banner1990

banner1989

10.05.2020, 23:21 584

DEVLET ve DEVLETTE YAŞAMA BİLİNCİ

       Bir şeylerin değerini anlamak bazen kişinin kendi öğrenim süreciyle ve çoğu kez de bir musibet sonrasında yapılan mukayeseyle mümkün olmaktadır. Duygusal toplumlarda ikinci seçenek daha baskın durmaktadır. Toplumların dönüşüm süreci öyle kırk elli yıllık periyotların ötesinde, yüz yılları(en azından birkaç nesli) bulabilmektedir. Homojen özellik gösteren dar bölge köy/kabile kültüründen şehir kültürüne geçmek öyle çok kolay olmamaktadır. Kültürel değişim ile fiziki değişim aynı zaman diliminde başa başa gitmemekte; kültürel değişim daha ağır bir seyir göstermektedir. Devlette yani gelinen nokta itibariyle demokratik devlette yaşama kültürü de yine kısa zaman diliminde gerçekleşmemektedir. Değişimin doğal akışı birkaç nesli bulabilmektedir. 

       Devlet çok mühim bir fenomen....Devletin varlığı ve devamı, kendini tasarlayan/oluşturan vatandaşının niteliğine bağlıdır. Vatandaş olabilmek de, apayrı bir meziyet gerektirir. İdeal devlet, düşünen, soran, sorgulayan, irrasyonel bağlara(kendi dışında) bağlı/bağımlı olmayan, aklı önceleyen ve en önemlisi sorumluluk alabilen ve sorumluluğunun farkında olabilen, duyarlı, eşitlikçi, herkesin hak ve hukukuna saygılı olan bireylerle sağlıklı bir rotada yol alabilir. Bu özelliğe sahip bireyler hem devletin ve hem de kendilerinin teminatıdır. İşte bundan dolayı devletin vatandaşı olabilmek ve devlette yaşayabilmek apayrı bir nitelik gerektirir. Bu niteliğe sahip olamayan vatandaş ve yöneticiler, devletin işleyişini sekteye uğratır.

       Devlet soyut bir varlıktır. Kendi değerini, (yerel ve evrensel ilkeler zemininde belirlenen ve bir toplum sözleşmesi olarak deklare edilen) yaslardan alır. Yani devletin inancı yasalardır. Devletin işleyişi rasyonel olarak belirlenen ilke ve kurallar vasıtasıyla yürütülür. Bu noktada irrasyonel düşünce, esas olarak kişilerin kendi iç dünyasıyla alakalıdır. Devlet bireylerin irrasyonel tercihlerine müdahale etmez, lakin kendi işini irrasyonel alana bırakmaz. Aksi durum ortak sözleşmeyi ve dolayısıyla kendine güveni sekteye uğratır. Devlet çatı bir kavramdır. Duygu ve metafizik alan bireylerin kendi dünyalarıyla alakalı ve daha çok feodal toplumsal yapıların özelliğidir. Devleti yönetmek ve devlette yaşayabilmek bu noktada farklılık arz eder. Devletin sahibi, onu oluşturan tüm vatandaşlardır. Burada din, dil, etnik, düşünce, mezhep, meşrep vs. farklılıklarına bakılmaz. Zaten devlet olabilmenin müstesna hali burada yatar. Herkesin kendini emin hissettiği yerin adı devlettir. Hiç kimse kendi düşünce ve anlayışını bir başkasına kabul ettirmeye zorlayamaz. Her türlü düşünce rahatlıkla ifade edilir; lakin yasalara bir halel getirmemek şartıyla...

       Ve ideal devlette yönetim şekli meşveret ve şura prensibi ile yürütülmesinin yanında, kendi iç işleyişi ehliyet ve liyakat esasına göre yapılandırılır. Kadrolama tamamen nesnel kriterler üzerinden liyakat esasına göre yapılır. Devlet görevlilerinin yasalar dışında hiç bir ölçüleri olamaz. Her hangi bir tercihte bulunma durumunda devletin yasaları dışında bir ölçü belirlemek devlete güveni temelinden sarsar. Buradaki hassasiyet ve ortaya konulan davranış,  devlette yaşama kültürünün olup olmadığının net göstergesidir.

