Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuveyt, Katar ve Umman’ı kapsayan üç günlük Körfez ziyaretini tamamlayıp dün akşam Türkiye’ye döndü. Uçakta gazetecilere yaptığı değerlendirmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçimin sonuçlarına ilişkin düşüncelerini de paylaştı ve Kıbrıs Türkü’nün iradesine saygı duyduklarını vurguladı.
Erdoğan, Körfez turunu dış politika açısından önemsediklerini belirtti; ilişkilerin yüksek düzeyli mekanizmalar ve imzalanan anlaşmalarla güçlendirildiğini söyledi. Kuveyt’in dönem başkanlığındaki Körfez İşbirliği Konseyi ile Türkiye arasındaki ilişkinin ayrı bir boyut taşıdığını; ziyaret ettikleri ülkelerin oynadığı rolün değerli olduğunu ifade etti.
Gazze konusuna değinen Cumhurbaşkanı, yeniden inşa ve ihya çalışmalarında Körfez ülkelerinin de katkısının şart olduğunu söyledi. Gazze’nin toparlanmasının tek bir ülkenin üstesinden gelebileceği bir iş olmadığını, bunun kolektif bir çaba gerektirdiğini belirtti ve Körfez’deki temaslarda bu yönde kapsamlı görüşmeler yaptıklarını aktardı.
İsrail'in ateşkesi ihlal etmeye devam ettiğini söyleyen Erdoğan, özellikle Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere uluslararası toplumun İsrail üzerinde daha fazla diplomatik baskı kurması gerektiğini savundu. Ateşkesin korunması, insani yardımların kesintisiz erişimi ve Gazze’nin yeniden inşası için somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin bölgeye gönderdiği yardımların sürdüğünü, insani yardım sevkiyatlarını Mısır üzerinden kesintisiz gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, devletin ve sivil toplum kuruluşlarının TIR’larla yardım gönderdiğini; 17’nci İyilik Gemisi’nin El-Arîş limanına ulaştığını ifade etti. Altyapının büyük zarar gördüğünü, öncelikle hafriyat ve altyapı çalışmalarıyla işe başlanması gerektiğini söyledi.
Gazze’ye konuşlandırılması planlanan görev gücü ile ilgili görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, bu konunun çok katmanlı olması nedeniyle modalitenin henüz netleşmediğini ve kapsamlı müzakerelerin devam ettiğini aktardı. Türkiye’nin bu süreçte her türlü desteği vermeye hazır olduğu ve altyapı hazırlıklarının sürdüğü bilgisini verdi.
Rusya–Ukrayna krizinin çözümüne ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye ve İstanbul’un barış vizyonunun önemini vurguladı; herhangi bir barış girişimine ev sahipliği yapmaya hazır olduklarını söyledi ve İstanbul formülünün önemine işaret etti.
Kuzey Kıbrıs’ta Tufan Erhürman’ın seçilmesini de değerlendiren Cumhurbaşkanı, Türkiye-KKTC ilişkilerinin AK Parti döneminde olduğu gibi devam edeceğini, Türkiye’nin KKTC’ye yan bakmayacağını belirtti. Yapılan yatırımların boşuna olmadığına dikkat çekerek, yeni parlamento ve cumhurbaşkanlığı binalarının inşa edildiğini hatırlattı. Seçimi kazananı telefonla tebrik ettiğini, ziyaret sonrası ilişkilerin kapsamlı şekilde ele alınacağını söyledi.
Sohbet sırasında eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile ilişkilerine dair anekdotları da paylaşan Erdoğan, misafir ağırlamanın diplomasi içinde önemli olduğunu, karşılıklı dostlukların ilişkileri güçlendirdiğini ifade etti. Mevcut NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ilişkilerin de iyi olduğunu belirtti.
İç siyasete dair sorularda DEM Parti’ye yönelik gözlemlerini aktaran Erdoğan, bazı olumsuz tutumlar gördüğünü söyleyerek yakın zamanda DEM heyetini kabul edeceklerini ve konuları masaya yatıracaklarını bildirdi. Terörsüz Türkiye hedefinin tüm topluma fayda sağlayacağını, Diyarbakır’dan gelen bazı mesajlardan üzüntü duyduğunu belirtti.
Irak ve Suriye tezkeresiyle ilgili CHP’nin ret oyu üzerinden muhalefeti eleştiren Erdoğan, Türkiye’nin sınır ötesindeki güvenlik amaçlarını savundu. Eurofighter alımıyla ilgili olarak ise Katar ve Umman’la görüşmelerin sürdüğünü, Savunma ve Dışişleri bakanlıklarının süreci takip ettiğini ve hava kuvvetlerini güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.
Ülke genelinde yaşanan su sıkıntısına ilişkin açıklamasında Erdoğan, kuraklığın gerçek bir sorun olduğunu ancak tedbir almamanın yönetim zafiyeti olduğunu ifade etti. Devlet Su İşleri’ne (DSİ) gerekli talimatları verdiğini, geçmişte olduğu gibi barajları devreye sokma ve yeni projelerle su tedbirleri alacaklarını belirtti.
Belediyelere yönelik soruşturmalar ve özellikle CHP’li belediyelere ilişkin iddiaları değerlendirirken Erdoğan, yolsuzluk iddialarını sert sözlerle eleştirdi ve muhalefetin tepki göstermesini “tehdit” olarak niteledi. Beşiktaş Belediyesi’ne ilişkin soruşturmaların detaylarına değinmeden, ortaya çıkan belgeler ve itiraflarla ilgili çalışmaları sürdürdüklerini söyledi ve bu konularda kararlılık vurguladı. Cumhurbaşkanı, muhalefete yönelik eleştirisini “lağım patladı” benzetmesiyle ifade etti.