İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca terör örgütü DHKP-C'ye yönelik yürütülen soruşturmalarda gözaltına alınan bazı şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı. Şüpheliler ifadelerinde, Ataşehir, Sarıyer ve Şişli belediyelerden yardım aldıklarını iddia etti. İşte detaylar...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından DHKP-C'ye yönelik soruşturma kapsamında yakalandıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan bazı şüphelilerin verdikleri ifadelerde çarpıcı detaylar yer alıyor.

Bakan Soylu: Terör örgütüne bu ülkeden bir evlat daha gitmeyecek Bakan Soylu: Terör örgütüne bu ülkeden bir evlat daha gitmeyecek

Şüphelilerden U.B.H, 15 Mart 2015'te sol örgütlerin katılımı ile "15 Mart Gazi ve Ümraniye Şehitleri Yürüyüşü" düzenlendiğini ve yürüyüşün olaysız şekilde sona erdiğini söyledi.

İfadesinde, yürüyüşün ardından taşkınlık çıkaran gruba polisin müdahale ettiğini anlatan U.B.H, buradaki molotofkokteyli malzemelerinin alınması için parayı o dönem Ataşehir Belediyesinde çalışan Y. Ç'nin verdiğini öne sürdü.

U.B.H, Temmuz 2015'te polisle çatışmaya giren Günay Özarslan'ın öldürülmesini protesto etmek için Sultangazi'de düzenlenen eylemlere katılmak amacıyla yine Y.Ç'nin Ataşehir Belediyesi'nden araç ayarladığını iddia etti.

Örgütteki kişilerin Ataşehir Belediyesinden tehdit ile maddi yardım istediğini savunan U.B.H, şu iddialarda bulundu:

"Örgüt içerisinde faaliyet gösterdiğim dönemde, Y.Ç, N.Ç ve S.K, Ataşehir Belediyesinden tehdit yoluyla maddi yardım istiyorlardı. Toplanan paraları alıp mahalleden ayrılıyorlardı. Nereye harcadıklarını tam olarak bilmiyorum. Eylemlerde kullandığımız malzemelerin parasını Y. Ç'den alıyorduk."

Terör örgütünce yapılan anma, kamp, eylem, piknik gibi faaliyetlerde kullanılan araç ve akaryakıtların Ataşehir Belediyesi'nde görevli, "Hasan" isimli bir kişiden aldıklarını belirten U.B.H, örgüte ait "Halk Cephesi Derneği"nin tüm malzemelerinin yine bu belediye tarafından alındığını söyledi.

"ÖRGÜTÜN YOK OLMASINI İSTİYORUM"

U.B.H, örgüte katılma kararının hayatı boyunca verdiği en kötü karar olduğunu anlatarak, "Çocukluğumun ve cahilliğimin sebebiyle almış olduğum bu karar geleceğimi etkilemektedir. Çok pişmanım. Örgütün dağılmasını hatta yok olmasını istiyorum." dedi.

Şüpheli H.S. de DHKPC'ye ait "Gençlik Federasyonu"nun o dönemki sorumlusunun Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı şehit eden DHKP-C'li terörist Şafak Yayla olduğunu söyledi.

H.S, 2014 yılında Çanakkale'de düzenledikleri gençlik kampının sorumlusunun da Şafak Yayla olduğunu ifade ederek, "Temmuz ayının ortalarında, çadırları kurmak için biz önden, TAYAD'lı ailelerin aracıyla gittik. Bizden önce diğer grup, Sarıyer Belediyesi'nden ayarlanan iki otobüs ile giderek kamp alanını kurmuşlardı. Bu kampta 200'e yakın şahıs vardı. Kampa katılanlara Şafak Yayla'nın da olduğu şahıslar örgütsel eğitim veriyordu." diye konuştu.


ŞİŞLİ BELEDİYESİ'NDEN RAMAZAN KOLİSİ ALINDIĞI İDDİASI

Şüpheli K.K. de Şişli Belediyesi'nden kendilerine ramazan kolisi geldiğini belirterek, "Gençlikte çalıştığım dönemlerde İKOM'da (İhtiyaç Komitesi) görevli M. Ö aracılığıyla Şişli Belediyesi'nden 50 ile 60 arasında ramazan kolisi yardımı gençlik binasına ait bir kamyonet ile gelmişti. Biz de kolileri indirip gençlik binasının alt katına istiflemiştik. Daha sonra öğrendiğim şekilde, M. Ö, İKOM adına belediyelerden aldığı yardımları örgütün organlarına dağıtırdı." iddiasında bulundu.

İfadesinde, örgütün temel finans kaynaklarından birinin İKOM olduğunu anlatan şüpheli H.S. ise "Bu komite örgüt adına belediyelerden, örgütün kadrolarının tanıdıklarından, mahallelerdeki işyeri sahipleri ve maddi durumu iyi olan insanlardan para, silah, inşaat malzemeleri, kurumun ihtiyaçları ve günlük hayat içerisinde ne ihtiyaç olursa karşılamaktadır." ifadelerini kullandı.

Zanlılardan F. B.M. de Ataşehir Belediyesinden yüklü miktarda finans sağlandığını örgüt üyelerinden öğrendiğini savunarak, "Ayrıca, Ataşehir Belediyesinin aşevinden 1 Mayıs Anadolu Haklar Derneği'ne haftanın beş günü öğle saatlerinde, 3 çeşit yemek gelir." dedi.