Büyük şirketler, yapay zekanın hızla yaygınlaşması ve zayıflayan tüketici güveni nedeniyle iş gücünü küçültüyor. Amazon, Nestlé ve UPS gibi devler, otomasyon yatırımlarını artırırken binlerce beyaz yakalı çalışanıyla yollarını ayırma kararı aldı. Uzmanlar, bu adımın dijital dönüşüm çağının doğal bir parçası olduğunu belirtse de etkilerinin tam olarak görülmediğini vurguluyor.
Küresel ölçekte işten çıkarmalar dikkat çekici boyutlara ulaştı. Verilere göre, yalnızca bu ay ABD merkezli şirketlerde 25 binden fazla çalışan işini kaybetti. Bu rakama 2025’in başında açıklanan UPS’in 48 bin kişilik işten çıkarma operasyonu dahil değil. Avrupa’da ise işten çıkarma sayısı 20 bini geçti ve bunun önemli kısmı Nestlé’nin geçen hafta duyurduğu 16 bin kişilik kesintiden oluştu.
ABD hükümetinin devam eden kapanması nedeniyle resmi verilere ulaşmak zorlaşırken, yatırımcılar şirket duyurularını daha yakından takip ediyor. Yıl sonunda işten çıkarmaların artması beklenen bir durum olsa da, mevcut dalganın uzun soluklu bir küçülmenin parçası olabileceği ifade ediliyor.
New York merkezli 50 Park Investments CEO’su Adam Sarhan, ekonomideki yavaşlamanın sinyallerinin artık daha net görüldüğünü belirtiyor. Sarhan’a göre kitlesel işten çıkarmalar, ekonomik gücün zayıfladığını gösteren kritik göstergeler arasında yer alıyor.
Amazon, toplam kurumsal çalışanlarından 14 bin kişiyi çıkaracağını açıklarken, şirket içindeki toplam kesintinin 30 bine ulaşabileceği konuşuluyor. Target ve Procter & Gamble gibi büyük zincirler de ofis personelinde benzer adımlar atıyor. Bazı şirketlerde değişimin sebebi yeni yönetim stratejileri olurken, bazıları ise ticaret politikaları kaynaklı maliyet baskısını gerekçe gösteriyor. Örneğin bebek giyim markası Carter’s, ithalat vergileri nedeniyle ofis çalışanlarının yüzde 15’ini işten çıkarma kararı aldı.
Bununla birlikte uzmanlar, asıl dönüşümün yapay zeka ve otomasyon alanında yaşandığını vurguluyor. Şirketler, özellikle ofis ve yönetim rollerinde teknolojinin sağladığı verimlilikten yararlanmak için beyaz yakalı pozisyonları hedef alıyor. Analistler, dev şirketlerin yapay zeka yatırımlarını gelir yaratma sürecine çevirme aşamasına geçtiğini belirtiyor.
KPMG’nin son raporuna göre, ABD’li yöneticiler bu yıl yapay zeka yatırımlarını yüzde 14 artırdı ve bu harcamanın önümüzdeki yıl ortalama 130 milyon doları aşması bekleniyor. Yöneticilerin büyük çoğunluğu, yapay zekanın şirket karlılığına etkisini ispatlamak için ciddi baskı altında olduklarını ifade ediyor.
Bank of America ekonomistleri, otomasyonun ilk etapta başlangıç seviyesindeki işleri hedef alacağını değerlendirse de, profesyonel hizmetler ve finans gibi alanlarda henüz doğrudan bir daralma olmadığını belirtiyor. Ancak Indeed Hiring Lab ekonomisti Allison Shrivastava, bu etkinin zaman içinde daha belirgin hale gelebileceğini, fakat bugün için işten çıkarmaların tamamen yapay zekadan kaynaklandığını söylemenin erken olduğunu dile getiriyor.
ABD’de veri akışının sınırlı olması tabloyu netleştirmiyor. Haftalık işsizlik başvuruları belirgin bir artış göstermese de yeni istihdam yaratma hızı oldukça düşük. ADP verilerine göre, ekimin ilk yarısında yalnızca 14 bin 250 yeni istihdam oluşturuldu.
Ekonomistler, iş gücü piyasasının sessiz bir daralma sürecine girdiğini söylüyor. Şirketlerin, boşalan pozisyonları doldurmadan personel sayısını azaltması yaygın bir strateji haline geldi. Bu durumun devam etmesi, zaten kırılgan olan tüketici güvenini ve ABD ekonomisini daha fazla baskı altına alabilir. Fed yetkilileri ise istihdamdaki bu durgunluğun daha sert bir tabloya dönüşmesinden kaygı duyuyor.
Shrivastava, mevcut dönemi “nefesini tutma evresi” olarak tanımlıyor. Şirketlerin, belirsizlik nedeniyle büyük adımlar atmaktan kaçındığı, hem işe alımların hem de işten çıkarmaların düşük seyrettiği yeni bir dengeden söz ediyor.