç kullanma” fiiline 12 bin 978 TL’ye kadar idari para cezası uygulandığı belirtildi. Ancak asıl risk, sigorta güvencesinin devre dışı kalması olarak öne çıktı.
Eski tip ehliyet “ehliyetsiz” statüsüne girdi
Sigorta sektörünün önde gelen temsilcileri, poliçelerin temel şartları arasında “sürücünün yasal olarak geçerli bir sürücü belgesine sahip olması” maddesinin yer aldığını hatırlattı.
Bu çerçevede:
-
31 Ekim 2025 sonrası eski tip ehliyetler geçerliliğini yitirdi.
-
Bu tarihten sonra yenileme yapmadan araç kullananlar resmî olarak “ehliyetsiz sürücü” kabul edildi.
Bu durum, olası bir kazada on binlerce liralık hasarın doğrudan sürücünün sorumluluğunda kalması sonucunu doğurdu.
Kasko ve trafik sigortası korumayı geri çekecek
Sigorta şirketleri, eski tip ehliyetle kaza yapan sürücüler için hasar dosyası açılmayacağını net bir dille ortaya koydu.
Türkiye Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre, şirketler şu noktaya dikkat çekti:
-
Kaza tespit tutanağında eski tip ve geçersiz bir ehliyet yer alıyorsa, sürücü “ehliyetsiz” sayıldı.
-
Bu durumda, sigorta şirketleri hasar dosyasını reddetme hakkına sahip oldu.
-
Kasko poliçesi, sürücünün kendi aracında oluşan hasarı karşılamadı.
Daha kritik olan ise zorunlu trafik sigortası tarafında ortaya çıktı.
Şirketler,
-
Trafik sigortasının karşı tarafın hasarını ilk etapta ödeyebileceğini,
-
Ancak bu tutarın, “ehliyetsiz araç kullanıldığı” gerekçesiyle rücu yoluyla sürücüden geri talep edilebileceğini belirtti.
Böylece, karşı tarafın tüm hasar bedeli de hukuki yollarla sürücüye yüklenebilecek hâle geldi.
Sigorta poliçelerinde “geçerli ehliyet” şartı
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Ahmet Yavuzer, sigorta şirketlerinin yaklaşımının yasal dayanağı bulunduğunu ifade etti.
Yavuzer, her sigorta sözleşmesinde yer alan asgari şart maddesine dikkat çekti:
-
Her sigorta poliçesinin, sürücünün yasal olarak geçerli bir sürücü belgesine sahip olmasını şart koştuğunu,
-
Eski tip ehliyetin belirtilen tarihten sonra “geçerli sürücü belgesi” niteliğini kaybetmesiyle, sigorta şirketlerinin poliçeden doğan ödeme yükümlülüğünden muaf konuma geçtiğini belirtti.
Avukat Yavuzer, özellikle zorunlu trafik sigortası kapsamında açılabilecek rücu davalarına işaret etti:
-
Zorunlu trafik sigortasının, karşı tarafın hasarını ödedikten sonra,
-
“ehliyetsiz araç kullanılması” gerekçesiyle bu tutarı sürücüden talep etme hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Sürücü hem kendi aracını hem karşı tarafı ödemek zorunda kalacak
Bu tabloya göre, eski tip ehliyetle araç kullanmayı sürdüren bir sürücü, kaza yaptığında:
-
Kendi aracının tamir masrafını,
-
Karşı tarafın araç ve diğer maddi zararlarını,
-
Trafik sigortasının rücu etmesi hâlinde sigorta şirketinin ödediği tutarı,
tamamıyla kendi bütçesinden karşılamak zorunda kalabilecek.
Uzmanlar, bu nedenle hem idari para cezası riskine hem de yüksek tutarlı hasar bedellerine dikkat çekerek, sürücülerin ehliyet yenileme işlemlerini geciktirmemesi gerektiğini hatırlattı.