'Vesayet rejimine prim verilmeyeceğinin, laikçilik yerine özgürlükçü laikliğin esas alınacağının, güvenini ve güvencesini topluma vermelidir.'

Demirtaş'tan 'Voltran' mesajı


   
'Vesayet rejimine prim verilmeyeceğinin, laikçilik yerine özgürlükçü laikliğin esas alınacağının, güvenini ve güvencesini topluma vermelidir.'

HABER MERKEZİ

17.06.2022
Halktv yazarı İpek Özbey, "Demirtaş'a tek soru tek yanıt: Voltran nasıl oluşturulur?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Demirtaş'ın yanıtında yer alan "Tek parti dönemi uygulamalarına geri dönülmeyeceğinin, dindar insanların baskı görmeyeceğinin, Kürt kimliğinin yeniden inkar edilmeyeceğinin, vesayet rejimine prim verilmeyeceğinin, laikçilik yerine özgürlükçü laikliğin esas alınacağının, güvenini ve güvencesini topluma vermelidir" ifadeleri dikkat çekti.

Söz konusu yazının ilgili bölümü şöyle:

Pendik - Sabiha Gökçen Havalimanı metro hattı açılışı belli oldu! Detaylar haberimizde Pendik - Sabiha Gökçen Havalimanı metro hattı açılışı belli oldu! Detaylar haberimizde

Tek parti dönemi uygulamalarına geri dönülmeyeceğinin, dindar insanların baskı görmeyeceğinin, Kürt kimliğinin yeniden inkar edilmeyeceğinin, vesayet rejimine prim verilmeyeceğinin, laikçilik yerine özgürlükçü laikliğin esas alınacağının, güvenini ve güvencesini topluma vermelidir.
Toplumdaki bölünme, silah, şiddet, terör korkularını giderecek şekilde barış ve birlikte yaşam politikaları öne çıkarılmalıdır. Kürt sorununun TBMM’de çözümü ile ayrışmanın değil, daha güçlü birlikteliğin gelişeceğine toplumu ikna etmelidir. Silahların tümden devre dışı kalacağı kalıcı barış için daha fazla inisiyatifin alınabileceğini göstermelidir. Kürtlerden korkmamak gerektiğini, eylem ve söylemleriyle daha güçlü şekilde ortaya koyarak topluma güven ve güvence vermelidir.
Milliyetçilik çizgisinin ırkçılığa, faşizme varmayacağının, Türkçülüğün resmi ideoloji olarak topluma ve devlete dayatılmayacağının, farklı kimlikleri Türkçülük içinde eritme, asimile etme politikalarına meyledilmeyeceğinin, etnik kimliğe dayalı bir millet oluşturma gayretinden vazgeçileceğinin güvenini ve güvencesini topluma vermelidir.
Siyasal İslam’ın devlete ve topluma bir ideoloji olarak dayatılmayacağının, cemaat ve tarikatların devleti ve kamusal alanı ele geçirmelerine fırsat tanınmayacağının, tüm yaşam tarzlarına, bütün farklı inançlara, özgürlükçü laiklik çerçevesinde saygı duyulacağının, radikal dini yorum ve uygulamalardan uzak durulacağının, İslam’ın bir barış ve hoşgörü dini olarak yaşanılacağı güvenini ve güvencesini topluma vermelidir.
Bu ve benzeri korkular giderilebilirse toplumu da muhalefeti de bir araya getirmek çok kolay olur. Sonrasında beraberce, evrensel demokrasi ve insan hakları ilkeleri doğrultusunda demokratik Cumhuriyet’i ikinci yüz yılda beraberce inşa edebiliriz. Ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluk da ancak bu şekilde çözüme kavuşturulabilir.

AKP-MHP iktidarı tam da bu korkuları kaşıyor ve kanatıyorken muhalefete düşen şey, korkulara teslim olmak yerine cesur davranarak toplumu içinde bulunduğu felaketten kurtaracak birlikteliği ve çözüm programını ortaya koymaktır.

‘Voltran’ı oluşturmak’ dediğim budur.