       Ve herkesin yaşamı devlet içinde teminat altındadır. Defaten söylendiği gibi devlette yaşayabilmek yüksek bilinç gerektirir. Devlette öyle konuyu komşuyu potansiyel düşmanmış gibi göstermeyi bilinçli/erdemli/sorumluluk sahibi hiçbir vatandaş düşünmez ve hatta düşünmeye cüret edemez. Varsa bir problem devletin yetkili güçleri zaten müdahil olur ve olmak zorunda. Devleti zaafa düşürecek her türlü eylem için devletin kolluk güçleri var. Vatandaşlar devlette yaşama kültürünü/bilincine ulaştığı takdirde kimse kendinden endişeye etmeyecek ve hiç kimsede durduk yerde kendine vazife çıkarıp mesnetsiz ve daha çok ilkel/aşağılık niyetlerini perdelemek için canının sıkıldığına tehdit oluşturabilecek sözler söyleyemeyecek. Söyler ise bu noktada devlet devreye girecektir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın prensibi tam da burada anlamını kazanacaktır. Dediğim gibi, (yasalara uyan) herkesin kendini emin hissettiği yerin adı devlettir. Bu güvenin sağlanması için tekil olarak herkesin müşterek yaşama bilincine ulaşması, farklılıkları kabul etmesi, devletin sahibinin herkes olduğu bilincine ulaşması, sorumluluğunun farkına varması ve yönetim kademesinin bu bilince uygun hareket etmesi gerekir. Zaten bu temenniler çokta zor şeyler değil.  Vesselam.

Yorumlar (9)
Harun Turanoğlu 2 hafta önce
Devlet yönetim ve insan unsurlarını ve birbiriyle olan etkileşimi en ince detayına inerek anlatmanız harika. Devleti oluşturan birey ise bireye de nitelik sağlayan devlet olacağı birbirini gerektiren bu sarmalın etik ölçüler içinde olması gerektiğini anlatmanızdan faydalanmIş bulunuyoruz. Teşekkür ederiz.
Mehmet Emin EROL 2 hafta önce
Zafer Bey olması gereken ortak paydayı ciddi anlamda ortaya koymuşsunuz.
Teşekkürler
MUAMMER YAZICI 2 hafta önce
çok güzeĺ işlemışsiniz üstad gerçekten harika ancak acaba okuyup ders alan olurmu İnşAllah olur diyelim
Şerif Tütüncü 2 hafta önce
Zaman zaman şarlatan ve patavatsızların varlığı, devlet içinde vatandaş olma şuuruna varanların kıymetini daha da artırmaktadır. Her hal şartta adam gibi adamlara selam olsun...
KERİM TÜREDİ 2 hafta önce
Sayın Hocam, yazılarınızı devamlı takip ediyorum. Son derece yerinde ve takdire şayan. Özellikle ehliyet ve liyakata yaptığınız vurgu daha bir önemli. Unutmayalım getirilen bozuk terazi bir gün de bu tamamen saçmasapan mülakat sistemini getirip de hakkı kukuku bir kenara bırakanları tartar. Geçmişte ziyadesiyle de gördük aynı durumu. Bakalım o zaman ne diyecekler bunlar? Öbür dünyayı zaten hiç katmıyorum bile.
Ömer 2 hafta önce
Harika olmuş. Ellerine sağlık. Üzerine kim alınırsa, ideal vatandaş olur
Ömer 2 hafta önce
Harika olmuş. Ellerine sağlık. Üzerine kim alınırsa, ideal vatandaş olur
Mustafa Uğural 2 hafta önce
Tebrikler Üstadım kalemine gönlüne sağlık
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Bu yıl tatile gitmeyi planlıyor musunuz?
Bu yıl tatile gitmeyi planlıyor musunuz?
Namaz Vakti 27 Mayıs 2020
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49